Cansel ALTINAY

Cansel ALTINAY
@canselaa
Banking and Insurance Her şey eski bir fotoğraf karesi kadar silik...
Bu yarışı divan şiiri kazanırsa şaşırmayınız
Medeniyetler sistemleşirken bir önceki medeniyetin eleştirisinden güç alırlar. Bu bakımdan Osmanlı medeniyeti ilâhî bir kaynak olan İslâm ekseninde, insanı somuttan soyuta, maddeden manaya yönlendirirken Batı medeniyeti henüz Orta Çağ feodal yapısının doğurduğu burjuvazi ile beşerî kaynaklara dayalı somut sanatlara yönelmekteydi. Ne var ki bugün Avrupa hâlâ kökleri ile bağlarını sağlamlaştırıyor da; biz mazimize prangalar vurup aramızdan kovmak için binbir türlü şaklabanlıklar yapıyoruz.
Sayfa 4 - Kapı·Kitabı okuyor
İnsan ve Toplum
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kadın-erkek eşitliği üzerine görüşlerini ilk kez Karlsbad günlüğünde kaleme aldı... "Kadın konusunda cesur olalım, vesveseyi bırakalım, açılsınlar, onların dimağları gerçek bilgi ve sanat ile bezensin, iffeti, bilimi sağlıklı biçimde izah edelim, şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede ehemmiyet verelim" diyordu. Okuduğu kitapları not ediyordu, alıntılar yapıyordu. Çevresinde duyduğu bazı acımasız kıyaslamaları yazıyordu. "Avrupalılar bizim nazarımızda tamamen ahlaksız, biz onların nazarında tamamen vahşi" diyordu.
Önümde duran eskimiş masaya bir damla düştü. Avucumun içiyle yanağımı sildim ve mektubu masanın üzerine koydum. Tekrar net bir şekilde görebilmem için birkaç dakika geçmesi gerekti. “Bir kahve daha ister misiniz?” Garson tekrar önümde belirmişti. Ona baktım. Düşündüğümden daha gençti ve o kibirli havası kaybolmuştu. Belki de Paris’te garsonlar kafelerinde ağlayan kadınlara nazik olmaları konusunda eğitilmişlerdi. “Ya da belki,... bir konyak?” Mektuba baktı ve gülümsedi; anlar gibi bir hali vardı. Gülümseyerek, “Hayır,” dedim. “Teşekkürler. Benim... benim yapacak işlerim var.” Hesabı ödedim ve mektubu dikkatli bir şekilde katlayıp cebime koydum. Masanın arkasından çıkıp omzumdaki çantayı düzelttim ve sonra parfümeriye doğru, Paris’te yola koyuldum.
Bu benim seçimim değil. Burada yazanların çoğunun seçimi değil. Ben hayatımı seviyorum, daha farklı olmasını istesem de seviyorum. Ama arkadaşının bu kararı vermesini de anlıyorum. Bu hayatı yürütmeye çalışmak çok yorucu, kimsenin tam olarak anlayamayacağı kadar sıkıntılı. Eğer kararını verdiyse, eğer onun için işlerin daha iyiye gideceğine dair bir inancı kalmadıysa sanırım yapabileceğin en iyi şey sadece orada olmak. Onun haklı olduğunu düşünmek zorunda değilsin. Ama orada olmak zorundasın.
Eşsiz görüşlere sahip olmakla övünen Mary, "Benim düşünceme göre gurur zayıflıktır," diye fikir yürüttü. "Bütün okuduklarımdan bunun çok yaygın olduğuna karar kıldım. İnsan doğası gurura özellikle yatkın. Aramızda, gerçek ya da değil, meziyetlerinden dolayı kibir duygusu beslemeyen pek az kimse bulunur. Gurur ve kibir kelimeleri çok kere birbirine karıştırılırsa da, gerçekte başka şeylerdir. Bir insan kibirli olmadan da gururlu olabilir. Gurur daha çok kendi nefsimize karşı duyduğumuz saygıyla ilgilidir; kibirse başkalarının bize duymasını istediğimiz saygıyla ilgilidir."