Cansu

Cansu
Bahtiyar Köpek
Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. “Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?” diyorlar. “Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir karış toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden; doktor bulamayanlardan; hakkını almayanlardan başka yazacak şeyler, iyi güzel şeyler kalmadı mı? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli? Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu?”
Sayfa 59·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
beyaz bir gemi
Çünkü sanat, yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri, çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici örtüye bürüyen ay ışığı gibi, tatlı bir yalan bulutunun arkadından göstermeye mecburdu.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Edebiyat
9/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2020 03:08
Yine Sabahattin Ali ve yine her satırında dinginliğini sürdüren bir kitap... Onun yüzeysellikten tamamen uzak sade dili sayesinde, kitaplarını okurken kendimi çok iyi hissediyorum. Bu öyküleri de okurken kah karakterlerin yanı başında kah zihinlerinde kendime yer edinerek yaşanılanları gözlemleyebildim. Her öykünün bitiminde kitabı bir süre kapatıp okuduklarımı düşündüm ve o zamanların şartlarını da hayal ederek sindirdikten sonra ilerlemeye devam ettim. Bu kitapta ise en sevdiğim öykü Çirkince; en sevdiğim masal ise çok tartışmalara sebep olmuş Sırça Köşk oldu. Sırça Köşk Sabahattin Ali
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,9bin okunma

Cansu

, bir kitap okudu
9/10
·141 syf.··
Beğendi
·
8 günde okudu
·
2020 8. kitabı
Sabahattin Ali
7.8/10 · 69,9bin okunma
8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2020 02:08
Emile Zola, toplumun farklı kesimlerinden beş insanın ölümünü birer bölümle bize yansıtmış. İçinde bulunduğumuz ekonomik durum, aile yapısı, kişiliğimiz ve hayatla olan alışverişimiz bizim nasıl öleceğimizi belirler. Kitaptaki en zıt öykülere baktığımda saygın insanlarının ölümü kesinken bile bakımının kusursuz yapılması, öldükten sonra ise cenaze işlemlerinin hiçbir detaydan kaçınılmadan yürütülmesine karşılık; bir çocuğun, ailesinin durumu yüzünden bakımsızlıktan ve açlıktan yakalandığı hastalığının yine kötü şartlar yüzünden yeterince iyi takip edilememesine şahit oldum. Şansız çocuğun işlemleri derme çatma bir biçimde halledilmiş, çocuk kabaca yaratılmış bir mezarlığa defnedilmişti. Öyle ya da böyle; zengin ya da fakir, iyi ya da kötü herkesin ortak yanı ölürken yalnız olmasıdır. Hepimizin başına gelecem bu kaçınılmaz sonda, sonsuzluğa atılan ilk adımdan itibaren yapayalnız olacağız. Geride bıraktıklarımız hayatlarına kaldıkları yerden devam edeceklerdir, yaşamın bize getirisine veya bizim ondan kazandıklarımıza bağlı olarak ya ölümümüze saygı duyulacak ya da hayatlarına dokunduğumuzu düşündüğümüz insanlar yokluğumuza beklenmedik şekilde kolay alışacaktır. Emile Zola, bu kitabıyla bana ölümün gerçekliğini tekrar hatırlattı. Kitap kısa olsa da bana uzunca bir süre, ölümün herkesin başında olduğunu; dünya üzerinde görüp geçirdiğimiz her şeyin sonunda bir gün o toprağın altında da sonsuz bir uykuya dalacağımız gerçeğini düşündürecek. Ve tabii ki şu sorunun cevabını: Ölünce herkes eşitlenir mi? Nasıl Ölünür Emile Zola
Edebiyat
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,4bin okunma