cantabile

cantabile
@cantabile
''Hayvanlara Jones'un zamanında çalıştıklarından daha uzun saatler çalışıyorlarmış ve daha iyi beslenmiyorlarmış gibi geldiği zamanlar oluyordu. Squelar pazar sabahları paçasıyla uzun bir kağıt şerit tutarak onlara her tür gıda ürünü üretiminin duruma göre yüzde iki yüz, üç yüz ya da beş yüz arttığını ispatlayan rakamlar okuyordu. Hayvanlar ona inanmamak için bir neden göremiyorlardı, özellikle de İsyan'dan önceki durumun nasıl olduğunu çok net hatırlayamadıkları için. Buna karşın, yakın bir gelecekte kendilerine daha az rakam, daha fazla yiyecek verilse daha iyi olacağını düşündükleri günler oluyordu.''
Reklam
''Bir terapist tipik internet bağımlıları hakkında ilginç bir noktaya değinmiş ve bu kişilerin zeka yüksekliğine dikkat çekmiştir: Aynı zamanda çok zeki olduklarını fark ediyorum. Çünkü eğer çok zekiyseniz ya da çok zeki bir video oyuncusuysanız, video oyunları oynayabiliyorsanız normal işlerinizi diğer herkesten daha hızlı tamamlayabiliyorsunuz. Bu yüzden de bu oyunlara girmek için daha fazla boş zamanları var ya da sıkılmışlar çünkü sınıflarının ilerisinde veya üstünde oldukları için bu video oyunlarını uyarım için kullanıyorlar. Dolayısıyla tehlike olarak gördüğümüz şey, daha çok veya genel olarak münzevi olan insanları daha da münzevi hale getiriyor olmamız ve daha sonra toplumumuzdaki bu çok parlak ve entelektüel insanları yenilikçi olmayan, topluma katkısı olmayan insanlara dönüştürmemizdir. Ve karşı karşıya kaldığımız durumun mahiyeti de bu.''
''Gerçek hayattaki hedef, tutku ve sosyal ilişkilerin yetersizliği, bazı genç erkekleri depresif hale getirmekte ve onlar da bu rahatsız edici hislerden çevrimiçi oyunlara kaçmaktadırlar. Kaçınmacı baş etme stratejileri ile internet bağımlılığı arasında güçlü bir bağlantı olduğu belirtilerek gerçeklerden kaçışın, çevrimiçi oyun bağımlılığının en güçlü motivasyonel yordayıcısı olduğu keşfedilmiştir.''
'' 'Nesnel gerçeklik' diye bir şey olduğuna inanıyorsak, araştırmadan amacımız bu gerçekliği bulmak (değilse de ona olabildiğince yaklaşmak) ise, gerçekliğin 'pazarlığa tabi' olduğunu kabul etmek pek kolay olmayabilir. Ancak etnografik gerçekliğe ulaşmak için müzakere zorunlu bir süreç; araştırmanın ürünü olan etnografik betimleme de, kaçınılmaz olarak, sıkı bir pazarlığın sonucu.''
Sayfa 183
''Madem yazma imkanım var, neden yazmayayım? diye sorduktan sonra kendimle sohbeti sürdürdüm: Ama ne yazacağım? Çıplak ve soğuk dört taş duvar arasında, ayaklarım özgür olmadıktan, gözlerim ufku görmedikten sonra, bütün günümü kapımın gözetleme deliğinden karşısındaki kasvetli duvarlara düşen beyaz lekenin yavaşça ilerleyişini gayriihtiyari seyretmekle geçirirken ve az önce anlattığım gibi cinayet suçu ve ölüm cezasından başka hiçbir şeyi düşünemezken, bu dünyada artık yapacak hiçbir şeyi olmayan biri olarak söyleyecek sözüm var mı? Bu boş ve pörsümüş beynimde yazmaya değer bir şeyler bulabilecek miyim? Neden olmasın? Etrafımdaki her şey tekdüze ve renksizse, içimde bir kasırga, bir çatışma, bir trajedi yok mu? Bende takıntı haline gelen bu sabit fikir zaman daraldıkça, zihnimde her dakika, her saniye daha iğrenç ve daha kanlı bir görüntüye bürünmüyor mu? Herkes tarafından bu şekilde yüzüstü bırakılmışken içimde hissettiğim şiddetli ve bilinmeyen sarsıntıları neden kendi kendime anlatmayı denemeyeceğim ki? Kuşkusuz öykü çok zengin ve hayatım ne kadar kısa olursa olsun, şu andan son ana kadar hala onu dolduracak, bu kalemi ve mürekkebi tüketecek onca ürperti, onca korku, onca ıstırabım olacak. Zaten bu acılara katlanmanın en kolay yolu onları dilediğimce izleyip keyfimce tasvir etmek değil mi?''
Reklam