Merve Karakaya

Merve Karakaya
@captainpathology
Bu profil benim kendimi takip ediş alanım olup hiç bir kaygı gütmemektedir..
Puan vermedi·314 syf.··
2018 24. kitabı
Kalbimize taht kuran Dobby ile tanıştığımız bu kitabın da tahmin edersiniz ki yeri farklı. (her kitap incelememde aynı şeyi yazıp tekrara düşmekten vazgeçmeyeceğim sanırım :)) Tamamıyla yalnız bırakılmış bir Potter ile başlıyoruz kitaba. Zaten 11 yaşına kadar dışlanmışken bu yaz bütün arkadaşlarının kendisini unuttuğunu düşünerek geçiriyor. Hogwarts'ı çok özlüyor ama minicik ev cinimiz Dobby gitmemesi için elinden geleni yapıyordu. Kendince sebepleri vardı. Çünkü okulda büyük bir kaos planlanmıştı. Harry ise tüm büyücü dünyasının kurtuluşunun; tüm o kara büyülü nesnelerin yok edilişine bağlı olan ilk hortkluğuyla tanışacaktı. Farkında bile olmadan.. Bir başkasının anılarından, hayatında sahip olduğu ilk dostunun aslında ölümcül biri olduğunu öğrenmişti. Neye inanacağı bilmezken ve tüm okul varsin o olduğunu düşünürken en yakın arkadaşlarından biri taşlaşmıştı. Okul kapanmanın eşiğine gelmiş her şey çok kötü gidiyordu. Geçmişi hatta çoğu zaman kendisi hakkında çok az bir bilgiye sahip olan Harry çatalağız olduğunu öğrenmişti. Ayrıca Snape'den öğrendiği "expelliarmus" un ayrıca bir önemi olduğunu da belirtmek isterim. Rowling'in yarattığı bu harika dünyanın ikinci kitabı yine efsaneler arasında.
Harry Potter ve Sırlar OdasıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201949bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·274 syf.··
2018 12. kitabı
Seriyi yeniden baştan alışımla birlikte hepsini bir daha bitirmeden inceleme yazmayacağım demiştim. Dayanamadım.. HP serisiyle büyümüş bir çocukluk geçirdiğim için bu serinin yeri başka bende. Hatta HP denilince arkadaş çevrem tarafından akla gelen ilk isim benim :) Malesef üzülerek söylüyorum ki o kadar çok kaptırdım ki kendimi filmlere ve milyonlarca kez o kadar izledim ki kitaplarını unutmuştum. Romana ilk başlayışım ise yine YKY yayınlarının ilk defa çıkardığı ciltli Felsefe Taşı olmuştu oysa.. İnceleme yazabilecek kadar bu seriye hakim değilim diyerek ertelediğim, aslında en çok incelemek istediğim serinin bu olmasıyla ilgili olarak yıllar sonra yeniden bir başlayayım dedim. Çocukluğuma, gençliğime, ilk defa sinemaya gidişime döndüm. Annemi kitapçıya sürükleyip bunların hepsini almak istiyorum diye delirdiğim zamanlara... Vernon Uncle'ın Harry daha kapılarına bırakılmadan nefret ettiği büyücü dünyasından sağ kalan çocuğun Petunia'nın yeğeni olduğu anlaması ve hayatını değiştirmeyeceğini düşünürken kendilerini hiç istemedikleri halde bir şekilde büyücü dünyasının bir parçası içinde bulmalarını filmlerde göremezsiniz. Ya da "Harry, elleri titreyerek zarfı çevirince mor balmumundan bir mühür gördü;bir arma. Koca bir H harfinin çevresinde bir aslan, bir kartal, bir porsuk, bir de yılan." cümlelerini okuyunca kalbinizin hızla atışına engel olamazsınız. Ya da Draco'nun aşırı kendini beğenmiş tavrıyla Harry ile ilk karşılaşmalarının aslında nerede olduğunu bilemeyebilrisiniz. Kitabı anlatamayacağım oturup çünkü her birinin üzerine milyonlarca sayfa konuşabilirim. Seriyi incelemek üzere başladığımı biliyorum ama J. K. ROWLİNG kitaplarından sonra arkasından sadece bir waoow hissi bırakıyor.
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202064,9bin okunma
Puan vermedi·75 syf.··
2019 1. kitabı
İçindeki çizimleriyle bilimi çok sevimli bir hale getirmiş bir kitap. Teoriler basitleştirilmiş, cümleler oldukça anlaşılır ve mükemmel seviyede fizik bilmenize gerek olmadan anlayabiliyorsunuz.
Kara DeliklerStephen W. Hawking · Alfa Yayınları · 20203,500 okunma
Puan vermedi·75 syf.··
2019 1. kitabı
Stephen W. Hawking
8.6/10 · 3.500 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2018 76. kitabı
Nöbetteyken bir doktor arkadaşın filmini izlemiş olup çok etkilenmesi sebebiyle başka bir hemşire arkadaşın hiç beğenmemiş olmasından ötürü çok büyük merakla başladığım kitaptı. Dünyanın en güzel aşk kitabı demişler bunun için zamanında. Ben o kadar güzel bir aşk göremedim açıkçası. Yazarın yazışına, okunuşuna, sarıp sarmamasına tek kelime edemem. İnce bir kitap olması sebebiyle hızlıca bitiyor zaten ama 50 sayfalık bir kitabı günlerce taşıdığımı bilirim. Açıkçası sardı. Ya da ben büyük bir merakla başladım şu anda kestiremiyorum. Beğenip beğenmeme konusuna gelince hemşire arkadaşım gibi düşünüyorum. Fazla şişirilmiş övgüler duydum. Ve yine duydum ki aslında çeviri hatasıymış ama öylece süregelmiş. Aytmatov'a dünyanın en güzel aşk kitabını yazmışsınız dendiğinde ben savaşın beraberinde getirdiği çarpıklaşmayı yozlaşmaya anlattım demiş. Yani olaya nereden baktığınıza göre hissiyatınız değişiyor sanırım. Kitap iki hikayeden oluşmakta ve ilk hikaye kitabın adını taşımasına rağmen ben ikinci hikayeyi daha çok sevdim. Cemile'ye gelince... Hayatımda bir karakteri bu kadar sevmediğimi hatırlamıyorum. Aşkla evlendiğini iddia edilen kocasını savaşa göndermiş. Ailenin hem büyükleri hem küçükleri tarafından saygı gören, imkanlar dahilinde zannımca bir dediği iki edilmemeye çalışılan bir hatun. Kocası savaşta yaralanmış ve aylarca hastahanede kalmış. Garibim büyüklerine saygısından mektubunda son satırı tek cümleyle ona selam gönderdiği için, kocasının köylüsüyle kaçmış. Üstelik kocası hastahanede yatarken. Hele o kardeş varken düşmana ne gerek var diye düşünmeden edemiyor insan. Ben aşk falan göremedim kitapta anlayacağınız. Okunmalı mı? Bence okunabilir. Sadece fazla içselleştiemek sinirsel harabiyet yaratabilir.
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma