Betty Mahmudi'nin Kızım Olmadan Asla adlı kitabını okurken elimden bırakmakta zorlandım. Kitabın bu kadar ilgi görmesinin sebebini de okudukça daha iyi anladım. Betty Mahmudî profesyonel bir yazar değil,
Bu eserden yola çıkarak;
Bir insanın kitaplara bakış açısının hayatını ve hayatları nasıl değiştirdiği, çocuklara ve kadınlara yaklaşımı, kitap okumanın sadece kendimizle değil bütün insanlıkla
Rodrigo’nun, Borges’in “Bellek Funes” kurgusunun ilhamının iteklemesi bahanesiyle tarihte sinirbilim adına yapılan tüm çalışmaları aktardığı monografik bir eser.Bu kurgu Borges’in Ficciones
Sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadın.
Osman Balcıgil’in kalemine hayran olmamak elde değil. Biyografi kitapları okumayı sevenler için hem akıcı hem de yalın bir dili var. Yazar, anlattığı kişinin
Çektiği fotoğraflar, Times ve Newsweek gibi saygın dergi ve gazetelere defalarca kapak olmuş, uluslararası saygın bir foto muhabirinin zor şartlarda icra ettiği mesleği boyunca şahit olduklarını anlatan bu kitap, bir solukta okunabilen cinsten. Birden fazla bölümden oluşan ve birbirinin devamı niteliğindeki öyküleri okur gibi hissediyorsunuz. Aradaki fark, kurgu değil yaşanmış olmaları. Çoşkun Aral, bugün Türkiye’de foto muhabirliğinin yaşayan efsanesi. Bu kitap sizi İran, Lübnan, Afganistan, Kuzey İrlanda, Kamboçya gibi çatışmaların, savaşın tüm acımasızlığına şahitlik eden ve bu anları tüm dünyanın bilmesini sağlayan bir muhabirin travmatik gözlemlerini aktarıyor. Bir bölümünde, yaşananları sorgularken cevabı olmayan şu soruyu soruyor, “İnsan, çare varken çaresizliği, bilim varken hurafeyi, yaşamak ve yaşatmak varken ölmeyi veya öldürmeyi neden seçer ki?”
Anne ve babanın çocuklara aktardığı veya aktaramadığı sevginin, çocuklarını nasıl şekillendirdiğini anlatırken sizi ağlamaktan bi çare bırakıyor. Bence vakit ayırmaya değer.