Savaşan Devletler Dönemi disiplinini ve felsefesi
Puan vermedi·88 syf.·
2026 2428. kitabı
Bu kitap, iki ayrı antik Çin askeri strateji klasiğini tek ciltte buluşturuyor. Wuzi (Wu Qi): Savaş sanatını sadece fiziksel güç veya taktik olarak değil; siyaset, disiplin, moral ve hükümdar-komutan ilişkisi üzerinden ele alan bir eserdir. Wu Qi, devletin güvenliğinin sadece ordudan değil, halkın güveni ve yönetimin adaletinden geçtiğini vuruluyor. Sima Fa (Sima Rangju): Daha çok askeri yönetim, disiplin, hiyerarşi ve savaşın hukuki/etik çerçevesi üzerine odaklanır. Ordunun nasıl organize edilmesi gerektiği ve bir komutanın sorumlulukları üzerinde duruyor. savaşın sadece kaba kuvvetle değil, yüksek bir disiplin, stratejik zeka, insan yönetimi ve etik bir çerçeve ile kazanılabileceğidir. Savaş, son çare olarak görülmeli; ancak kaçınılmaz olduğunda, devletin ve halkın selameti için en rasyonel ve disiplinli yöntemlerle yürütülmelidir. Kitap sadece askerler için değil, yönetim bilimi, liderlik ve kriz yönetimi ile ilgilenenler için de zengin bir kaynak niteliğinde...
Savaş KanunlarıWu Qi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20267 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Herkese selam, öncelikle bu kitabı okumak için biraz geç kalmış gibi hissediyordum. Çünkü bir zamanlar çok popülerdi, ben de o zaman almıştım ama rafımda duruyordu. Ve dedim ki ben bunu neden okumuyorum? Kitaba başlarken ilk sayfaları sıkıcıydı. Neden bilmiyorum ama bir önyargı ile yaklaştım ve hiç sarmayacakmış gibi hissettim. 30. Sayfalardan sonra işler değişti. Hep bir anda aşırı hızlı akmaya başladı. Yer yer sıkıldığım kısımlar yine oldu ama konusu o kadar içine çekti ki hızlı hızlı okudum. İçeriği ve konusu o kadar güzeldi ki.. kısaca bahsetmem gerekirse: Alice Sun diye bir ana karakterimiz var. Kendisi Çin'in en önde gelen okullarından birisi olan Airington'da yarı burslu bir öğrencidir. Kendisi okulun en başarılı iki öğrencisinden birisidir ve tek yarı burslu öğrencidir. Yıllardır kendisine ezeli rakip olarak gördüğü Henry ile birinciliğini paylaşmaktan çok sıkılmıştır. Bir gün yine Henry ile ödül paylaştığı bir ödül töreninden çıkarken aniden görünmez olduğunu fark eder. Buna bir çare ararken bir yandan orta durumlu ailesi zengin ve soyluların rahatça erişebildiği bu okulun masraflarını artık karşılayamaz duruma gelir. Okulunu bırakmak istemeyen ve görünmezliğiyle başa çıkmaya çalışan Alice, akademik rakibinden bu konuda yardım ister. Görünmezliğini kullanarak okuldaki en ulaşılamaz kişilerin bile sırlarına erişebileceği bir konuma gelir. Öncelikle Alice tamamen bendim. Uzun süredir bir ana karakterde kendimi böylesine görmemiştim. Akademik başarı açısından mükemmel olmaya çalışması çünkü bunun elindeki tek kozu olmasını iliklerime kadar hissettim. Çünkü herkes kendisinden binlerce adım önde. Birisinin model olan bir annesi, diğerinin ona miras olarak bir şirket bırakacak babası var. Alice nihayetinde Henry ile aynı ödülü alsa da aynı değeri ve övgüyü
Eğer Beni GörebilseydinizAnn Liang · Olimpos Yayınları · 2023639 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·264 syf.·
2026 11. kitabı
Serkan Karaismailoğlu, "Biomortem" ile bizi bilimkurgunun en ayakları yere basan, en "olabilir" haline götürüyor. Hikayenin sürükleyici çarkları Falin, Enke, Amakrin, Glia ve Mileva gibi sıra dışı karakterler etrafında dönüyor. Ünlü bir yazar olan Falin, kanser olduğunu öğrendiğinde artık tedavi için çok geçtir. Son bir umutla, Dr. Mileva’nın başında olduğu gizemli "Biomortem" kliniğine başvurur. Peki, bu klinikte ölüme gerçekten bir çare bulunmuş mudur? İşte onun cevabını okura bırakıyor yazar.Kitabın kapağında da göreceğiniz üzere bu bölümün adı "Glia". Tıpkı yazarın efsanevi Pia Mater serisi gibi, bizi yine her detayı incelikle düşünülmüş harika bir serinin beklediğini anlıyoruz. Karaismailoğlu, insan vücudunun o senfoniye benzeyen muazzam işleyişine kapıldığı büyüyü, okuyucusunu da büyüleyerek aktarıyor. Kitap yoğun bir bilgi birikimi barındırıyor mu? Evet, kesinlikle. Fakat yazar bu nörobilimsel gerçekleri kurgunun içine öyle ustalıkla yediriyor ki bir an bile sıkılmıyorsunuz. Eserin en etkileyici yönü ise yazarın kendi tutkusunu okura tamamen geçirebilmesi. Satırları okurken onun heyecanını, hayretini ve o ilginç bilgileri bir an önce paylaşmak isteyen sabırsızlığını adeta hissediyorsunuz. Bir okur olarak kitapta dikkatimi çeken en güçlü imgelerden biri ise "valiz" oldu. Yazar, valizi eserde sarsıcı bir metafor olarak kullanmış. Valizi olmayan ölülerin arafta kaldığı, cennet veya cehenneme gidemeden sıkışıp beklediği o atmosferi okurken zihnimde çok güçlü bir manevi bağ da kuruldu. Bu durum bana dini inancımızdaki "salih amel" kavramını hatırlattı. Bu dünyadan göçerken mal mülk götüremiyoruz; yanımıza alabildiğimiz tek şey, içine iyilikleri ve güzel amelleri doldurduğumuz o manevi valizimiz. Buradan yola çıkarak şu yorumu yapabilirim: Sen bir bütünsün; hayattaki
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,826 okunma
6/10
·280 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 01:18
Yazarın diğer kitaplarına göre çok tahmin edilebilirdi. Belki erkek arkadaş kitabını öncesinde okuduğum içindir bilemiyorum ama hiç ters köşe olmadım. Ayrıca biraz fazla uzadı gibi geldi. Bu da tahminimde neredeyse tamamen emin olmamdan kaynaklı olabilir. Yine de hızlı okunan bir kitaptı ama reading slump durumuma çare olduğunu sanmıyorum.
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,623 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 23:12
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları ise insanın kalbine dokunur. Belki Derdimize Çare Bir Çiçek, bana yavaşlamayı, kendime ve çevreme daha dikkatle bakmayı hatırlatan kitaplardan biri oldu. Kemal Sayar'ın samimi ve içten anlatımı, günlük hayatın içinde unuttuğumuz duygulara ışık tutuyor. Kendine dönmek, biraz durup düşünmek ve ruhuna iyi gelecek satırlar okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025989 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 77. kitabı
Bu kitabı okurken sık sık aynı şeyi düşündüm. Hiçbirimiz yarın başımıza ne geleceğini bilmiyoruz. Düşünmesi bile tedirgin ediyor. Panayota’nın hayatı da bir yangınla tamamen değişiyor. O günden sonra yaşadıkları peş peşe geliyor. Bir noktadan sonra ne olacağını merak etmekten çok Panayota’nın buna nasıl dayanacağını merak ettim. Bazen verdiği kararları sorguladım ama sonra vazgeçtim. Çünkü onun yerinde olmanın nasıl bir şey olduğunu gerçekten bilmiyorum ve bilmeyi de istemiyorum. İstanbul’u anlatan bölümleri okurken ayrı bir keyif aldım. Beyoğlu’nun sokakları, matbaalar, kayıklar, dükkanlar, farklı milletlerden insanlar… Şehir hiç durmuyor. Bir yanda yangının izleri dururken bir yanda hayat devam ediyor. Bu ayrıntılar bana çok gerçek geldi. Şefika için üzüldüm. İnsanların iyi niyetle çare araması ama çoğu zaman ne yapacaklarını bilememesi üzücüydü. Panayota’yla birbirlerini bırakmamaları da hoşuma giden ayrıntılardan biriydi. Sonlara doğru aklım hala aynı düşüncedeydi. Sabah sahip olduklarımızın akşama yerinde olmayabileceği fikri düşündüğümden daha ürkütücü geldi.
Kül ŞehirHakan Karakaşoğlu · The Kitap · 202479 okunma