Alper Canıgüz, okuyucuya 2004 yılında başlayıp 1994 yılında, paralel evrende, devam eden akıcı bir hikaye sunmakta. 2 günde bitmesi muhtemel olan eser, 90ların ekonomik, siyasi gündemine de atıflar yapan yer yer okuyucuyu güldüren bir anlatıma sahip. Esas kadro Aziz, Nergis, Abdül; yardımcı oyuncular Saffet, Esat bey ve eşi Nurgül hanım, Hıdır ve tabii ki İskender Doğan. Boşanmanın ardından yaşadığı savrulmayı sürdüren Aziz, Nergis'i unutamamıştır, kızı Zeynep'in gösterisinde çıkan yangın sırasında boyut değiştirmiş ve geçmişe dönerek bazı şeyleri değiştirebilmek adına bir şans daha elde etmiştir. Yer yer komik ve eleştirel yorumlar yapabilen Aziz karakteri benim için 7 bölümle birlikte yerle bir olmuştur. "Onun her adımıyla kainat, kıyametten varoluşa doğru istikamet değiştiriyor" dediği ve evlenmek istediği kadını, sebebi her ne olursa olsun, başka bir adamın (Abdül) evinde kazara görmüş ve bırakın adamı hastanelik etmeyi, sinir krizi geçirmeyi ciddi bir tepki göstermeden ve Nergis'i de o adamla ardında bırakarak olay mahallinde uzaklaşmıştır. Nergis, kainata yön veren güzel, tabii Aziz için... Sorumluluk sahibi, gerçekçi bir karakter. Nergis hakkındaki düşüncelerim de genel anlamda olumsuz. Aziz, kendisini aldattığında bitirmeliydi, çünkü aşk herşeyi affetmez! İlişkiyi bitirmedi ve hazmettiyse, kusursuz bir hafızaya sahip kadınlar için ne kadar mümkünse, konu kapanmalı Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Esat bey ile intikam almamalıydı. Nergis, aslında Aziz'in hayallerindeki kadar etmediğini bu eylemiyle tüm dünyaya ispatlamıştır ki bu aldatışı 'ahlaken' Aziz' e söymekle kendini yükümlü gören karaktere ödettiği bedele bakınca ilişkiyi yara almadan sürdürmesi hiçbir şey ifade etmiyor! Ah Abdül! Nergis'le ilişkisi olduğu düşündürülen sayfalarda nefret hisleri uyandırsa