çağla

çağla
@catriona
170 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·148 syf.··
2021 30. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2021 21:25
•teknik• Bilgi yayınevinden çıkmış bir inceleme-araştırma. Sayfa düzenini biraz karışık bulduğum midi boy kitap, yaldızlı kapağıyla ilgiyi üstüne çekebiliyor. •yazarın dili• Yazarın dili zaman zaman akıcı zaman zaman değil. Bunun sırrının Yunan mitolojisinin albenisinde saklı olduğunu düşünsem de yazarın dili beni rahatsız etmedi.Tanrı ve Tanrıçaları anlattığı kısımları kitabı elimden bırakmadan okusam da diğer bölümlerde gerçekten okurken boğulduğumu hissettim. •araştırma-inceleme• Yunan mitolojisine dair en ufak bir fikriniz yoksa birkaç Tanrı ve Tanrıçanın kan bağını öğrenebilir, bazı dönemler hakkında az biraz düşünce oluşturabilir çünkü kitap üstünkörü yazılmış. Bence araştırma-inceleme sayılabilecek bir kitap değildi hatta. Yeterli kaynakçaya ya da sağlam argümanlara sahip değil. Yazarın ilgisi olan bir konuyu okura aktarmış gibi hissettirdi. •son yorum• Kitabı maalesef beğenmedim. Çok yetersizdi fakat bu yazara karşı bende bir antipati oluşturmadı başka kitaplarına şans vereceğim.
1000Kitap
Anadolu TanrılarıHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2005564 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·88 syf.··
2021 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2021 18:22
Leyla Erbil ile tanışmam bu kitapla oldu ama Erbil’ le mi tanıştım yoksa Zenime’yle mi inanın ben de bilmiyorum. İlk kitap olmak için yanlış bir tercihti kanımca. • Kitabın ön sözünde Erbil, Zenîme’nin gerçekten var olduğundan, ona bir kâğıt tomarı verdiğinden ve onları geri aldığında yayınlamaktan başka seçeneği olmadığından bahsetmiş. Yani kitap Erbil’in değil, Zenîme’nin aslında. Karmakarışıktı, okuması inanılmaz zordu. Uzun ve devrik cümleler hep arkadaki anlamı perdelemiş. Güzel bir sis perdesini hep gerekli görmüşümdür ama benzetme yapacaksak sis perdesinden ziyade bir güneşlikti artık. Ön sözde bahsedilen Zenîme, o kadar ilgimi çekmişti ki! Düşüncelerini dinlemeyi, onu görmeyi çok istedim kitap boyunca ama hep boğuldum. Cümlelerin bir anlam ifade ettiğinin farkındaydım ama ne olduğunu hep anlayamadım. Bu açlıkla bitti kitap. Tekrar tekrar okuma isteği doğurdu ama bu güzelliğinden ziyade anlama isteğimdendi. Bu kitap, Erbil’in de deyişiyle, çok daha iyi olabilirdi. Kitap da sadece Zenîme’nin düşünceleri değil, Mustafa Horasan’ın çizimleri de oldukça kapalıydı fakat hoşuma gitti. Her çizime dakikalarca bakıp anlamaya çalıştım. Kitabı beğenip beğenmediğime ise gerçekten henüz karar veremedim.
Edebiyat
CüceLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019833 okunma
2/10
·120 syf.··
2021 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2021 06:40
Sanırım okuduğum en mantıksız kitaplardan biriydi. Doğu’nun aydınlanma yaşadığı ortaçağda yaşamış nadide filozof Farabi, dinin dogmatikliği ile felsefenin sorgulayıcı yönünü birleştirmiş bir islam filozofudur. Bu yüzden okul yıllarımda da çok merak etmiştim kendisini. Bu kitabı görünce de hemen aldım çünkü Farabi’nin düşüncelerini okuyacağımı sanıyordum. Kitabın kapağında yayıma hazırlayan kişi olarak geçen Mesud Topal, kendi düşüncelerini belli başlıklar altında toplayıp araya Farabi’nin havalı sözlerini serpiştirerek bir kitap hazırlamış. Üç kelime sözcüğü bir koca sayfaya yazarak instabloggerlara da dev hizmette bulunmuş. Üstüne günlerce tartışılacak konular kısacık bir yazıyla, yazarın Farabi’den ne anladığıyla oluşturulmuş olması can sıkıcı. Yazarın düşüncelerini eleştirmek haddime değil ama kitabın kapağına Farabi koyup, iki tane de havalı cümlesini bırakmak bana göre okurları yanıltmak oluyor. Gördüğüm en yüzeysel eserdi bu yüzden pek hoşlanmadım.
Edebiyat
Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?Mesud Topal · Destek Yayınları · 20209,3bin okunma
papalagi gerçekle karşılaşıyor
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2021 00:35
Yazar beni kitapla dövse sanırım daha az hasar alırdım. • Tüm gün çalıştın, yoruldun ve işten eve dönerken bir de markete uğradın. Yüksek fiyatlardan biraz rahatsız oldun, ihtiyaçlarını alıp eve geldin. Bir kitap seçtin kendini iyi hissetmek, biraz dünyadan uzaklaşmak için. Belki de daha akıllı hissetmek için ve kitap senin tüm bu acınası dünyanı, kendinden daha aptal görebileceğin biri, bir kabile reisi tarafından sert bir şekilde eleştiriyor. Bütün acizliğin her sayfada daha çok ortaya çıkıyor. Kaşların çatıyor, karşı çıkmak istiyorsun ama çıkamazsın. Biliyorsun hepsinin doğru olduğunu ve artık bu hayata anlamsızlığını bilerek devam etmek zorundasın. • Kitapta kabile reisi Tuiavii bir konuşma yapıyor. Anlamlandıramadığı, yanlış gördüğü her şeyi kabilesine anlatıyor. Bizim açgözlü oluşumuz, meslek adı altında körelişimiz, paraya tapmamız ve nice insani dediğimiz iğrenç özelliklerimizi bize bir de kendi gözünden anlatıyor. Müthiş bir rahatsızlık hissi ile okuyorsunuz kitabı. Nasıl insanlıktan çıktığımızı düşündüm her bir sayfada ve aslında ne kadar da boşa yaşadığımızı. Okumanız benim naçizane görüşüm ama bıraktığımız insani duyguları yeniden yaşatmamız artık boynumuzun borcudur.
1000Kitap
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,1bin okunma
zaten buruktur tadı yüceliğin
8/10
·156 syf.··
2021 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2021 02:22
Hiç uzakdoğu edebiyatına ait bir eser okumamıştım ve bu kitabı yazarın hayat hikayesinden dolayı seçtim. Yazar Japonya’da çok başarılı ve onlarca ödüle layık görülmüş biri. Davası ise Japonya’nın modernleşmesi üzerine. Buna şiddetle karşı çıkan yazar ve arkadaşları bir çete kuruyor. Bu grup askeri bir kurumu basıp bildiri yayınlayıp intihar ediyorlar. Çok başarılı bir yazar için oldukça sansasyonel bir eylem bu. Kitap da aslında yazarın tam da bu hayat felsefesini gözler önüne seriyor. Ölümün yüceliği! Özgürlüğün kanla alınacağına inandıkları için korkunç faaliyetlerde bulunan çete; daha sonrasında çetenin üyesi olan bir çocuğun gözünde kahraman olan birinin yufka yürekli bir babaya dönüşmesini nefretle karşılayıp bunu kendi yöntemleriyle düzeltmeleri gerektiğine karar veriyorlar. Yarım kalmışlık hissiyle bitse de kitap, tüm gerilimi alıyorsunuz aslında. Oldukça ürpertici olan bu hikayede yazarın dilinin sadeliği, kişilerin iç dünyasını yansıtış şekli gerçekten beklediğimden çok daha iyiydi. Uzakdoğu edebiyatıyla tanışmak için biraz korkunç bir kitap seçmiş olsam da yine de bu eseri sevmiş bulunmaktayım.
Edebiyat
Denizi Yitiren DenizciYukio Mişima · Can Yayınları · 20173,208 okunma