Yüzümün yansısı bu.Yapacak bir şeyler olmadığı günlerde onu seyreder dururum.Gördüğüm bu yüzden hiçbir şey anlamıyorum.Başkalarının yüzleri anlam taşıyor.Benim ki öyle değil.Güzel mi çirkin mi, bunu bile söyleyemem.Çirkin galiba çünkü böyle demişlerdi.Bana dokunan bu değil.Yüzüme böyle şeyler affedilmesine şaşırıyorum aslında.Bir toprak parçasına yahut bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.
Hani kişi ansızın, hiçbir sebep yokken düşünceye dalar, öyle derin düşüncelere dalar ki zamanı, mekanı unutur, neyi düşündüğünü bile bilmez.Daha sonra kendi dış dünyasına tekrar aşina olmaya çalışır.İşte bu, ölümün sesidir.