Bu kitabı bembeyaz ellerinde tutan sizler de, "Bu kitap belki beni biraz eğlendirir," diye yumuşacık bir koltuğa gömülerek öyle yapacaksınız. Goriot baba'nın saklı kara bahtını okuduktan sonra, kendi duygusuzluğunuzu yazarın sırtına yükleyerek, onu bire bin katmakla damgalayıp, edebiyat yapmakla suçlayarak, yemeğinizi iştahla yiyeceksiniz. Yanlız, şunu iyi bilin ki bu facia ne bir hayal ürünüdür ne de bir roman: All is true (hepsi doğrudur). Hem de o kadar doğru ki herkes buradaki birçok şeyi kendisinde, belki de kendi kalbinde bulacaktır.