...Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar hırsızlığın bir çeşitlemesidir.
..."Birini öldürdüğün zaman bir yaşamı çalmış olursun." dedi baba. "Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun..."
Zamanla üzüntün azaldığında beni tanıman seni mutlu edecek, dostum olarak kalacaksın. Sen de benimle tebessüm etmek isteyeceksin. Arada bir bu yüzden pencereyi açacaksın. Arkadaşların senin gökyüzüne bakıp gülmene çok şaşıracaklar. Onlara "Yıldızlar beni hep güldürür." diyeceksin.
Genç değiliz. Yaşlı da değiliz. Tedirgin yaşamaya çok alışkınız. Kötü besleniyoruz, kötü yaşıyoruz, sportmen ruhluyuz; ama spor yapmıyoruz. Taşralıyız ama her yer taşra olduğu için göze batmıyoruz. Kendimiz gibi olanları çok kolay ayırt ediyoruz ama kendimiz gibi olanlarla dahi çok zor kaynaşıyoruz. Çok az şeye inanıyoruz. Bize öyle öğrettikleri için başarısızlığı sevmiyoruz; ama el yordamıyla kendi kendimize keşfettiğimiz üzere başarıyı da sevmiyoruz. Sinik, alaycı ve huzursuzuz. Kişisel gelişime, spiritüalizme, ezoterik galaktik bilgeliğe veya burçlara inanmıyoruz. Ne idüğü belirsiz insanlarız, idüğümüzü arıyoruz.