serpil

serpil
@ccavidan
Instegram onuncu_koyden1otcu
22 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·%25 (110/425 syf.)
Maalesef daha fazla dayanamıycam ve 254. sayfada kitabı bırakıyorum. Bu kitabı daha önce duyduysanız, ya da az çok araştırdıysanız çok sevilen, övgüyle bahsedilen bir kitap olduğunu biliyorsunuzdur. Ama ben kitabı okumaya başladığımdan beri nasıl desem hani bir tane sinek olur, dışarı çıkmak için cama çarpar durur ama çıkamaz ya ben de aynen onun gibi hissettim. Bir türlü kitabın içine giremedim, defalarca denedim ama olmadı. Aşırı derecede sıkıldım, içim daraldı okurken. Ve en önemlisi karakterlere ısınamadım -neden bilmiyorum- Belki de yanlış zamanda okumuşumdur, ondan kaynaklı olabilir. Ama belki 30 yaşındaki Esra, 17 yaşındaki Esra ' dan daha çok sever ve daha çok şey anlar diyerekten kitabı kitaplığımda tutmaya devam edicem. Umarım bir gün tekrar elime aldığımda okuyup, bitirebilirim. ( Bu arada bu inceleme kitap hakkındaki tek olumsuz inceleme olabilir üzgünüm )
Edebiyat
Fransız Teğmenin KadınıJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20203,030 okunma
serpil
Tebrik ederm bir okur olarak kendini tanıyor olman harika.Kesinlikle kitaplığında kalmaya devam etsin muhtemelen dediğin yaşlarda okuyup kitaptan,karakterlerden ve anlatilan dönemden uzunca bir süre çıkamayacaksın.Tesbitin çok hoşuma gitti bencede kitabın yaşı +25 okuyacak genç okurlara bir dipnot olsun 🙂
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·480 syf.··
2021 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2021 15:23
Bir sağ kroşe sonra sol ve yine sağ kroşe. Fowles " Fransız Teğmenin Kadını " ile beni nakavt etti. Evet evet abartmıyorum. Öyle ki son düzlükte oturup kalktım, kalktım oturdum heyecandan okuyamadım. " Delirdim sanırım ben" dedim :) :) İnanılmaz keyif alarak okuduğum, kurguya, karakterlere, yazarın donanımına, üslubuna hayran kaldığım bir kitap oldu benim için. Edebiyatın en güzel tarafı ters köşe yapmaya şaşırtmaya olan müsaitliği bence, sağ gösterip sol vurma... Fowles kitapta bu yönünü öyle zekice ve ustaca kullanmış ki az önce okuduğum sayfa bir sonraki sayfada ne okuduğumu sorgulattı. Kitap isminden yola çıkarsanız bir aşk romanı okuyacağınızı düşünürsünüz. Ama asla salt bir aşk romanı değil. Viktorya döneminin en dindar en katı toplumsal kurallarını, sosyal sınıf farklılıklarını, feodal düzenin yerini almaya başlayan hiyerarşik düzeni, kahramanlarına yüklediği karakteristik özelliklerle o kadar muazzam anlatmış ki Fowles bir satırında bile sıkılmadım. Ama ama ama... Hepsinden çok beni benden alan kadın karakter (Sarah) üzerinden verilen mesajlar. Öyle katı kuralları olan bir dönemde ; baş kaldıran, dik duran, özgüveni yıkılmaz sarsılmaz bir kadın. Kendi tutku ve isteklerini toplumsal değerlerin üstünde tutan, özgürlüğün değerini farketmiş, erkeklerin hiç de vazgeçilmez olmadıklarını anlamış, ben kadınım ve varım diye bağıran bir kadın. Toplumun baskına aldırmayan, sosyal eşitsizliğe boyun eğmeyen, bir adım arkanızda, sağınızda solunuzda değil ayaklarımın üstünde kendi yolumda kendi doğrularımla diyebilmeyi başarmış bu muazzam kadının hikayesi okunmaya fazlaca değer. Ve Sarah' ın bu cümlelerinin altını çizerken sayfayı yırttım ; " Olanaksız bir şey için yas tutmayı yasakladım kendime. " Ben
Fransız Teğmenin KadınıJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20203,030 okunma
serpil
Incelemenizi ayakta alkışlıyor ve her satırına katılıyorum ben bukadar yazmaya bile mecalim kalmadı kitap bittiğinde 😁hakikaten kalp çarpıntısı ile okunan bir kitap

Mustafa

, bir kitabı okumayı düşünüyor
Ayşe Şasa
8.7/10 · 1.792 okunma
serpil
Alıntıları okudum da harika bir kitap 👍💛
Nietzsche ve Freud’u Kendine Aşık Eden, Dünyadaki İlk Kadın Psikanalist Lou Andreas-Salomé Korkunç bir zeka… Onun yanına yaklaşan herkes, varlığının samimiyetinden ve uyumundan çok güçlü bir biçimde etkilenirdi;insani zaafların bile çoğunun onda bulunmadığını, yaşamı boyunca bunları aşmış olduğunu fark ederdi.” Lou Andreas-Salome, 12 Şubat 1861 yılında St. Petersburg’da doğdu. Babası sert mizaçlı bir Rus generaldi. Bu durum, Lou Salome’un yasa, kural dinlemeyen, başına buyruk bir kadın olarak büyümesine engel olmadı. Salome, Zürih’te teoloji, felsefe ve sanat tarihi okudu. Entelektüel ve akıllı olmasının yanısıra, narsist ve feminist karakteriyle de bilinen güzel kadın, 1800’lerin 2. yarısında hemen hemen tüm ünlü düşünürleri kendine hayran bıraktı. Yakından tanıdığımız, okuduğumuz, bildiğimiz Nietzsche, Freud ve Rilke gibi isimler ona karşı konulamaz bir aşk besledi. (Nietzsche’nin sonradan kadınlardan nefret etme sebebi olarak da gösterilir) İşte dünyadaki ilk kadın psikanalist olma unvanını taşıyan, 19.yy dahilerinin hayatına etki eden Lou Andreas-Salome’un merak uyandıran hayatı… Lou Andreas-Salome, küçüklüğünden itibaren tüm dünya düzenini sorgulamaya başlamıştı. Hayatını dogmalardan sıyrılarak, kavramları yorumlayarak inşa etmesi gerektiğine inanıyordu. Yasa, kural veya geleneklerle ilgilenmedi, başına buyruk davranmak en temel özelliği olmuştu. Lou Salome: “Kesinlikle kendi hayatımı yaşayabilirim. Ve ne olursa olsun bunu yapacağım. Böyle davranarak hiçbir ilkeyi temsil etmiyorum; ama çok daha güzel, benim içimde olan bir şeyi, tamamen yaşamın sıcaklığı olan, neşe dolu ve kaçıp gitmeye çalışan bir şeyi temsil ediyorum.” 21 yaşındayken yaşadığı ciddi sağlık sorunları nedeniyle annesiyle Roma’ya taşınmak durumunda kaldı. Alman yazar
Felsefe
serpil
Çok çok harika bir paylaşım teşekkürler