Canan çekiç

Canan çekiç

, bir kitabı okumaya başladı
Muriel Barbery
7.9/10 · 9,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Canan çekiç

, bir kitabı okumaya başladı
Fyodor Dostoyevski
7.6/10 · 88,5bin okunma
Yaşamayı arzu etmeyen bir hayat, sona erme yoluna girmiştir.
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:09
Martin Eden alt sınıftan gelen bir denizcidir ve arkadaşının ailesi burjuvazi bir ailedir. onlara gittiği bir yemekte evin kızı olan Ruth'a vurulur ve ne kadar bilgili olduğunu görerek kendi cahilliğini görmemişliğini saklamaya çalışır. O günden sonra kendini okumaya, edebiyata ve felsefeye verir. o yükseliş ona çok şeyler kazandıracakken başarının anlamsızlığa dönüştüğü bir yolculukta buluverirsiniz kendinizi. Toplumdaki insanların değer yargısının yüzeyselliğini görürsünüz. Yazar bireysellik ile sosyalizm arasında bir gerilim kurmuştur. Martin bireyci ve kendi çabası ile yükselmek istemektedir. Toplum ise başarıyı onayladıktan sonra Martini kabul eder. Martin öğrendikleri ile mutluluğu yakalamıştır. Onun fakir olduğu dönemlerde yüzüne bakmayanlar yazdığı yazılar para etmeye başlayınca burjuva sınıfına sokmak isterler. Bu iki yüzlülüğü çok içerleyen Martin içine kapanır. Yanlızlığa ve anlamsızlığa sığınır. Başarı mutluluk getirmemiştir. Çok etkilenerek okuduğum bir kitap oldu. son sayfasına kadar zevkle okudum. Kitabın hiçbir bölümünde sıkılmadım. Tavsiye ederim. 477 sayfada yazılan şiirin hoşuma giden kısmını paylaşmak isterim "Bir canlı sonsuza dek ömür sürmez Ölü adam hiçbir zaman dirilmez En yorulmuş nehir bile dinlenmez Denize ulaşmadan salimen."
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma

Canan çekiç

, bir kitap okudu
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
38 günde okudu
·
2026 11. kitabı
Jack London
8.9/10 · 134,9bin okunma
Makale yazmak
Alışkanlık edinmişti, bir konu üzerinde uzun uzun düşünüyor, belli bir fikri olgunlaşmaya ulaşıyor; sonra da bu düşüncelerle hemen daktilo’nun başına oturuyordu. Basılıp basılmaması o kadar da büyük bir mesele değildi. Konunun yazılması uzun bir zihinsel sürecin tepe noktasıydı, etrafa saçılmış düşünce parçacıkların toplanıp aklını dolduran tüm veriler temelinde ve nihai bir genelleme silsilesi çerçevesinde bir araya getirilmesiiydi. Böyle bir makale yazmak, zihnini temizleyip boşaltarak yeni malzemelere, yeni meselelere amade kılmak üzere giriştiği bilinçli bir çabaydı. 
Sayfa 227·Kitabı okudu