Hayvanlar; her bir ilaç, kimyasal madde, kozmetik ürün pi yasaya çıkmaya hazırlanırken kullanılan; masum, itiraz etmeyen zavallı varlıklardır. Kozmetik maddeler de aynı şekilde göze, cil de, sindirim sistemine temas durumunda ortaya çıkaracakları olası durumların tespiti için hayvanlarda acımasızca denenir Kimyasal madde göze damlatılır, hayvan çığlıklar atarak acı çe ker... Çoğu zaman uyuşturma gibi bir işlem dahi yapılmaz. Bu insanoğlunun ne kadar vahşileştiğinin resmi aslında... Denene-cek maddenin ciltte meydana getirdiği etkiyi anlamak için hay-van derisi traşlanır, o madde hayvan acıdan ölene kadar her gün cildine temas ettirilir. Tavşanların hamile olanları, etken madde-nin ne kadar plesentadan geçip cenine etki edeceğini göstermesi için kullanılır. Tavşana ağızdan verilen madde çoğu zaman hem tavşanı hem de karnındaki yavrusunu öldürür. Öldürmeyecek dozu bulana kadar bu deney başka hamile tavşanlarda denenir. Yine diğer deney yöntemleri şunlardır: elektrik akımı verme, yakma, felç etme, gaz verme, kör etme, zehirleme, aç ve susuz bırakma, uykusuz bırakma, deri yüzme, beyne hasar verme, bey-ne iğne ile ilaç verme, bulaşıcı hastalığı bulaştırma, damardan kan boşaltma, organları çıkarıp gözleme, radyasyon verme, zorla besleme, göz kapaklarını dikme vs...!
Sayfa 224
Alıntı
Kısa süre sonra Nasreddin, hazırcevaplığıyla arkadaşları arasında dikkat çekmişti. Öyle ki, yeni talebeler bazen kafalarına takılanları ona sorar olmuştu. Mesela, birkaç çömez Nasreddin'e, "Adam olmanın şartı nedir?" diye sorduğunda Nasreddin elini kulağına götürüp ce- vap verdi: "Kulaktır." Çocuklar pek bir şey anlamayıp güldüler, tekrar sordular: "Nasıl yani? Açıkla da anlayalım." Nasreddin tane tane anlattı: "İlim irfan sahibi olanlar, bilenler söylerken onları can kulağıyla dinlemeli. Dinledikleri de kulağına küpe olmalı. Bir de ağzından çıkanı kendi kulağı duymalıdır. Boş sözlere, dedikoduya kulak asmamalıdır. Velhâsıl, bütün mesele kulakta..."
Sayfa 95·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kime?
Yaşamımın giderek daralan bir dehlize geri dönülmez bir biçimde dönüşmekte olduğunu kime anlatabilirim?
Sayfa 60 - Ayrıntı yayınları 5. Basım·Kitabı okuyor
Düş(ün)ce
Ezbere Depil,kişiye özel dil yaratmak
Akıllı biriyle konuşurken bilgini göster. Bilgili kişiyle konuşurken muhakeme gücünü kullan. Bir tartışmacıyla konuşurken önemli noktaları vurgula. Güç sahibi ile konuşurken oto-riteden bahset. Zengin ile konuşurken itibarı anlat. Fakir ile konuşurken faydadan bahset. Aşağı sınıftan olanlarla konuşurken tevazu göster. Cesur ile konuşurken, cesa-retten bahset. Aptal ile konuştuğunda önemsiz şeylerden bahset. Bunlar uygulanması gereken yöntemlerdir ama insanlar genellikle tam tersini yaparlar. Akıllı insanlarla konuşurken onları bu yöntemle ay-dınlat; akıllı olmayan insanlarla konuşurken bu yöntem-leri öğretmek için ne kadar uğraşırsan uğraş zorluk çe-kersin. Bu nedenle birçok konuşma türünde ve her şeyde değişim vardır. Bunu bilirsen gün boyunca konuşsan bile doğru şekilde konuşur, düzensizlikten kurtulursun. Bütün gün konuşur ama ana ilkeden uzaklaşmazsın. Dinleme-nin değeri anlaşılmasında, bilginin değeri ayırt edilmesin-de, konuşmanın değeri yaratıcılıktadır.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Onlardan sonra namazı terk eden¹ ve dün- yevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi . Onlar ( bu tutumlarından ötürü ) büyük bir azapla karşılaşacaklardır . ” ( Meryem , 59 ) Bu insanlar , Allah'ın kendilerine farz kılmış olduğu namazı terk edip , şehvetlerinin peşinde koşarak imanlarına muhalefet etmiş ve peygamberlerinin yolundan ayrılarak Allah'a âsi olmuşlardı . Bu nedenle de Allah onları çok elim bir azapla , yani ya can yakan bir ce- zayla ya da cehennemdeki nehirlerden birisi olan “ Ğayya ” ile cezalandıracağını bildirdi .
Din
Yöntem Budur
Bu dünyada sonsuza dek elde tutulmuş makam yok-tur ve her şey, her zaman öğretilenlere göre gerçekleşmez. Bilgeler her zaman hareket halindeydi, bu sayede hiçbir zaman başarısız olmadılar; her zaman dinlediler böyle-ce duyulmamış hiçbir şey bırakmadılar. Başarılı oldular çünkü strateji ve planlarını gerçek durumla uzlaştırdılar. Bu yaklaşım onların odak noktasıdır. Bir tarafla uzlaşma, diğer tarafla uzaklaşmaya yol açar. İki tarafa da sadık planlar yapmak imkânsızdır, bu da birine yakın olmayı ve diğerine direnmeyi gerektirir. Bir tarafa dönmek diğer taraftan uzaklaşmak anlamına gelir; bir taraftan uzaklaş-mak diğer tarafa yaklaşmak demektir. Yöntem budur
Sayfa 17·Kitabı okudu