Arkadaşlar ;
yorumlarım paylaşımı yapan kişilere değil,
alıntılara, incelemelere ,şiirledir yani ''edebiyata''
lütfen kimse üstüne alınmasın
zaman zaman kendime bile tahammül edemiyorum ben.
Cemil Emin ErdoğanHayıra Evet
Kar olarak asılıyorum dallardan sarkarak
vadinin ilkbaharına,
bir damla olup rüzgarın önünde
Soğuk bir kaynak gibi
çiçeklere yağıyorum
çürüyorlar çevremde
Bir bataklığı kuşatırcasına
ben hep ölümü düşünmek gibiyim
uçarcasına geçiyorum bütün cennetlerin
emin diye bilinen mekanlarından
bana göre değil çünkü sakin yürümek
sutünları devirip duvar altlarını oyuyorum
Denizin uzak hışırtılarıyla uyarıyorum başkalarını
çünkü bana göre değil uyumak
ta ağzına dalıyorum çağlayanların
ve dağlardan çığları yuvarlıyorum
ben günü bölen çan sesleri gibi
barısın ve mutluluğun yakasına yapışan
ve olgun tarladaki orakları andıran
o büyük dünya korkusunun çocuğuyum
ben, hep ölümü düşünmek gibiyim.
bilgelik yaşla gelmez eğitim ve öğrenme ile gelir.
öğretmenler sabah evden çıkarken işe gidiyorum demez. okula gidiyorum der...
bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum diyen nesilden, düşük not verdi diye öğretmen döven bir nesile biz ne zaman geldik, geleceğimize bir harf öğreten öğretmenlerimize selam olsun. bu gününüz değil her gününüz kutlu olsun.
Bazen daha fazladır herşey
Bi eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam
O zaman hemen git radyoyu aç
Bi şarkı tut
Ya da bi kitap oku mutlaka
İyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor
Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor birgün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor, hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor
Bir şiirden, bir sözden
Bir melodiden, bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor
Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem, gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim, küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir
1-aydın okur yazar meslek sahibi siyasetçi din adamı yada profesyonel değildir. kuşkusuz aydınlardan bazılarında bu özellik vardır. ancak bu özellikler insanı aydın yapmaya yetmez.
2-aydın tarihsel sorumluluğunu bilen halkına önderlik eden sömürü ve emparyalizme karşı halkının kurtuluşu için savaşan kimsedir.
3-aydın sadece kendi toplumunuma değil bütün insanlığa seslenir. onun düşmanı başka insanlar değildir. o adaletsizliğe eşitsizliğe sömürüye karşıdır.
4-aydın hiçbir sınıfın sözcüsü ve temsilcisi değiidir. o hakikatin temsilcisidir.
5-aydın iktidara değil gerçeğe engajedir. iktidarların adaletten saptıkları zamanlarda iktidarın keskin muhalifidir.
6-aydın genel anlamda eleştireldir.
7- aydınların mutlaka entellektüel bilgi birikimine sahip olmaları gerekmez, onların birincil görevi bilgi vermek değil, bilinç kazanmaktır.
Çocukken yan komşumuzun bir horozu vardı. Sabah erkenden ötüyordu, sonra sesi kesildi. Komşumuza horuzu sordum, dedi ki; sabahları bizi uyandırdığı İçin kestik. Yıllar sonra üniversiteye katıldığımda anladım ki, kim insanları uyandırıyorsa, maalesef kesilmeye mahkumdur.