Arkadaşlar ;
yorumlarım paylaşımı yapan kişilere değil,
alıntılara, incelemelere ,şiirledir yani ''edebiyata''
lütfen kimse üstüne alınmasın
zaman zaman kendime bile tahammül edemiyorum ben.
Cemil Emin ErdoğanHayıra Evet
Bazen daha fazladır herşey
Bi eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam
O zaman hemen git radyoyu aç
Bi şarkı tut
Ya da bi kitap oku mutlaka
İyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor
Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor birgün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor, hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor
Bir şiirden, bir sözden
Bir melodiden, bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor
Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem, gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim, küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir
1-aydın okur yazar meslek sahibi siyasetçi din adamı yada profesyonel değildir. kuşkusuz aydınlardan bazılarında bu özellik vardır. ancak bu özellikler insanı aydın yapmaya yetmez.
2-aydın tarihsel sorumluluğunu bilen halkına önderlik eden sömürü ve emparyalizme karşı halkının kurtuluşu için savaşan kimsedir.
3-aydın sadece kendi toplumunuma değil bütün insanlığa seslenir. onun düşmanı başka insanlar değildir. o adaletsizliğe eşitsizliğe sömürüye karşıdır.
4-aydın hiçbir sınıfın sözcüsü ve temsilcisi değiidir. o hakikatin temsilcisidir.
5-aydın iktidara değil gerçeğe engajedir. iktidarların adaletten saptıkları zamanlarda iktidarın keskin muhalifidir.
6-aydın genel anlamda eleştireldir.
7- aydınların mutlaka entellektüel bilgi birikimine sahip olmaları gerekmez, onların birincil görevi bilgi vermek değil, bilinç kazanmaktır.
Çocukken yan komşumuzun bir horozu vardı. Sabah erkenden ötüyordu, sonra sesi kesildi. Komşumuza horuzu sordum, dedi ki; sabahları bizi uyandırdığı İçin kestik. Yıllar sonra üniversiteye katıldığımda anladım ki, kim insanları uyandırıyorsa, maalesef kesilmeye mahkumdur.
babam aptalın tekiydi, anneminse kafası çalışırdı, dinginciydi.
ufak tefek ve uysal bir kadındı, bana sürekli cehenneme gideceksin oğlum derdi ama bu ona hiç acı vermezdi.
giderek sevince boğulmak
giderek kudrete kavuşmak
benim doğuştan hakkımdır
ve bütün gücümle haykırmak isterim bunu
bu övgü marşını uzun yaşamanın sonuna kadar
tanrıların öldüğü bir yaşta
ölüm benimde tepeme binse
her zaman her yerde tattığım mutlulukların
şarabıyla dolu kadehimi bitirmiş olacağım
kadının sehvetini iktidarın tuzunu
kibri ve ne varsa her şeyi tatmış olacağım
bu şarabın tortusunu diz çöküp içerim
çünkü içkinin sarhoşluğu hoştur
ve bana içmek arzusu verir
ölüme imek yaşama içmek
yaşamım bir gün uçar giderse
kadehim bir başka bene veririm
cennet bahçelirinden kovduğu kişi
bendim tanrım bendim oradaki
toprak çöküp gök devrildiğinde
ben yine orada olacağım tanrım
benim olan güzelliklerle dolu dünyamda
benim alçak gönüllü ılık kanım
daha yaratılmamış ama gerçek bir
halk için atar nabzımda
dünya arzusu ile heyacanlı bu kan
senin gaddar cehenneminin ateşini söndürecektir
ben insanım bütün etimle insan
ve bütün yalın ve kibirli ruhumla insan
ana rahmindeki ılık gecemden