7/10
·200 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:32
Yazar tarafından 1915’te kaleme alınan, 1979 yılında kitap olarak yayımlanan “Kadınlar Ülkesi” kitabı feminist ütopyadır. Dünyanın keşfi ile ilgilenen üç erkek, turları sırasında ismini duydukları Kadınlar Ülkesi’ne (Herland) ulaşmak ve orayı keşfetmek isterler. Ne bulacakları ile ilgili tahminler ve çıkarımlarla yola çıkan, hatta yolculuklarını bu şekilde geçiren Van, Jeff ve Terry oraya ulaştıklarında tahminlerinin hiçbirinin tutmadığını görürler. Kadınlar, erkekler olmadan mükemmel bir toplum kurmuşlar ve iki bin yıllık bir tarih oluşturmuşlardır. Düzenli, üretken, barışçıl, bireysellikten uzak, doğayla uyumlu ve kendilerini geliştiren bir halk karşılarına çıkmıştır. Bu üçlü Kadınlar Ülkesinde kaldıkları esnada onların kıyafetlerini giyerler, dilini öğrenirler, ülke hakkında pek çok şey öğrenip gelişmişlik düzeyini fark ederler. Anlatıcımız Van ve arkadaşlarının bu ülkeyi kendi ülkeleri ile kıyasladıklarını, sonuç olarak kendi ülkelerindeki ahlaksızlık, yozlaşma, savaş, cehalet ve suçlardan memnuniyetsizlik duyduklarını, bunları kadınlardan sakladıklarını görürüz. Van, Terry ve Jeff’in kadınlar ülkesini keşfettikleri öğrendikleri esnada kadınlar da sohbetlerde yaptıkları çıkarımlarla, kuvvetli tahminlerle ve verilerle Diğer Dünya ile ilgili bilgilere ulaşmışlardır.
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,8bin okunma
9/10
·325 syf.··
2026 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:34
Bilmemek belki de en büyük mutluluktur… Bilmek, öğrenmek, bilmediğini bilmek, bildiğini unutmak, unutacağını bilmek…. Bir insanın bunları yaşaması kalbimi kırdı…
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi
#OkudumBitrdim Muhabbet tılsımı/Hüseyin Rahmi Gürpınar Yazarın tüm kitaplarını severek okuyorum. Bu eserinde de yine hicivli anlatımı, mizahi tarzıyla uzun zamandır okuduğum acılarla dolu kitaplardan sonra çok iyi geldi bana. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Muhabbet Tılsımı romanı, Fakir mahalledeki Ali Bekir'in Konağa evlatlık olarak girmesiyle başlayan olay örgüsü çerçevesinde , Adnan Şemi paşa Konağı ve avanesi etrafında şekillenen, aşk acısıyla sevdiklerini kendine bağlamak isteyen insanların çareyi muska, büyü ve tılsımlarda arayışını anlatıyor. Bu zaafı fırsata çeviren üfürükçüler, sahte hocalar ve çıkarcı kişiler, insanların duygusal zayıflıklarını kullanarak onları sömürüyor. Yazar, Mizahi ama eleştirel bir anlatımla , hurafelere karşı halkın ne kadar musait olduğunu, bu işin ne kadar alıcısı olduğunu, cehaletin ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor. Romandaki asıl tehlike tılsımın kendisi mi, yoksa insanların çaresizliklerini sömüren sahtekârlar mı? O zaman sizede bir muska tarifi vereyim belki lazım olur; "Yeni doğmuş çocuk kakası, hüthüt yumurtası, dökülüp ezilmiş Kırlangıç gagası, yarasa derisi, farenin gerisi, üç yüz pirenin ezilip zerrin nigâr tohumu ve nöbet şekeriyle karıştırılarak saf macun halinde yenmesi."(Arka kapak yazısı) Bu işlerin demekki alıcısı varmış ki rağbet görüyor. Maalesef günümüzde de devam ediyor bu işler.
Muhabbet TılsımıHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2023228 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 246. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türk edebiyatının en nevi şahsına münhasır, en neşeli ve toplumsal gözlemi en keskin kalemlerinden biri olarak, bu ölümsüz eserinde bilimsel bir heyecan ile İstanbul mahalle kültürünün o renkli, patırtılı dünyasını muazzam bir mizahla evlendiriyor. Roman, 1910 yılında Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı efsanesinin İstanbul’da yarattığı o büyük kıyamet korkusunu ve bu panik dalgasının ortasında filizlenen sıra dışı bir aşkı konu alıyor. Batı tarzı eğitim almış, dönemin batıl inançlarına karşı bilimi ve rasyonalizmi savunan İrfan Galip, mahalledeki kadınların ve cahil halkın bu kuyruklu yıldız korkusunu biraz da onlarla eğlenmek amacıyla körükler; fütüristik, korkutucu konferanslar düzenler. Ancak evinde bu kıyamet teorileriyle uğraşırken, kendisine onun kadar entelektüel, gizemli ve zeki bir kadından mektuplar gelmeye başlar. Yüzünü hiç görmediği bu gizemli mektup arkadaşı (Feriha), İrfan Galip’i kendi silahıyla vuracak ve onu akıl almaz bir aşk oyununun içine çekecektir. Yazar, mahalle kadınlarının dedikodularından dadıların batıl inançlarına, dönemin konak hayatından alafranga özentiliğine kadar eski İstanbul’un tüm renklerini o kendine has, kıvrak ve tiyatral diliyle resmediyor. *Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç*; cehalet ile bilimin, batıl inançlar ile modernleşmenin çatışmasını kahkahalar eşliğinde sunan; dünyanın sonu gelse bile insanoğlundaki o evlenme ve aşk tutkusunun asla bitmeyeceğini kanıtlayan, edebiyatımızın en neşeli, en ironik ve en lezzetli dönem klasiklerinden biridir.
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,7bin okunma
Deliliğe Övgü
Puan vermedi
Kitap "Delilik" (Stultitia) adlı tanrıçanın kürsüye çıkıp kendi kendini övmesiyle başlıyor. Savaşın, barışın, aşkın, evliliğin vb. arka planındaki sebep ve gücün kendisi olduğunu savunuyor. İnsanların tamamı bilgin olsa bunlar olmazdı diyor. Öte yandan bilgeliğin insanı mutsuzluğa sürüklediğini; cehalet ve deliliğin ise insanı kaygılardan uzaklaştırarak gerçek mutluluğu getirdiğini belirtiyor. Hiciv alanında felsefe başyapıtı derlerdi, evet ben de bu gerçeği kitabı okuyunca anladım.
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
7/10
·144 syf.··
2026 14. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:52
Olaylar, başkarakter Muhsine’nin bir köşke hizmetçi olarak girmesiyle başlıyor. Bu köşk; cinlerin, perilerin ve gulyabanilerin kontrolü altındadır. Ev halkı gibi Muhsine de günlerini büyük bir korku içinde geçirmekte ve bu gizemli varlıklara hizmet etmektedir. Ta ki bu varlıklardan biri Muhsine’nin peşine düşene kadar... İşte bu noktada hikayenin heyecanı ve temposu iyice yükseliyor. Spoiler vermemek için daha fazla detay paylaşmak istemiyorum. Gulyabani, özünde bir korku hikayesi gibi görünse de aslında okuması son derece keyifli ve eğlenceli bir eser. Yazar, bu doğaüstü olaylar üzerinden aslında dönemin batıl inançlarını mizahi bir dille eleştiriyor. Tempo baştan sona hiç düşmüyor; kitabı hiç sıkılmadan, bir solukta bitirdim. Hem güldüren hem de tatlı bir ürperti yaşatan bu Türk edebiyatı klasiğini herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518bin okunma
Reklam
Reklam