𝑂𝐾𝑈 cahil kalmamak için
𝐴𝑅𝐴Ş𝑇𝐼𝑅 yanlış bilmemek için
𝑌𝐴Ş𝐴 bilgili cahil olmamak için
𝑌𝐴𝑍-𝐴𝑁𝐿𝐴𝑇 dünyayı aydınlatmak için.
Yolum Kur'ân'dır.
Evli
"Sonra (Ey Muhammed!) Sana da insanların uyacakları bir hayat sistemi (şeriat) verdik. O halde bu (yolu) izle ve (hakikati) bilmeyenlerin boş arzu ve heveslerine uyma!" (Casiye 18)
"Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah yolundan saptırırlar. (Çünkü) onlar (vahyin ve aklın gereklerine göre değil) ancak zanna göre hareket ederler. Bundan dolayıdır ki onlar kurgusal bilgiye dayanırlar." (En'am 116)
İnsanlar genellikle hoşgörülü olan kişilerin arkadaşlığını arar; çok eleştiren ve yargılayan kişilerden ise uzak dururlar. Sürekli değerlendirme yapmak rahatsızlık ve endişe duygularını doğurur.
Geleneksel anlayışta Hadisler, dinin ikinci kaynağı olarak tanımlanır. Oysa dinin yegâne kaynağı, koyucusu ve belirleyicisi yüce Allah’tır. Hz. Peygamber ise, dinin ikinci kaynağı, koyucusu ve belirleyicisi değil, onun tebliğcisi ve uygulayıcısıdır.
Sizden ricam, eğer şu sert sözlerim, iğneleyici, keskin ve net eleştirilerim biraz acı geliyorsa; bu acılığı benim kusurum kabul edin ama bu acı sözlerde bir hakikatin, bir gerçeğin yattığına inanıyorsanız, yabana atmayın. Bu sözlerin acılığı benim, gerçeği sizin olsun. Zira maslahata uygun sözler insana hoş gelir; aldatmak, yalan yanlış uydurmak ve yağcılık kulağa ve gönle hoş gelir. Oysa gerçekler acıdır. Bu nedenle acıyı uyuşturmak, hastalığı gizlemek ve sizi oyalamak yerine, müsaade edin bu hastalığa, bu yaraya parmak basayım ve acı konuşayım, sert söyleyeyim, açık ve gerçekçi olup diyeyim ki:
“Kanser tümörü kanına, beynine ve kalp hücrelerine kadar sirayet etti ve çok ilerledi. Bu nedenle elimizi çabuk tutmalıyız. Zira vakit çok dar, facia ise derin.!”
Âhiret, meçhulümüz olan bir alemdir. Bu dünyada geçerli olan şartların ahirette de aynen geçerli olduğunu söyleyemeyiz. Bu dünyada sadece cisimleri ve bir yönde onların gördüğümüz doğrudur, ama ahiret için bunlar geçerli olmayabilir. Biz, ayetlerde ne söyleniyorsa ona inanırız. (Aklımızın almadığını yok saymayız)