Puan vermedi·112 syf.··
2026 73. kitabı
Kitapta sekiz öykü var. Birbirlerinden farklı konular anlatsalar da çoğunda kayıp, ölüm ya da bir anda değişen hayatlar var. Kimi zaman ormanın içindeyiz, kimi zaman bir evde, kimi zaman bir ailenin yanında. Öyküler kısa ama yaşananlar kolay unutulacak türden değil. Ben en çok anne baba ve çocukların olduğu öykülerde zorlandım. Oğul bunlardan biriydi. Başsız Tavuk da öyle. Bazı yerlerde olacak şeyi önceden anlıyorsunuz ama bu durumu değiştirmiyor. İnsan yine de devam edip ne olacağını görmek istiyor. Sanırım okumaya devam etmemin nedeni de buydu. Öyküler arasında en sevdiğim hangisiydi desem tek bir tane seçemem. Ama bazılarını diğerlerinden daha fazla sevdim. Oğul, Başsız Tavuk ve Kuş Tüyü Yastık benim için biraz daha öne çıktı. Üçü de farklı şeyler anlatıyor ama en çok bu öykülerde içim sıkıldı. Farklı ve güzel bir okuma deneyimiydi.
Güneşli UygarlıklarHoracio Quiroga · Paris Yayınları · 20256 okunma
Altıncı Koğuş
Puan vermedi·80 syf.··
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:39
Çehov, Altıncı Koğuş üzerinden toplumsal düzeni bir mikrokozmos olarak resmeder. Koğuştaki hastalar ile dışarıdaki insanlar arasındaki tek fark, birilerinin gücü elinde bulundurmasıdır. Düşünen, haksızlığa ses çıkaran ve sistemin monotonluğuna ayak uyduramayan İvan Dmitriç toplum tarafından kolayca "deli" ilan edilmiştir. Kitabın ilerleyen kısımlarında sistem, kendisi gibi düşünmeyen Doktor Andrey'i de aynı çarkın içine çekerek koğuşa kapatacaktır. Bu durum, gücü elinde tutan vasat çoğunluğun, aydın azınlığı nasıl yok ettiğinin trajik bir göstergesidir.
Düşünce
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Kızıl Panda Yayınları · 202087,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
2/10
·104 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:34
Çok sevdiği vişne bahçesini borçları yüzünden satmak zorunda kalan ailenin üzüntüsünü anlatan bir eser. Duygusal diyebiliriz. Tiyatro eseri. Oldukça kısa, açık ve anlaşılır. Hatta kitap okumaktan daha çok kendimi bir tiyatro izler gibi hissettim. Ama beğendim mi? Maalesef hayır. Bu tür eser ilk kez okudum ve açıkçası çok sıkıldım. Olay Rusya’da geçiyor. Özellikle karakter isimleri çok karıştı. İlk sayfada isimler ve kim olduğu söylenmiş, sürekli o sayfaya dönüp bu kimdi şu kimdi diye baktım. Tavsiye değildir. Yine de incelememi kitaptan beğendiğim bir sözle bitireyim “ Ne yaparsan yap öleceksin.”
Vişne BahçesiAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,2bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 302. kitabı
Anton Çehov, Vişne Bahçesi adlı bu klasik ve trajikomik tiyatro oyununda, 20. yüzyılın başında Rusya'da aristokrasinin çöküşünü ve yükselen burjuvazi karşısında eski düzenin kaçınılmaz eriyişini, köklü bir aileye ait borçlar yüzünden satılığa çıkarılan muazzam bir vişne bahçesi ekseninde konu alır. Yazar; geçmişin anılarına takılıp kalan, değişen dünyaya ayak uyduramayan aristokrat toprak sahiplerinin eylemsizliğini ve onların melankolisini anlatırken; toplumsal dönüşümü, sınıflar arası güç değişimini, eski ile yeninin sancılı çatışmasını ve geleceğe duyulan hem umutlu hem de kaygılı bekleyişi ince bir ironi ve derin bir psikolojik gözlemle işler.
Vişne BahçesiAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,2bin okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2025 13. kitabı
Okumak için ailesinden ayrılıp yollara düşen küçük bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Bozkır'da bir arabanın arkasında geçen yolculuk. Tatlı bir hikayeydi. Bir solukta okunabilen, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz türden. Belki de ilim için yola çıkmış olması beni en çok çeken kısmıydı bilmiyorum ama o yolculukla küçük çocuğun yanında hüzünlendim, korktum, mutlu oldum, bir yolculuğun bir çocuğu nasıl büyüttüğünü gördüm. Güzeldi. Kitaplarla kalın.
BozkırAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,742 okunma
Puan vermedi·57 syf.··
2026 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:00
İnsanın hayatını değiştiren şey bazen büyük felaketler ya da büyük mutluluklar olmuyor. Bazen yalnızca içine yerleşen küçük bir huzursuzluk yetiyor. Her şey yolundaymış gibi görünürken bir sabah uyanıp yaşadığı hayatın gerçekten kendisine ait olup olmadığını düşünmeye başlaması gibi… Anton Çehov ’un son öykülerinden biri olan Nişanlı , ilk bakışta bir genç kızın evlilik sürecini anlatıyormuş gibi görünse de aslında bundan çok daha fazlası. Çehov burada alışkanlıklarla örülmüş bir hayatı, kuşaklar arasındaki bakış farkını ve insanın kendi yolunu seçme cesaretini anlatıyor. Nadya, Nina İvanovna ve Saşa karakterleri de bu düşüncelerin farklı yüzleri gibi duruyor karşımızda. Daha ilk sayfalarda hissedilen o belirsiz sıkıntı beni yakaladı: ”Ve bir de ağlamak istiyordu nedense.” Çünkü bazen insanın mutsuzluğunun belirgin bir sebebi olmaz. Her şey olması gerektiği yerde duruyordur ama yine de bir şeyler eksiktir. Saşa’nın sözleri ise öykünün düşünsel omurgasını oluşturuyor: “— Keşke okumaya gitseniz! -diyordu.- Sadece aydınlanmış ve kutsal insanlar ilginçtir, lazım olan onlardır sadece. Bu gibi insanların sayısı ne kadar artarsa, Tanrı’nın krallığı yeryüzüne o kadar çabuk gelecek…” Bu satırları okurken Çehov’un yalnızca karakterlerini konuşturmadığını düşündüm. Eğitimin, öğrenmenin ve insanın kendini geliştirmesinin neden önemli olduğunu da anlatıyor. Öykü boyunca en çok hoşuma giden şey, karakterlerin tek boyutlu olmamasıydı. Özellikle Nina İvanovna’nın bazı bölümlerdeki çıkışları beni şaşırttı: “Yaşamak istiyorum ben! Yaşamak! -diye tekrarladı ve üst üste göğsünü yumrukladı.- Beni serbest bırakın artık! Gencim daha, yaşamak istiyorum, sizse beni kocakarıya çevirdiniz!..” Bu cümle bana insanın içinde bazı arzuların yaşla birlikte kaybolmadığını
İnceleme
NişanlıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,917 okunma