Celal Salik

Celal Salik
@celalsalik
10/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2015 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2015 00:00
Ufuk Açıcı Bir Sinema Kitabı: The Godfather Mitosu Sinemayı sevmek için birçok neden var, hepiniz az çok bilirsiniz. Kimi bir filmi kült haline getirerek onu belirli zamanlarda yeniden izler, kimisi de bir yönetmenin bütün filmlerini aralıklarla bir daha izler. İlki Rüzgâr Gibi Geçti, Oz Büyücüsü, Şahane Hayat, Ucuz Roman ve bu yazının da konusu olan Baba gibi filmleri kapsamaktadır. Diğeri Tarkovsky, Kubrick, Fellini gibi kişisel sinema dilini ilk filmlerinden başlayarak oluşturmaya çalışan büyük ustaları da içine almaktadır. Şule Yayınları araştırma-inceleme dizisinden yayınlanan, Hakan Bilge’nin detaylı çalışması The Godfather Mitosu söylediğim gibi “belirli zamanlarda yeniden izlenen” filmlerden biri olan Baba efsanesini her yönüyle kuşatarak önemli bir eksikliği doldurmayı başarmış gözüküyor. Giriş ve son bölüm hariç 27 bölümden oluşan kitapta Baba efsanesi din, mitoloji, iktisat politikaları, felsefe, psikoloji eksenlerinde masaya yatırılarak, her bölümde bir başka açıdan ele alınarak üçlemenin satıraraları otopsi ediliyor. Arka kapakta da belirtildiği gibi kitap Baba üçlemesi hakkında Türkçede yazılan ilk eser olma özelliğini taşıyor. Hatta bildiğim kadarıyla Coppola üzerine yazılmış bir kitap da yok henüz Türkçede. Umarım bir yazar da bu boşluğu doldurur. Kitabın dikkat çekici birçok özelliği var: Sadece Baba filmlerine odaklanmadan gangster filmlerine, kara filmlere, western filmlerine ve korku filmlerine de geniş yer ayıran Bilge, iyi bir sinefil gözüyle Amerikan sinemasının önemli yapımlarını da işin içine katarak mukayeselerde bulunmuş. Bu açıdan kitapta birçok filmin ele alındığını da söylemekte yarar var. Birçok filme ayrı ayrı değinilmesi çalışmayı daha da zenginleştirmiş diyebilirim. Halbuki böyle bir durum okurda dikkat dağınıklığına neden
Sinema
The Godfather MitosuHakan Bilge · Şule Yayınları · 201517 okunma
Celal Salik
Elinize sağlık hocam; ilgi çekici bir sinema kitabına benziyor. İlk fırsatta okumak gerekli.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Orhan Pamuk
"Onlara yüzyıllardır bizi sefalete sürükleyen tarihi bir esrarı çözen gizli belgelerin en sonunda ele geçirildiğini yaz; bütün Anadolu'yu ağ gibi saran bir inananlar örgütünün harekete geçmekte olduğunu, bizi bu sefil hayata mahkum eden uluslararası bir kumpası düzenleyen ibnelerin, papazların, bankacıların ve orospuların ve onların yerli işbirlikçilerinin kimler olduğunun anlaşıldığını yaz. Onlara düşmanlarını göster ki, mutsuzluk ve sefaletleri için suçlayabilecek birilerini bulmanın rahatlığını hissedebilsinler; onlara bu düşmanlardan kurtulmak için neler yapabileceklerini sezdir ki, mutsuzluk ve öfkeden tirtir titredikleri saatlerde, bir gün, büyük bir iş yapabileceklerini düşleyebilsinler; onlara hayatlarındaki bütün sefaletin sorumlusunun bu iğrenç düşmanlar olduğunu iyice anlat ki, kendi günahlarını başkalarına yükleyebilmenin iç huzurunu duyabilsinler."
Celal Salik
"Yaz gazeteci" tadında... :)
Orhan Pamuk
"Başka yazarlar hapisteyken, hangi iyi 'insan', gidip devletten yazar olduğu için 'devlet sanatçısı' unvanını alır?"
Celal Salik
Elbette herhangi bir Türk yazarı gidip alır bu ödülü, hem de hiç duraksamadan!
Orhan Pamuk
"...kış sabahları yüzünün renginin şehrin üzerindeki soluk beyaz göğün renginde olduğunu gördüğümde, çocukluğumuzda, caddenin ırmağından akan arabalar arasından, bir kaldırımdan öteki kaldırıma bir koşu çılgın ve neşeli geçişini seyrettiğim zamanki gibi, seni endişeyle severdim; severdim seni..."
Celal Salik
Roman mı şiir mi, Kara Kitap'ın şiire en çok yaklaştığı enfes bölümden (Severdim Seni) bir kuple.