sık sık düşünerek şunu öğrendim ki,
mutluluğa giden tek yol tehlikenin kendidir
ve kararlılık onurun en yüksek hedefidir.
her köylünün kokayca başarabildiği
sıradan şeylerin onur neresindedir?
en sevdiğin, ulaşamadığım şeylere erişmektir.
söyleyin en yüksek piramitlere tırmanayım
ve onların tepesine Fransa tacını koyayım;
düşüşüm cehennemin dibine olsa bile,
ya tırnaklarınla yerle bir ederim onları
ya da uçarım doruklarına
yüceliği hedefleyen kanatlarımla.
bunun için ben hep uyanığımdır
başkaları beni uyuyor sanırken,
bunun için beklemeyi severim
bir fırsat yakalayıncaya kadar,
bu yüzden üzerine hayallerimi kurduğum
giderilemez susuzluğum için..
nefret etmeyi beni sevmeyenlerden öğreneceğim.
öyle bir bakış ver ki, kaşlarımı çattığımda,
soluk benizli ölüm gezinsin yüzümün çizgilerinde,
öyle bir elim olsun ki, tüm dünyayı kavrası tuttuğumda,
öyle bir kulak ver ki. duysun aleyhimde konuşanların ne dediğini,
bir taht, bir asa ve bir de taç ver bana;
bana bakanların güneşe bakar gibi kamaşsın gözleri.