Bu tarz olan tiyatro kitaplarını pek sevmesemde yeni tarzlardanda fikir sahibi olmak için okumuş olduğum kitaplardan birisidir.
Başta kitabın mantığını çözmekte zorlansamda 2. Perde de olayı anladım. Baş karakterlerin tıpa tıp benzeri olan karakterler türüyor aslında. Karakterlerin gerçekliği bir anda değişiyor. Kim asıl karakter kendinizi nasıl ispatlarsınız buna değiniyor gibi aslında. Kitabın eğlenceli kısmı burada başlıyor . Bir yandan sinir olurken bir yandan eğleniyorsunuz. Asıl garip olan ise Tanrı ve meleği sizin karakterlerlerinizi almış kahramanlar olması.
AmphitryonHeinrich Von Kleist · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019256 okunma
Amphitryon
Yunan mitolojisindeki Amphitryon’un hikayesini bilirsiniz. Kendisi savaştayken, kılık değiştiren Zeus, kendisini Amphitryon gibi göstererek karısıyla yatar. Aynı gece Amphitryon da karısıyla birlikte olur. Bu birliktelikten İfiklis, Zeus’tan ise Herakles dünyaya gelir.
Moliere’den esinlenen Heinrich von Kleist, bu olayı komedi olarak kaleme almıştır. Amphitryon’un yokluğundan faydalanan Zeus/Jüpiter güzel Alkmene ile birlikte olmak için yeryüzüne iner. Merkür de (Hermes) Amphitryon’un hizmetkarı kılığında Jüpiter’e yardım eder. Böylece ortada iki efendi, iki hizmetkar olur ve eğenceli sahneler yaşanır.
Okuması oldukça keyifli ve eğlenceli bir eserdi. #Mitokurları olarak okuduğumuz Herakles kitabıyla da arka arkaya gelmesi ayrıca keyifliydi. Önce oğulun sonra babanın hikayesini okumuş olduk, tavsiye ederim.
AmphitryonHeinrich Von Kleist · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019256 okunma
"Amphitryon", Heinrich Von Kleist tarafından yazılan bir oyun, Molière'den esinlenmiş bir komedi. Heinrich Von Kleist (1777-1811), 19.yüzyıl Alman edebiyatının önemli yazarlarından biri. Bu oyunda Kleist, tragedya ve komedinin unsurlarını biraraya getirir. Tanrı Jupiter (Zeus) tarafından aldatılan masum kadın Alkmene ile kocası Amphitryon'un trajedisi komedi tarzında ele alınır.
AmphitryonHeinrich Von Kleist · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019256 okunma
Yazarı bilinmiyen bir Antik Yunan Yeni Komedyası eserine dayanan ve tiyatro edebiyatına ilk kez Plautus tarafından kazandırılmış olan Amphitryon, ciddi olanı farsla, tanrıları kölelerle biraraya getirişiyle, tiyatro tarihinin ilk traji-komedyasıdır.
Bu konu, Molière, H. von Kleist ve J. Giraudoux gibi sonraki birçok önemli yazara doğrudan örneklik etmiştir. Goethe, bu oyun hakkında, "Molière o kadar muhteşem ki, onu tekrar okuduğunuzda hayrete düşüyorsunuz," diye yazmıştır. Oyunda, General Amphitryon, düşmanlarıyla savaştayken tanrıların babası Jüpiter, Amphitryon`un karısı Alkmene`yi, tıpatıp Amphitryon kişiliğine girerek baştan çıkarır.Amphitryon savaştan eve döndüğünde oyunun gelişimi, eşi benzeri olmayan bir çatışma ve karışıklık ile sürüp gider. ‘Eylemler, ne olduklarına göre değil, onları gerçeklendiren kişilere göre değerlendirilir’ sözünün gücü ise, yanlışlıklar komedyası olan oyunu, entrikadan doğan güldürüden, eleştirel gülünce taşır.
Bir moliere kitabından izler taşıyan eser de tanrılar ve insanlar arasında sevgi ve aşk üzerindeki konuşmalari Jüpiter Merkür,prenses alkmene ile hizmetçi Amphitryon arasındaki diyalogları heyecanla okuyacaksınız
AmphitryonHeinrich Von Kleist · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019256 okunma
AMPHİTRYON
(Tiyatro Eseri)
HEİNRİCH VON KLEİST
1777-1811 yillari arasinda yasamis Alman filozof Heinrich Von Kleist tarafından
Antik Yunanda çokça işlenen
"aldatılan koca-aldatmasına karşın suçsuz kadın"
teması üzerine yazılmış çok değerli bir tiyatro eseri. Kleist’in ayrica fizik ve matematik okuduğu bilinir.
Kleist Alman romantizm akımının en önemli temsilcilerinden biridir.
Bu isimdeki eseri ilkin Latin komedya yazarı Plautus yazmış, ondan esinlenerek Moliere tarafından komediye uyarlanmıştır. Kleist de Moliere’in kurgusunu esas alarak kendi çağının sorunlarına uyarlayacak şekilde yazmıştır.
Kleist bu oyunda “Gerçek”in ne olduğu ile ilgili bizi bir ikilemin içine doğru sürüklemektedir.
İkilem şöyle kurgulanmıştır:
Amphitryon ve uşağı Sosias savaştalar. Savaşın seyri belli olunca Sosias efendisi Amphrtyon tarafından eşi Alkmene’ye haber vermesi için eve gönderilir. Eve gelen Sosias kendi kılığına girip karısıyla yatan tanrı Merkür ile karşılaşır. Karısı Merkür’ü kocası sanarak sevişmiştir. Kraliçe Alkmene de kocası kılığına giren Zeus ile sevişmiştir. Kadınlar olanların farkında değillerdir yani masum bir günah işlemişlerdir. Kocaları durumu farkederek kendilerini ispat gayretine girerler. Oyun bu doğrultuda gelişir. Sonunda tanrılar ifşa olurlar. Ancak gerçeğin ne olduğu sorunsalı çözümsüz kalır.
Sorun şudur: Bu kadınların seviştikleri kocaları mıydı yoksa yasak ve günah bir ilişki miydi yaşadıkları?
Romantik bakımdan bakıldığında tanrıların kocalarından hiç bir farkları yoktu ama realist bir bakışla bakıldığında farklılıklar görülecektir.
Peki önemli olan realizm midir romantizm midir?
Önemli bir sorunsalı dile getiren bir kitap.
Okunabilir .Antik Yazar@KleistRomantizm Köşesi
AmphitryonHeinrich Von Kleist · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019256 okunma
Cok begendigim bir hikaye olmadi.
Durmadan ben kimim diyaloglari, benimi seviyorsun onu mu durumlari, komik olmayan bir senaryoyla merakımdan sonunu getirdim denebilir.
Moliere hicbir benzerligi olmadigini, onun durumlari kara mizah ve trajikomik hallernicerisinde ele alarak bir ders niteligine dönüştürerek anlattigini ve benimsettigini; ama Amphitryon da kismen fsntastik ogelerr yer vererek aski anlatmaya calisirken asil yaptigi vurgu olaylar oldu ve bu kotuydu.
AmphitryonHeinrich Von Kleist · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019256 okunma
Jüpiter ve Merkür'ün kılık değiştirmesini anlatan bir komedi. Jüpiter Amphitryon'un kılığına girer. Merkür de Amphitryon'un hizmetkârı Sosias'ın kılığına girer.
AmphitryonHeinrich Von Kleist · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019256 okunma
Mart ayında daha önce okuyup bitirdiklerimden önce sıcağı sıcağına paylaşmak istedim bu eseri.
Heinrich von Kleist uzun zamandır radarımda olan bir yazar. Geçen ay bir hikayesini okumuştum. Bu ay da Molière'in aynı isimli eserinden esinlenerek kaleme aldığı şiirsel tarzda komedi oyun metnini okudum hem de büyük keyifle.
Aslında bu kitabi okumadan önce Molière'in eserini okumak istedim fakat kitap sitelerinde satışının olmadığını gördüm, aramaktan vazgeçtim.
Amphitryon gerçekten baştan sona ilgi, merak ve keyifle okunacak bir eser. Benim için en güzel yanı ise, kitapta,mitolojik tanrıların tanrısı, Olympos dağının efendisi Zeus'a (oyunda Latince adıyla Jüpiter olarak geçiyor) rastlamak, Hermes'in, Artemis'in adının geçtiğini görmekti. (Bu aralar mitolojik okumalar yapıyorum, iyiki de yapıyorum, işte bu şekilde karşıma çıktığı zaman konuya aşina olmuş oluyorum)
Kleist bu eseri yazarken Molière'in oyunundan nasıl esinlenmiş, ne düşünmüş, Kleist Alman edebiyatının neresindedir tüm bunlar zaten kitabın en başında veriliyor.
O konulara girmeden, okunması gereken bir esere dikkatinizi çekmek istedim.
YKY'nın Kazım Taşkent Klasikleri atlanmamalı
#amphitryon #heinrichvonkleist #yapıkrediyayınları #kazımtaşkentklasikyapıtlardizisi #molière
#çevirmen #ahmetcemal #kitapyorumu #kitapönerisi #tavsiyekitap #komedi #oyun #mart2022okumalarım
Amphitryon gerçekten ilginç bir eser. Heinrich von Kleist, Goethe ile aynı dönemde yaşamış olmasına rağmen tarzından kaynaklı döneminde pek anlaşılmamış, hatta Goethe tarafından bile eleştirilmiştir. Dönemin romantik ve iyimser havasını yansıtan eserlerin aksine, Kleist daha karamsar ve insan ruhunun anlaşılmaz yönünü vurgulamak istemiş.
Kendi zamanında anlaşılamamış olsa da çağının ötesine geçmiş, ölümünden sonra hakim olan karamsar ve gerçekçi edebiyatın nüvelerini taşıdığı anlaşılmış. Yakın çağa özgü bir tragedya Amphitryon. Yine muzırlık peşinde olan Zeus veyahut Jupiter'in müsebbibi olduğu birtakım olayları okuyoruz. Bu 'tanrı'yı oldum olası sevmedim. Ne mitolojide ne de lise döneminde okuduğum mitolojik öğeler barındıran macera romanlarında. Herif aldatmak ve entrikalar çevirmek konusunda master degree sahibi. İnanılmaz. Kitaba gelecek olursak, bir kısım okurun kafası karışabilir, ne olduğunu anlamayabilirler. Zaten karakterlerin de kafası tüm bu süreçte karışık oluyor...
Ben zevkle okudum, bazı yerlerde kendini tekrar etmiş olsa da şans verilmeli diye düşünüyorum. İyi okumalar.
Bir şair, oyun yazarı, roman ve öykü yazarı olan Heinrich von Kleist 1777 yılında Frankfurt'ta doğdu ve 1811 yılında öldü.
Yetersiz ve kısa bir eğitim hayatından sonra 1792 yılında Prusya ordusuna girdi ve 1799 yılında teğmen rütbesiyle ordudan ayrıldı. Ardından Viadrina Üniversitesinde hukuk ve felsefe eğitimi aldı. 1800 yılında Berlin’de Maliye Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başladı. Ertesi yıl Kleist'ın düzensiz umursamaz ruh halı onu Paris'e ziyaret etmeye sürükledi ve sonrasında İsviçre'ye yerleşti. Orada yakın arkadaşlar edinen Kleist onlara ilk tragedyası olan Schroffenstein Ailesi adlı eserini okudu 1802 yılının sonunda Almanya’ya dönen Kleist Goethe, Shiller ve Wieland’ı Weimar’da ziyaret etti. Leipzig ve Dresden’de kısa bir süre kaldıktan sonra Paris’e geri dönen Kleist ardından Berlin’deki görev yerini Königsberg’teki bir devlet dairesi olarak değiştirdi. 1807 yılında Dresden’e giderken Fransız askerleri tarafından ajan suçlamasıyla tutuklandı. Cezaevinden çıktıktan sonra Dresden’e giden Kleist'ın yolu Heinrich Müller ile kesişti ve birlikte 1808 yılında Phöbus gazetesini çıkardılar.
Kleist 1809 yılında Prag’a gitti ve en sonunda Berlin'e yerleşti. Orada Berliner Abendblätter gazetesini çıkardı. O sıralar ümidini kaybetmiş ve hayata küsmüş olan Henrietti Vogel'in entelektüel ve müzik konularındaki başarılarına kendini kaptıran Kleist onunla birlikte ölmeyi kabul etti ve 1811 yılında 21 Kasımında Potsdam yakınlarındaki Wannsee nehri kıyısında Vogel'e ateş edip öldürdükten sonra kendisi de intihar etti.
Kleist’ın bütün hayatı ideal ve hayali mutluluğu bulmaya çabalamakla geçti ve bu onun çoğu eserine yansıdı. Kleist kuzey Almanya’nın şu ana kadar gelmiş geçmiş en önemli Romantik dönem Dramacısı olarak sayılmaktadır.