rhiannon

Alice'e sor. O bilir.
Puan vermedi·106 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2021 00:26
Ve düşüş başlasın! Zaten insanın başına ne geliyorsa, şu telaşlı beyaz tavşanın peşinden koşturduğunda geliyor! Sorguya düşüşümüz başlasın! Tavşan deliğinin sayısız kitapla dolu boşluğunda süzülürken başlıyor sorular. Sorular ve kitaplar birbirlerinden ayrı düşünülebilir mi? Alice için de öyle oldu, düşünülemedi. “Acaba şimdiye dek kaç km düştüm?” “Acaba düşe düşe dünyanın tam içinden çıkar mıyım?” “Kediler yarasa yer mi?” “Yarasalar kedi yer mi?” Sahi, yarasalar kedi yer mi? İşte! Düşüş başlasın! Tavşan deliğine alışmak öyle kolay değildir. Bocalamalar olacaktır bolca. Çünkü işin teorik kısmı bittiğinde bir de pratik kısmı bizleri beklemektedir. Tecrübe etmek en zoru değil midir? Neyi yersek büyürüz? Neyi içersek küçülürüz? Büyükken çok ağlarsak ne olur? Küçüldüğümüzde kendi gözyaşlarımızda yüzebilir miyiz? Biliyorum bu soruların hepsi çok saçma! Alice’e sorun, eminim o da sizlere katılacaktır; “Çok tuhaf, daha da tuhaf!” diye haykıracağına eminim. Evet, her şey saçmaydı. Yaşasın Camus! Saçma olan şeyleri seviyorum. Bana hayatın normal, yani saçma olduğunu hatırlatıyorlar, bu da beni rahatlatıyor. Tavşan deliğinden düştüğümden beri sakinim. Bu beni birkaç gün boyunca idare edecektir. Yani umarım etkisi “sihirli mantarlar” yahut üzerinde “BENİ İÇ” yazan karışımlar kadar etkilidir. Bekleyip göreceğiz. Sürekli “Kafasını Kesin! Uçurun kafasını!” diye emirler yağdıran kraliçe ve onun korkak kocası kral vardı. Kafa uçurma fetişine sahip olan bu çift oldukça saçmaydı. Nargile içen, bize kim olduğumuzu sorgulatan bilge bir tırtıl vardı. O nargileyi içerken benim buradan canım çekmişti. Sosyal mesafe diye diye kuruduk be! Nerede bu aşılar! “BaŞkAn kÖzlEr nerde KalDı!” diyemeyeceksek ne anlamı kaldı bu hayatın. Saçma! Suratında sürekli bir sırıtış olan, bir anda kaybolup
Absürt
Alice Harikalar DiyarındaLewis Carroll · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202128,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·240 syf.··
2013 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2013 00:00
Hikayesi bakımından "Dövüş Kulübü" ve "Gösteri Peygamberi"nin gerisinde kalsa da, inanılmaz kurgusu ve şaşırtıcı finali sayesinde Palahniuk'un bu kitabı da, bitirmemle birlikte bende derin bir iz bıraktı. Özellikle yineliyorum, aşmış bir kurgusu var kitabın. Adeta bir Tarantino filmi izlermişcesine çeviriyorsunuz sayfaları. Zamanlar arasında gidip gelme olayını herhangi bir kitapta bu denli yoğun bir şekilde yaşadığımı hatırlamıyorum. Kesik kesik parçalar, finalde mükemmel bir şekilde birleşiyor ve arka arkaya patlayan twist'lerle neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Eleştireceğim noktalara gelecek olursak; yazar karakterlerin kıyafet ve aksesuarları ile ilgili betimleme yaparken o kadar abartıya kaçmış ki, bu bölümlerde bir roman değil de moda dergisi okuyorum hissine kapıldım ve bu da kitabı okurken zaman zaman konsantrasyonumun bozulmasına sebep oldu. Onun haricinde -belki önemsiz bir detay ama- yazarın okuduğum diğer iki romanında hikayenin arasına ustalıkla yedirdiği, benim de okurken büyük zevk aldığım, günlük hayatta uygulandığında işe yarayan faydalı bilgiler bu kitapta yok maalesef. Örneğin, ufak cam kırıklarının bir dilim ekmekle kolaylıkla temizlendiğini "Gösteri Peygamberi"nden öğrendiğim gibi... Sonuç olarak, anlatım tarzını zaten çok beğendiğim Chuck Palahniuk'un yine beklentilerimi boşa çıkarmayan bir romanı oldu "Görünmez Canavarlar". Yeraltı edebiyatını seven herkesin beğenisini kazanacak türden başarılı bir eser. Bir de kitabı okuyacak olanlara önemli bir notum olacak; başlamadan evvel sakın ola kitabın arkasını okumayın, zira fena halde "spoiler" içeriyor. Konuyu hiç bilmeden okumak kitaptan alacağınız zevki artıracaktır.
Edebiyat
Görünmez CanavarlarChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 20132,605 okunma
İnsan, bir ayağı çukurda olunca onu bir nebze olsun yaşatmayı vaat eden her şeye gülümsüyor.
Sayfa 30
Araştırma duygusu ve eleştirme merakı, başkaldırma duygusunun tohumudur.
Her zaman kapıldığım bu dayanılmaz kederi ifade etmekte ''sıkıntı'' kelimesi elbette çok zayıf kalıyor; o keder birdenbire çöker üstümüze; içinde bulunduğunuz ana bağlıdır; her an her şey yüzünüze gülerken, siz her şeye gülerken birden ruhun derinliğinden kapkara bir duman yükselir ve arzuyla ölüm arasına girer; soluk kurşuni bir perde oluşturur, bizi dünyanın geri kalanından ayırır, artık o dünyanın sıcaklığı, aşkı, rengi, ahengi bize ancak soyut bir aktarım halinde kırılarak ulaşır: Sadece bakarsınız, artık heyecan duymazsınız; ve ruhu yalıtan o perdeyi yırtmak için gösterilen nafile çaba insanı her türlü suça, cinayete ya da intihara, deliliğe sürükleyebilir...