Palyatif toplum aynı zamanda bir “beğendim” toplumudur da. Bir beğeni çılgınlığına kapılmıştır. Her şey beğeni kazanana kadar düzleştirilir. “Like” günümüzün imi, hatta ağrı kesicisidir. Sadece sosyal medyada değil, kültürün bütün alanlarına hakimdir. Sadece sanat değil, bizzat hayat instagramlanabilir olmak durumundadır; yani acı verebilecek keskin kenarlar, uçlar, çatışmalar, çelişkiler giderilmiş olmalıdır. Acının arındırıcı olduğu unutulur. Acı katartik bir etki gösterir. Beğeni kültürü katharsis imkanından yoksundur. Bu da insanların beğeni kültürünün yüzeyi altında biriken olumluluk cürufunda boğulmasına yol açar.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Olumlu duygular kadar olumsuz duyguları da misafir eden, kendine dair şüpheler taşıyan, çelişkiler ve bocalamalar yaşayan, mükemmel olmadığının farkında olan insanlar, Narsis’ten çok daha gerçek ve güzel olduklarını farkındalar mıdır acaba?
Sayfa 136 - Alfa Yayınları, 19-20. Basım: Mart 2021·Kitabı okudu
Kişisel Gelişim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İki insan birbirlerini daha iyi tanıdıkça yakınlaşmalarındaki o mucizevi nitelik, düş kırıklıkları, çelişkiler, bıkkınlıklarla ilk heyecanlarından arta kalan ne varsa tümünü silip süpürürken kendisi de yavaş yavaş yiter…
1000Kitap
Günaydın
Bu yaralı çelişkiler denizinde Dönüp dönüp aynı yere gelmek Ve her gelişte yeniden ölmek Kahreder insanı bilirsin Bazen tükendikçe çoğalır Çoğaldıkça yeniden gülersin Ve yükleyip geleceği sırtına Yine yaşamı karşılıksız seversin
Tüketim olmazsa üretim, tasarruf olmazsa yatırım olmaz. Yatırım olmayınca üretim artmaz, üretim artmayınca ekonomik büyüme olmaz, ekonomik büyüme olmayınca toplumun refah düzeyi yükselmez. Bu durumda tüketimi mi teşvik etmek gerekir, tasarrufu mu? Bu sorunun tek ve kesin bir yanıtı yoktur. Yanıt ekonominin durumuna bağlıdır. Eğer ekonomide enflasyonist bir gidiş varsa tasarrufları, deflasyonist bir gidiş varsa tüketimi teşvik etmek doğru olur. Eğer tüketimi artırmaya karar verilmişse vergileri düşürmek gerekmez mi? Vergiler düşürülürse, bu kez bütçede ortaya çıkacak açığın karşılanması sorunu doğar. Ekonomik amaçlar birbiriyle çelişir. Ekonomi politikası bu çelişkiler arasından bir amacı seçip onu yakalamaya çalışır. Siyaset ise seçilen amaç ve feda edilen amaçlar konusunda toplumu ikna etmeye çabalar