Îd oldu yine, sundu beni yâre kaderim
Bir elde duâ, bir elde bilenmiş kederim
Dedim: “Gece bitsin de görünsün o seher”
Belki yine kan kokusuyla açar gül-i derim...
Cellâd mı, tabîb mi, ayırt etmez oldu gönül
Her darbede biraz daha eksildi haberim
Sikkîn-i visâl ile soyundukça benliğimden
Anladım: kurban olan et değil, meğer “ben”im...
K.Bânu Dağ
Görmediğiniz kim varsa körlüğünüzden geçiyor. Görmemek en kolayı; bir söz ya cellad ya aftır. Kuyular saklanır,pusludur hava. En derininden çıkmak için sulanan her kelimede ortaya atılır beden. Ya kahramanı ya acıyı ya sevinci oynar.
Sanma yazdıklarım bî-tahkik, yalnız kelâmımda... Sana duyduğum arzu, gördüğüm rüyalarımda.
Bî-çareyim... Nihâyem cellâd-ı bî-insafta saklı. Lâkin başımı vermem sana, özlemindendir bilesin.
Ağıtlar yaktım... Gözümde kalmadı katre. Her düşen damlada eksildi sözde bağlılığım, ama hakikatte derinleşti içimde.
Soğuk toprağı kucaklayışım dahi özlemindendir bilesin.
Seni bilmeyen, nimetin kıymetini bilmeyen gibidir. Çünkü sende tükenmeyen bir sevgi var; Cebel-i nâr gibi yanar, bitmez.
Benim cûş u hurûşum, taşan hâlim, hep bu özlemden...
Özlemindendir.🥀
youtu.be/4Ne3BYaAF3A?si=...
Rıza Tevfik'in «Selma sen de unut!>> şiirini okuyor ve kız kardeşimi düşünerek ağlıyorum...
Kafa Kağıdı /96
Rıza Tevfik Bölükbaşı
Selma... Sen de Unut Yavrum!
Bir akşamdı, evimizde ecel kanat germişti,
Anneni - bir cellad gibi - vurup yere sermişti.
Ölüm ile pençeleşen bir hayatın güreşi,
Sekiz yıldan sonra dinmiş; nihayete ermişti.
Adalar'ın denizinde batan akşam güneşi
Sönük, ölgün ışığını çamlıklara dökmüştü.
Evde yoktun, sonra geldin, dağda kırda gezmiştin;
Lâkin bilmem bu yokluğu nerden, nasıl sezmiştin?
Güzel ela gözlerine bir öksüzlük çökmüştü,
Gözyaşımda dehşetli bir sır arayan gözlerin,
Issız kalan vicdanıma karanlıklar serperdi.
'-Baba! Annem nerde? ' dedin,hep tüylerim ürperdi:
Hançer gibi ta ruhuma battı yaman sözlerin.
O gün bugün 'Annem nerde? ' diye ba'zı sorarsın,
Gülümserim gözyaşlarım sakin sakin akarken;
Uzaklarda bir şey arar, ufuklara bakarken,
Benim dalgın gözlerimde hayalini ararsın.
O tâli'siz bi-çareyi bak ben bile unuttum,
Gönlümdeki iniltiyi ninnilerle uyuttum.
Unut kızım, sen de unut, anma artık adını;
Yabancıdır bize, sorma o zavallı kadını.
Sorma kızım, sorma yavrum,ben de bilmem nerdedir;
Onu örten kara toprak bir karanlık perdedir.
'O ağaçlar neresidir? ' diye sorma güzelim!