Açardın,
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil,
Açardın.
Tavşan kanı, kınalı - berrak.
Yenerdim acıları, kahpelikleri…
Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı.
Gözlerin hani?
“To be or not to be” değil.
“Cogito ergo sum” hiç değil…
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz’ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı.
İçmek,
Gözlerinde içmek ayışığını.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?
Canımın gizlisinde bir cân idin ki
Kan değil, sevdamız akardı geceye,
Sıktıkça cellâd,
Kemendi…
Yıldız, hep bir hâl üzere dönmez; seyret de bak; az zamanda sana neler eder;
Gam seline değirmen kesilirsin.
Uyanık durmayı âdet edinme. İmdâd olursa, uykudan olur;
Bu cellâd felek bir zehir sunar da, Galib gibi işin gücün feryâd olur;
Gam meclisine rebâb olur gidersin.
Maalesef iş tahminlerimiz dahilinde yürüyerek Riyaset Muhafaza Bölüğü Kumandanı meşhur cellâd Osman Ağa meyyiten istisal edildi (ölü olarak ele geçirildi). Biz Topal Osman'ın hayyen (diri olarak) meydana çıkarılmasını çok temennî eder ve çok lüzumlu görürdük. Topal Osman ber-hayat (sağ) olarak kanunun pençesine teslim edilebilmiş olsaydı, tertib edilen menfur cinayetin hiçbir gizli noktası kalmaz, herşey bütün çıplaklığıyla meydana çıkardı. Topal Osman'ın gebermesi birçok kimselere geniş nefes aldırmış olduğuna şüphe yoktur. Bu melun canavarın ihtimal daha birçok şerîk-i cinâyâtı (cinayet ortakları) mevcuttu. Ve ihtimal bu cinayetin açılmamış daha birçok perdesi onun lisaniyle açılacaktı. Bütün bunlar Topal Osman'ın gebermiş bir halde meydana çıkmasıyla kanuna karşı kapalı kalıyor.
Ali Şükrü Bey, bir sû-i kasda maruz kalacağını, eşhâs-ı mechûle (bilinmeyen kişiler) tarafından takip edilmekde olduğunu daire-i intihabiyyesine (seçim bölgesine) defaatle bildirmiş idi. Başına gelecek bir felâketde memleketi kimin ne şekilde haberdar edeceğini bile ihtiyaten bizlere iblâğ eylemiş (bildirmiş) idi. Ali Şükrü Bey bütün bunları bildiği halde Osman Ağa'nın tertip eylediği cinayete kendi ayağıyla düşmesi melundan hiçbir şey ümid etmediğini ve asla şüphelenmek istemediğini gösterir. Osman Ağa haydudunun vicdan-ı milletde (milletin vicdanında) çok derin bir gayz u nefretle (kin ve nefretle) derhal akislerini gösteren ve ancak, hürriyyete hürriyyet kahramanlarına emsalsiz bir aşk ve merbûtiyet (bağlılık) hissi uyandırmakta âmil olan bu son şenî (kötü) faciada oynadığı rol, onun alelâde kıtallerde ve cinayetlerde oynadığı rolden çok farklıdır.
Topal Osman kendi haydutlarından mürekkep olan Riyaset Muhafaza Bölüğü Kumandanlığına getirilmezden evvel, oraya kadar yükselmezden evvel,