Cem Aşkaroğlu

Cem Aşkaroğlu
@cemaskar
Antalya
24 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı

Cem Aşkaroğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·325 syf.··
2025 7. kitabı
Daniel Keyes
8.8/10 · 36,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 22:40
Bir Tiranın Gölgesinde Büyümek: Svetlana Alliluyeva'nın Mektupları ​Bir diktatörün kızı olmak nasıl bir histir? Hele ki o diktatör, 20. yüzyılın en acımasız ve en güçlü figürlerinden biri olan Joseph Stalin ise... Svetlana Alliluyeva'nın "Svetlana Alliluyeva'nın Mektupları" adlı eseri, bu sorunun en kişisel, en sarsıcı ve en içeriden cevabını veriyor. ​Bu kitap, alıştığımız otobiografilerden veya tarih anlatılarından çok farklı. Politik bir ifşaat ya da Sovyet rejiminin sırlarını açığa vuran bir metin değil. Aksine, son derece kişisel, lirik ve hüzünlü bir anı-roman. Odak noktası politika değil, Kremlin'in kalın duvarları ardında paramparça olmuş bir ailenin trajedisidir. ​Kitabın kalbinde, Svetlana henüz 6 yaşındayken intihar eden annesi Nadezhda Alliluyeva'nın hayaleti dolaşıyor. Annesinin ölümüyle başlayan bu anlatı, aslında bir çocuğun "normal" bir hayat ve sevgi arayışının, bir tiranın gölgesinde ve paranoyanın hüküm sürdüğü bir ortamda nasıl imkansız hale geldiğinin hikayesidir. Svetlana, kaybolan teyzelerinden, kurşuna dizilen amcalarından ve ilk aşkının Sibirya'ya sürgün edilmesinden bahsederken, tarihin o acımasız rakamlarının arkasındaki gerçek insanları görmemizi sağlıyor. ​Kitabın en çarpıcı yanı ise şüphesiz çizdiği Stalin portresi. Karşımızda sadece milyonların ölümünden sorumlu bir lider yok; aynı zamanda kızına "küçük serçem" diyen, onu seven ama bir anda en yakın akrabalarını bir emirle ölüme gönderebilen, sevgisi bile kontrol ve paranoya ile yoğrulmuş karmaşık bir baba figürü var. Bu ikilem, okuru kitap boyunca rahatsız edici bir gerilimin içinde bırakıyor. Svetlana'nın kalemiyle Kremlin, bir güç merkezi değil, yalnızlığın, korkunun ve sahte gülümsemelerin hüküm sürdüğü altın bir kafese dönüşüyor. ​Svetlana profesyonel bir yazar değil ve kitabın
1000Kitap
Svetlana Alliluyeva'nın MektuplarıSvetlana Alliluyeva · Yeni Zamanlar Sahaf · 19884 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2025 5. kitabı
Çoğumuzun zihninde bir "ideal aile" tablosu vardır: Güvenli bir ev, koruyucu ebeveynler... Sosyal medya bu tabloyu her gün parlatır. Peki ya en sarsılmaz karakterler konforun içinde değil de kaosun tam ortasında yetişiyorsa? ​Bu kitap, tam olarak bu rahatsız edici sorunun kalbine iniyor. ​Peki, neden bu kitap? ​Çünkü 'aile' ve 'sevgi' hakkındaki tüm ezberlerimizi bozuyor. Bize öğretilen istikrar ve korumacılığın aksine, "Camdan Kale", en derin sevgi bağlarının, en akıl almaz ihmalin ve kaosun ortasında filizlenebileceğini iddia ediyor. Hem de çok daha karmaşık ve kırılmaz bir şekilde. ​Bu bir otobiyografi, ama okurken kurgu sandığınız anlar olacak. Yazar bizi ailesiyle tanıştırıyor: Çocuklarına fizik öğreten dâhi bir baba, ama aynı zamanda tüm parayı alkole yatıran bir hayalperest. Sanata tutkun özgür ruhlu bir anne, ama çocuklarının açlığını bir macera olarak gören bencil bir kadın. ​Bu aile sürekli kaçıyor, çöpten yemek topluyor, elektriksiz evlerde yaşıyor. Ama bu kaosun içinde çocuklar, hiçbir okulun veremeyeceği bir ders alıyor: Hayatta kalmayı ve en karanlık anda bile hayal kurmayı. ​Neden okumalıyız? ​Çünkü "Camdan Kale", içimizdeki yargılama refleksini tokatlıyor. Bu aileye hem öfkelenecek hem de gizlice hayran kalacaksınız. "İyi ebeveynlik nedir?" ve "Bir insanı ne yıkar, ne güçlendirir?" gibi soruları sormadan edemeyeceksiniz. Bu kitap benim 'normallik' algımı yıktı ve bir insanın geldiği yerin, gideceği yeri belirlemediğine dair okuduğum en güçlü kanıt oldu. ​Kitap su gibi akıyor ama etkisi kalıcı. Okuduktan sonra 'aileye', 'konfora' ve 'vazgeçilmez' sandığınız şeylere asla aynı gözle bakamayacaksınız. ​İnsan ruhunun en zor koşullarda nasıl parladığını ve 'aile' kelimesinin en şaşırtıcı tanımını görmek istiyorsanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız.
1000Kitap
Camdan KaleJeannette Walls · Kairos Kitap · 2025151 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 4. kitabı
​"Çünkü onun tek ve gerçek tutkusu vardır: Merak, yani entrika ve iktidar oyunu. O, olayların içinde görünmeyi sevmez, olayların arkasındaki ipleri tutmayı sever; o, iktidarın kendisine sahip olmayı değil, iktidara sahip olanı yönlendirmeyi, yani iktidarın da iktidarına sahip olmayı ister." Stefan Zweig - Joseph Fouché: Bir Politikacının Portresi Günümüz haberlerini izlerken hiç şunu düşündünüz mü: Bazı siyasetçiler nasıl oluyor da her devirde, her iktidar değişiminde ayakta kalmayı başarıyor? Hatta sadece ayakta kalmıyor, hep gücün tam merkezinde yer alıyorlar. Sanki hiçbir ilkesi, hiçbir sadakati yokmuş gibi görünen bu insanlar, bukalemun gibi renk değiştirerek her fırtınadan nasıl daha da güçlenerek çıkıyor? ​İşte kitap, tarihin gördüğü en büyük siyasi bukalemunun, bu sorunun vücut bulmuş halinin hikayesini anlatıyor. ​Biyografi türünü genelde nasıl biliriz? Doğdu, yaşadı, büyük işler başardı ve öldü... Odak noktasında da hep o bildiğimiz kahramanlar, dâhiler veya ikonik liderler vardır. Ama bu kitap, bu kalıbı tamamen yıkıyor. ​Çünkü bu biyografi, tarih kitaplarının bize öğrettiği büyük idealler, kahramanlar ve devrimler anlatısını yerle bir ediyor. Zweig bize sarsıcı bir şey söylüyor: Tarihi asıl şekillendirenler; büyük hatipler ya da cesur komutanlar değil, Fouché gibi gölgelerde kalıp sessizce ipleri elinde tutan, ahlak ve vicdan gibi duyguları birer yük olarak gören adamlardır. ​Fouché'nin hayatı, akıl almaz bir ihanetler ve hayatta kalma sanatıdır. Düne kadar bağlılık yemini ettiği Kral'ın kellesini isteyen en radikal devrimciye dönüşür. İnsanları giyotine yollarken terör estirir. Sonra, devrimi bitiren Napolyon'un en güvendiği adamı, korkunç gizli polis teşkilatının beyni olur. Napolyon devrilince ne mi yapar? Bu sefer yerine gelen Kral'a hizmet etmekte
İnsan ve Duygular
Joseph FouchéStefan Zweig · Can Yayınları · 2007882 okunma