+ Bacım! Sen gerçekten Müslüman değil misin?
- Oğul! Siz Osmanlılar da Karamanlılar gibi insanın yüreğindeki nesneye mi karışırsınız? Müslüman olup olmadığımı niye soruyorsun? Türk olduğum yetmiyor mu?
+ Yanlış anlama bacım. Niçin Müslüman değilsin diye sormuyorum. Müslüman değil misin, değilsen nesin diye soruyorum.
- Müslüman değilim.
+ Nesin?
- Türküm dedim ya...
+ Ben de Türküm ama Müslümanım da... Senin dinini öğrenmek istiyorum.
Kadın bir zaman sustuktan sonra şu cevabı verdi:
- Biz insanları dinlerine göre değil, soylarına göre ayırırız...
Hayatlarımızın her biri, bir dans gibi anı tamamlar. Kimseyle rekabet etmemize gerek yoktur ve kimse varış yerlerine ihtiyaç duymaz. Dans ettiğin sürece, zaten bir yere varırsın.