"...İşte o günden sonra gurbette yaşadık. Hasret içinde hayatımızı geçirdik ve dudaklarımızdan Namık Kemal'in şu beyti düşmez oldu:
Ölürsem görmeden millete ümit feyzi
Yazılsın senk-i kabrimde vatan mahzun, ben mahzun."
"Benim sıska
benim cılız
benim zavallı çocuğum Orhan Selim!
Sen
benim,
ne gözüm
ne kolum
ne kafamsın;
Sen
benim
bir kuşun balyası gibi sıska sırtına bindiğim ve alnımın teriyle geçindiğim
ilk
ve son adamsın
Sana sevgi
sana saygı
sana minnetle uzanıyor elim."
"Meçhuller içinde yaşamak ne kadar güç... Kaderine sahip değilsin. Hiçbir tedbir alamazsın... Ne yapacağını bilemezsin. Akıntıya tutulmuş bir saman çöpü gibi sürüklenip gidersin."
"Çallı İbrahim memleketin tanınmış, büyük ressamlarından biriydi. Basit, fakir ve mütevazı bir hayat yaşardı. Tam anlamıyla sanatçı bir adamdı ve ihtiyaç içindeydi.
Enver Paşa ona da bir resim ısmarlamıştı. Çallı, yaptığı resmi Harbiye Nezareti'ne götürür, Enver Paşa'nın odasında resmi açıp gösterir. Enver Paşa resimde bazı değişiklikler yapılmasını ister. Çallı, Paşa'ya şöyle bir bakar, sonra cebinden bir çakı çıkarır, resmi baştan aşağı parçalar, sonra Paşa'ya döner:
-Paşam, ben ressamım, resim yaparım, ilan değil, der ve çıkar.