TROFİMOV İnsanlık, sahip olduğu güçleri yetkinleştirerek ileriye doğru gidiyor. Onun bugün akıl erdiremediği şeyler, bir zaman gelecek, elle tutulurcasına anlaşılır olacaktır; fakat çalışmalıyız, gerçeği arayanlara tüm gücümüzle destek olmalıyız. Rusyamızda şimdilik çok az kişi çalışıyor. Benim tanıdığım aydınların büyük çoğunluğu hiçbir şey araştırmaz, hiçbir şey yapmaz ve şimdilik kıllarını bile kıpırdatmazlar. Kendilerini aydın diye adlandırırlar ya, hizmetçi kadını "sen" diye çağırır, köylülere hayvana davranır gibi davranırlar. Doğru dürüst öğrenim görmezler, ciddi hiçbir şey okumazlar, hemen hemen hiçbir şey yapmazlar, bilimin sadece sözünü ederler, sanattan pek az anlarlar. Hepsi ciddidir, hepsinin yüzünden düşen bin parçadır, ciddiyet konusunda hiçbiri burnundan kıl aldırmaz, durmaksızın felsefe yaparlar... Ama tüm bu aydınların gözleri önünde işçiler çok kötü beslenmekte, yastıksız uyumakta; tahtakurularının cirit attığı, leş kokulu, rutubetli, ahlaksızlığın hüküm sürdüğü tek göz odalarda otuz kırk kişi barınmaktadırlar. Nereye baksak karanlık, rutubet, ahlaksızlık... Ve çok açık bir şey ki, bizde tüm iyi konuşmalar, sadece ve sadece başkalarını ve kendimizi kandırmak içindir. Gösterin bana, üstünde o kadar çok ve sık çene çaldığınız çocuk yuvalarımız hani nerede? Nerede okuma salonlarımız? Sadece romanlarda rastlıyoruz bunlara. Gerçek yaşamda kırıntıları bile yok. Var olan sadece pislik, bayağılık, Asyalılık... Asık suratlardan korkarım ben, sevmem onları, ciddi konuşmalardan korkarım. En iyisi susalım!
Sayfa 44·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu güçlü çene de bir keder vardı.
Sayfa 7 - YKY·Kitabı okudu
“Kafanın üstünde duruyor ve özgürlük ülkesine doğru dans adımlarıyla gittiğini sanıyorsun. Kâbusundan uyanacaksın, küçük adam, ve kendini çaresiz yerlere serilmiş bulacaksın. Çünkü, verilen yerde çalıyor ve yağma edilen yerde veriyorsun. Düşünceyi özgür ifade ve özgür eleştiri hakkını, çene patlatmak ve kötü fıkralar anlatmakla karıştırıyorsun. Sen eleştirmek, ama kendin eleştirilmemek istiyorsun ve bu yüzden, parçalanmış, perişan olmuşsun. Kendin bir saldırıya uğramadan, saldırmak istemek, senin özelliğin. Bu yüzden, durmadan pusudan ateş açıyorsun.”
Alıntı
Mahur, sokak adamları ile çene yarıştırma. Biri sana budala derse " Eyvallah" de geç. Bırak ki o adam kendini senden daha akıllı sanarak övünsün.
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“Sen gittikten sonra,“ diyor general sanki asıl olanı, gerilimli kısmı konuşup bitirmişler ve şimdi çene çalıyorlarmış gibi dostça bir edayla, “uzun süre döneceğini düşündük. Burada herkes seni bekledi. Hepsi de senin arkadaşındı. Sen, tabirimi mazur gör ama biraz antikaydın. Buna müsamaha gösterdik, çünkü senin için müziğin daha önemli olduğunu biliyorduk. Neden gittiğini anlamadık ama gidişini kabullendik, çünkü herhalde önemli bir sebebin vardı. Senin için her şeyin bizler, biz gerçek askerler için olduğundan daha zor olduğunu biliyorduk. Senin için bir durum olan şey, bizim için vazifeye çağırılmaktı. Senin için kostüm olan, bizim için kaderdi. Bu kostümü çıkarıp attığında şaşırmadık. Fakat bir gün döneceğini düşündük. Ya da yazacağını. Bazılarımız böyle düşündü; itiraf edeyim, ben de. Krisztina da. Ve belki alaydan hatırlayacağım pekçok kişi de.“
Sayfa 52·Kitabı okuyor
1000Kitap