"Bir isyanın ve teşkilatın anatomisi'
Not: "Bu araştırma çalışmam hiçbir kişi veya kuruluşu destekleme amacı gütmediğini belirtmek istiyorum, iyi okumalar☺️😊.." Hasan Sabbah, 11. yüzyılın sonlarında kurduğu İsmaili-Batıni teşkilatı ile Orta Doğu siyasi dengelerini derinden sarsan bir liderdir. Tarihe "Haşhaşiler" olarak geçen bu hareket, yalnızca dini bir tarikat değil; aynı zamanda dönemin süper gücü Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na karşı yürütülen bir asimetrik savaş ve istihbarat ağıydı. 1. Yükseliş: Alamut Kalesi'nin Fethi Hasan Sabbah'ın mücadelesi, Fatımi Devleti'nin eğitim merkezlerinde edindiği tecrübeleri İran'a taşımasıyla başladı. Sızma ve Propaganda: Hasan Sabbah, kalede bulunan Rudbar halkını ve askerleri zamanla kendi İsmaili inancına çekmiş, kaledeki taraftarlarını artırarak içeriden ele geçirmiştir. Bir diğer tahmin ise Kaleyi satın alma; En bilinen rivayete göre Hasan Sabbah, kalenin eski sahibinden 3 bin altın karşılığında satın almıştır. Stratejik Konum: Elbruz Dağları'nda ulaşılması güç bir zirve olan Alamut Kalesi'ni hedef seçti. Kan Dökmeden Zafer: 1090 yılında, kaleyi bir damla kan dökmeden, kale muhafızlarını ve halkı ikna yoluyla ele geçirdi. Üs Bölgesi: Alamut, Hasan Sabbah'ın 34 yıl boyunca hiç dışarı çıkmadan teşkilatı yönettiği bir teoloji ve propaganda merkezi haline geldi. 2. Sistem: Fedailer ve Asimetrik Savaş Selçuklu'nun devasa ordularına karşı doğrudan cephe savaşına girmek yerine, nokta atışı bir istihbarat stratejisi geliştirdi. Fedai Sistemi: Dervişler ve fedailer; teolojik, askeri ve psikolojik olarak çok sıkı bir eğitimden geçiyordu. Nokta Operasyonları: Selçuklu devlet adamlarına yönelik düzenlenen suikastlerin en ünlüsü, Selçuklu imparatorluğu başveziri Nizamülmülk'e yapılan eylemdi. Bu strateji, düşman üzerinde büyük bir korku ve paranoya yaratıyordu. Tarihsel
1000Kitap
71’deki İhtilalci Kopuş
“Bu söylediklerimizin somut yansıması şöyle tanımlanabilir: İlk defa devrimci politika alt sınıflarla ve özellikle işçi sınıfıyla yapılmaya başlanır. En azından bu yönde ciddi arayış ve çaba vardır. Ve kafalarda, aslen kitlelerden öğrenmek ve kitlelerin yıkıcı gücünü açığa çıkarmak için “ne yapmalı?” sorusuna cevap aranır. Örgütsel formların farklılığına rağmen THKO’nun savaşçı bir çekirdekle işe başlaması, THKP-C’nin parti-cephe diyalektiği, TKP-ML ve TİKKO’nun parti ve ordu diyalektiği öz ve niyet itibariyle kitlelerden öğrenmeyi ve kitlelerin devrimci enerjisini açıya çıkarmayı hedefler. Böylesi bir yaklaşım net bir şekilde sistemden (ya da anti- kapitalist) kopuşu koşullar. Ve ihtilalciliğin hayatın ve kavganın içinde örülmesi ve devrimin kitlelerin eseri olduğunun net bir şekilde anlaşılması anlamına gelir.” kaynak makale: umutsen.org/index.php/2022/...
Siyaset
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gözlerin öyle bir cephe ki sevgilim, Binlerce askerim ölür ama geri çekilmez. (Hüseyin Nihal Atsız)
Alıntı
Gözlerin öyle bir cephe ki sevgilim, binlerce askerim ölür ama geri çekilmez. - Hüseyin Nihâl Atsız
Şiir
Gözleri öyle bir cephe ki sevgilim, Binlerce askerim ölür de geri çekilmez.
Edebiyat
Pakistan'ın içindeki TTP (Pakistan Talibanı) ve Beluçistan Kurtuluş Ordusu (BLA) gibi yapılar, İslamabad için cephe gerisinde ciddi birer iç güvenlik kâbusu (Truva Atı) yaratıyor. Pakistan, Kabil'i havadan vururken kendi iç eyaletlerinde (Hayber Pahtunhva ve Beluçistan) kontrolü kaybetme riskiyle karşı karşıya. Ekonomik olarak iflasın eşiğinde olan bir Pakistan, Suudi Arabistan'dan Taliban'a karşı ne diplomatik ne de finansal bir açık çek alabilmiş durumda. Bu durum, İslamabad'ın jeopolitik yalnızlığını derinleştiriyor. Normal şartlarda Pakistan, Suudi hanedanlığının en büyük askeri garantörlerinden biri olarak görülürdü. Pakistan'ın aynı anda ekonomik kriz, Beluç isyanı ve Afganistan ile açık bir savaşla boğuşması Hindistan için yapısal bir rahatlama sağlıyor. Hindistan'ın Pakistan saldırılarını kınayıp Afganistan'ın egemenliğini savunması, Yeni Delhi'nin 2021'den bu yana Taliban ile yürüttüğü el altındaki pragmatik diplomasiyi taahhüt ediyor. Hindistan, Taliban'ı resmen tanımasa da Pakistan'ı sıkıştırmak için Kabil ile ilişkilerini sıcak tutmak istiyor. Hindistan buraya dolaylı da olsa (örneğin istihbarat veya örtülü operasyonlar yoluyla) fazla müdahil olursa, ucu bucağı olmayan Peştun milliyetçiliği ve radikalizm sarmalının kendi sınırlarına sıçrayabileceğini biliyor. Durand Hattı, tarih boyunca dışarıdan müdahale eden her gücü (İngiltere, Sovyetler, ABD) yutan bir kara deliktir; Hindistan bu riski almayacak kadar rasyonel bir stratejik akla sahip. Bu durum, Hindistan için sınır güvenliğini (Keşmir hattını) tahkim etmek ve savunma sanayisini (Ermenistan örneğinde olduğu gibi) dış pazarlara açmak adına altın bir zaman dilimi yaratırken; Pakistan için ise sömürge dönemi sınır çizgilerinin (Durand) ve geçmişteki "stratejik derinlik" (Afganistan'ı arka bahçe yapma)
Tarih