Artık ne yırtılmış bir resim Ne kırılmış bir çerçeve Çekip giden bir yolcuyu Bir daha döndüremez geriye Her şiir bir dünyadır çünkü Kaybolursun kaybettikçe Ağlayamazsın
İleriye bakalım, ileriye; istikbale, civciv gibi yumurtasını delmeye çalışan yeni güneşlerin ışıldatacağı günlere!. 28 Aralık 1940
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ben, içinden geçenleri zabt edemeyecek kadar zayıf bir adamım. 22 Aralık 1940
Bana sorarsanız mebus, nakil vasıtalarına hem para vermeli, hem de herkesin içinde, bir generalden eksik ve bir köylüden fazla imtiyaz sahibi olmayarak dolaşmalı. Halkı temsil ederek kanun yapanların halkı aşmalarından daha ürpertici levha tasavvur edilemez.
Bülent Ecevit (1925-). İstanbul’da doğdu. Milletvekili bir hukuk profesörünün oğlu. İngiliz filolojisi öğrenimini yarıda bıraktı. Basın Yayın Genel Müdüriüğü’nde çalıştı. 1950 seçiminden sonra CHP’nin yayın organı Ulus gazetesinde çalıştı. ABD’de gazetecilik ve siyaset öğrenimi gördü. 1957’de milletvekili seçildi. İnönü’nün 1961-1965 arasındaki koalisyon hükümetlerinde çalışma bakanlığı görevinde bulundu. Türkiye’de sendikacılık için yasal bir çerçeve oluşturdu. 1966’da CHP genel sekreterliği görevine getirildi. Partide “Ortanın Solu” hareketini başlattı. 1971 askeri müdahalesine karşı çıktı. 1973’te partinin liderliğini İnönü’den devraldı. 1973-1974 ve 1978-1979 arasında başbakanlık yaptı. 1974’te Kıbrıs’a müdahale edilmesi kararını verdi. 1980’de siyaset yapması yasaklandı. 1985’ten beri solu Demokratik Sol Parti’de toparlamaya çalışıyor.
Descartes'tan Bergson'a kadar gelen fikir silsilesinin feyizli iklimi içinde yoğrulmuş bir yetiştirme sistemi, dış çizgileriyle bir başka aleme tatbik edilemez. "İki kere iki dört eder" hakikatinin bile İngilize, Fransıza, Almana, Amerikalıya ve Türke göre değişik birer cephesi vardır. Kökü Şarka ve İslam ideolocyasına bağlı Türk cemiyeti, Avrupalılaşmak diye bir hadise karşısında kaldığı günden beri azametli bir maarif meselemiz var. Meselenin tarihi Tanzimat'ın başıdır. İlk Osmanlı Maarif Nazırından beri bu mesele; ya üstün körü tedbirler almayı bilmiş açıkgöz şahıslar elinde örtbasa uğrayarak yahut hiçbir şeyin farkında olmayan basit idare adamları elinde patlak vererek bugüne kadar geldi. Bilhassa arada harf inkılabı, tarih harmanı ve dil ihtilali gibi hadiselerle, tam bir kıyametten tam bir nizam doğurmaya mecbur edilmiş bir nezaket kazandı. Ben iddia ediyorum ki; kendi zaman ve mekanı içinde fevkalade bir sistemin mümessili olan medreseden sonra, Tanzimat'la başlayıp Meşrutiyet ve Cumhuriyet'le devam eden maarif idarecileri, hele son 15 sene içinde, emrivakiler karşısında apışmış birer hamarat veya tembel mankenden başka bir şey olamamıştır. Kök davası tamamen müşahhas olan öbür vekaletler arasında, kök davası tamamen mücerret olan Maarif Vekaleti; ya rejimin yüzünü güldürücü bir kahramana yahut da işi oluruna bağlayıcı bir vurdumduymaza muhtaçtı. Birinci takdirde ön vekalet, ikinci takdirde de arka vekalet olmaya mahkumdu. Nitekim seri halinde ikinci soydan mümessillere sahip olmuş ve becerikli vekaletler manzumesi içinde ikinci cinsi temsil edegelmiştir. Maarif meselemizin kökünü ve çapını müdrik olarak bu makamı kabul edecek şahıs benim nazarımda bir kahramandır. Ölçü: __Son derece muğlak bir intikal davasının sistemini temsil
Sayfa 140 - Haziran 2010, “Aksiyon Serisinden: MAARİF MESELEMİZ - 2”, b.d.y·Kitabı okudu
Çerçeve