Genelde çok yaşamayı istemek, dünya zevklerine düşkün
olmak, ölümü unutmak, sıhhat ve gençliğe aldanmaktan
ileri gelir. Böyle kimsenin kalbi kati olur, ibadetleri
vaktinde yapmaz, tevbeyi geciktirir, nasihat tesir etmez,
ölümü unutur, hatırına bile gelmez. Hep dünya malına ve
makamma kavuşmak için ömrünü harcar. Ahireti unutur,
dünyanın faydasız zevk ve sefasını düşünür.
İşte bu hal, gaflet denizinde boğulmak üzere olunduğunun
en büyük işaretlerinden biridir. Bunlardan kurtulmak
için ölümün her an gelebileceğini düşünmeli, sıhhatini
gençliğin ölüme mani olmadığını unutmamalı.