Xwe nasbike!
Puan vermedi
Dema ku min cara yekem pirtûk wergirt, min guman kir ku ez ê di şerê azadiyê de rastî lehengekî birûmet lê bêrûtbe bêm. Lê gava min xwendina xwe qedand, guhertina civaka me, têkçûna nifşê xwe û têkoşîna ji bo jiyanê min hîs kir. Roman bi taybetî li ser koçberîya navxweyî, windabûna nasnameyê û veguherîna têkiliyên malbatî dirawestê; di heman demê de jî trajedîya mirovî, têkçûna ruhanî û şertên ku mirovan di nav pergela ke tund de diguherîne vedikole. Ev berhem li ser rêwîtiya Besri û malbata wî ye, ku piştî heft salan vedigerin gundê xwe yê li herêma Sêrtê/ Dihê- Erûh, ji bo cejnê û dîtina xizmên xwe. Di rê de, ew derbasî deverên dîrokî dibin: Cîhê şerê Emerê Filitê Qito (Dengbêj Aydın), deşta Reşkotan û Elikan, Cemîlê Çeto, Newala Qesaban. Besri bi kurmetê xwe Zeyd re behsa paşeroj, zilmên berê û guhertinên li herêmê dike. Gava digihîjin gund, ew bi xizmên xwe re dicivin, cejnê pîroz dikin, li deverên kevn digerin û bîranînên zaroktiya xwe vedibêjin. Di nav çîrokê de, cihê gundê kevnar, guhertinên jiyanê, têkiliyên mirovan û hestên bîranînê û xwestina vegerê li kokê cihê sereke digirin. Ji bo Besri cihên ku lê mezin bûye, gund û malbat girîng e. Ew dixwaze zarokên wî jî vî cihî bibînin û fêm bikin ku ji ku derê tên. Berhem nîşan dide ku çawa gund û jiyana mirovan bi demê re hatiye guherandin. Berê mirov bi ker a diçûn, niha bi ereba; berê gund tijî zarok bû, niha pîr zêde ne û ciwan diçin bajaran. Gelek caran behsa demên berê tê kirin, ev yek hestên hesret û hezkirina ji bo rojên borî diafirîne. Dema çûbun bajar; nabeyna Besrî û malbata wî ne baş e. Li hemberî bavê xwe û diya xwe hestê ne baş hîs dike. Aliyên herî xurt ê romanê zimanê wî ye; bi zimanekî zelal, hêsan, germ, rast li carinan tûj; zimanekî sade lê herîkbar hatiye nivîsandin. Gotûbêjên
Generalê BêrûtbeÇetin Lodi · Nando Yayınları · 20250 okunma
Puan vermedi·493 syf.··
2023 169. kitabı
Lucky kurgusal varlıklar arasında en sevdiğim köpektir. Eğer bir gün bir köpek sahiplenirsem adını Çeto koyacağım ama yine de Lucky'yi daha çok severim. Bunu daha sonra anlatacağım. Çeto üzülmesin. Tıpkı birçok başka köpek gibi insanlardan daha akıllı, daha sadık ve daha iyi kalpli olan lucky'nin bir mahalleyi dönüştürme hikayesi anlatılıyor bu kitapta. Bence öyle. Ve Sezgin Kaymaz ustanın tadından yenmez kaleminden böyle bir hikaye okumak müthiş bir mutluluk kaynağı.
LuckySezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2018823 okunma
Reklam
9/10
·479 syf.··
2026 31. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 16:12
Ah bee... Bu kadar güzel bir hikaye, bir mutlu sonu hak etmiyor muydu? Gerçi mutlu sondan ne anladığınıza göre değişebilir tabii bu yorum. Öte taraftan bakınca gayet mutlu bir son oldu çünkü. Ömer'e mi yanayım, Çeto'ya mı güleyim bilemeden bir çırpıda okudum Kün'ü. Sezgin Kaymaz benim favori yazarlarımdan biridir zaten. O kadar severim ki, okumaktan kaçınırım hemen bitmesin diye. Başlayınca durulmuyor, onu biliyorum zira. Keyifle okudum, tavsiye ederim. =)
KünSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 20141,729 okunma
Puan vermedi·479 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 15:14
Kün yani Ol, Sezgin Kaymaz’dan okuduğum ikinci kitaptı. Daha önce Uzun Harmanlarda Bir Davetsiz Misafir’i okumuş, dilini ve kendine özgü anlatım tarzını çok sevmiştim. Yazarın yazım biçimi alışılmışın dışındadır: Başlangıçta dağınık ve karmaşık görünen anlatı, ilerledikçe birbirine bağlanan parçalar hâline gelir. Bu da okuru zorlar ama sonunda her şeyin yerine oturması insana güçlü bir tatmin duygusu verir. Bu romanda da ilk bölümlerde epey zorlandım; anlatı bana oldukça karmaşık geldi. Ancak yazarı daha önce okuduğum için, bütün bu parçaların bir yerde birleşeceğini biliyor ve bu inançla okumaya devam ediyordum. Roman, fantastik öğeler taşıyan; yer yer duygusal, yer yer mizahi bir anlatıya sahip. Hikâyede dokuz köpek, Şemsi, Nihat, Hacı Naci Kalaycı, Muhtar, Aşırt, Gülsüm, Ömer Hüdai Ağa, Şerefsiz Şeref gibi çok sayıda karakter bulunur. Karakterler öylesine canlı ve iyi işlenmiştir ki, bir yandan onlara kızar, bir yandan hüzünlenir, bir yandan da gülümseriz. Yazarın Konya ağzını ustalıkla kullanması, anlatımı daha da sıcak ve gerçek kılar. Okurken kendimi bazen bir film izliyormuş gibi, bazen de bir tiyatro sahnesinin içindeymiş gibi hissettim; sahneler gözümde canlandı. Roman, Hacı Naci Kalaycı’nın zaaflarını ve alçaklıklarını; bu zaafların insanı nerelere sürükleyebileceğini gösterirken, Ömer Hüdai Ağa, Menderes Komiser ve Muzaffer Hoca gibi karakterlerle “iyi insanlar da var” dedirtiyor. En sevimli karakterlerden biri ise Hüdai Ağa’nın köpeği Çeto. Onun saflığı ve sadakati, hikâyenin en dokunaklı yanlarından biri olarak öne çıkıyor. Romanın sonu beni şaşırttı; Sezgin Kaymaz’a özgü bir finaldi. Üzücü yanları olsa da, dramatize edilmeden bitirilmiş olması beni mutlu etti. Okuması bana göre zor bir romandı; fakat aynı ölçüde keyif de verdi. Yeni okurlara
KünSezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 20231,729 okunma
Çeto
Puan vermedi·479 syf.··
2026 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 23:27
Kitabi okurken surekli ayni cumleyi tekrar ettim; Bir insanin aklina bunlari yazmak nerden gelir? Her karakteri ayri ayri harika tasarlanmis, alakasiz gorunen konularin birbirine baglandigi muthis bir kitap.
KünSezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 20231,729 okunma
10/10
·479 syf.·
2026 6. kitabı
Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Başlangıcı çok güzel yaptığımı düşünüyorum. Bundan sonra okuyacağım hiçbir kitabından bu tadı alamayacakmışım gibi bir hissiyat oluşturdu içimde. Fantastik öğelerin hâkim olduğu bir anlatı gerçek hayatla nasıl iç içe yazılabilir diye merak ediyorsanız yazar bu romanında bunu ustalıkla göstermiş. Hem anlatımı güzel hem de konu çok ilgi çekici. Baştan sona sizi konunun içine dahil eden, merak etmenizi sağlayan, güldüren, düşündüren bir kitap. Mezarları talan edilen ve bu sebeple arafta kalan ölüler, konuşan köpekler, boyundan büyük işler başaran bir çocuk, inanç ile inançsızlık arasında bocalama, sorgulama, kader motifi, rüyaların gerçeğe dönmesi, paralel rüyalar, kesişen hayatlar, iyilerin kötülerle savaşı, para hırsı gibi birçok noktaya değiniyor kitap. Aslında iki farklı yerde birbirinden farklı hayatları okuyoruz. Bir yanda para hırsından gözü dönen, mal mülk sevdası için mezarlık bile talan edebilecek insanlar ve bunların arasında barınmaya çalışan Gülsüm, diğer yanda ise boyundan büyük işler yapan, dövüşmek hayatının odak noktası olmuş ve bundan başka bir şey yapmayı bilmeyen Ömer'in hayatının Hüdai Ağa ile kesişmesini okuyoruz. İki tarafın da okuyucuya verdiği mesajlar farklı ama ikisinden de çıkarılacak dersler var. Ben Hüdai Ağa'yı, onun köpeği Çeto ile konuşmalarını, Ömer hayatına girdikten sonra bir rüyaya dayanarak yaptıklarını, üvey kızına karşı sevgisini çok sevdim. Sanırım hiç unutmayacağım kitap karakterleri arasında yerini aldı. Muhtar'ın ise para uğruna, mal mülk uğruna yaptıkları bir insanın ne kadar ileri gidebileceğini tekrar anlamam açısından güzel bir örnek teşkil etti. Mezarlık talan edecek, oranın arsasına çökecek kadar para düşkünü bu adamın yapacaklarının sınırı yok. Uzun lafın kısası iyi ki okudum. Benim
1000Kitap
KünSezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 20231,729 okunma
Reklam
Reklam