Bir otogar bekleyişi
Sevdiğinin "geç kalması" ve
Bunun büyük serzenişi
Birkaç dakikanın muazzam önemi
Teninin kokusunun imkânsız özlemi ve
Sarılmayı hiç bu kadar istememişti
Oysa kısa zaman olmuştu hayatına gireli
Fakat bir söz vardı,
"Zaman değil,
Yaşananlardır aşkı yüce kılan"
Demişti âşık delinin biri
Nedense içindeki masum bir histi
O'nu bu kadar değerli kılan gözünde
Sanki her şey düzelecekti hayatında
Tüm yoldan çıkanlar rayına girecekti
Bekliyorum seni sevgili
Bir otogar kıyısında
Hayatıma tekrardan girmeni ve
Bu aşkı yeniden yâd etmeyi
-Cevat Kolat
Ama şunu da gözardı etmemek gerekir: Birine gereğinden fazla değer verirseniz eğer, artık sürekli kendinizden verdiğiniz için siz değer kaybetmeye başlarsınız ve onun gözünde ona verdiğiniz değer ölçüsünde değersizleşirsiniz. Soylu ve tutkulu başlayan pek çok yakınlaşmanın, son derece sefilce sonlanmasının en büyük nedeni de işte bu durumdur.
Bu durumla ilgili bir şeyler söyler Cortazar, o efsane kitabının ortalarında bir yerlerde; "İki insanın birbirlerine en uzak olduğu an, karşı karşıya oturmuş birbirlerinin gözlerine bakarlarken söyleyecek tek bir laf bile bulamadıkları andır."