İlk olarak şunu söylemek istiyorum ki, kitabı aldığım sene 2013müş... Bu kadar uzun zaman kitabı kitaplığımın en alt köşelerinde süründürdüğüm için, sevmediğim kitapların arasına koyduğum için o kadar utanıyorum ki...
Neyse gelelim yorumuma:
Cengin Aytmatov’dan okuduğum ilk eserdi. Ve uzun zamandır belki de yıllardır ilk defa bir kitabın sonunda ağladım. Sadece sonunda olan olaya değil, insanların kötülüğüne, vicdansızlığına, küçücük saf bir çocuğun içindeki saf iyiliğin bunları yenmeye yetmeyişine... Yetmeyişine diyorum çünkü sonuna gelince ilk önce öyle hissetmiştim. Sonra yazarın son sayfalarda yazdığı yazı beni kitap kadar çok etkiledi.
“Beyaz Gemi’nin bu feci sonundan kaçınılamazdı. Çiçek bozuğu Topal Kocakarı’nın kehaneti böyle olduğundan değil. Çünkü çocuğun kişiliğinde gösterilen “iyilik”, Orozkul’un temsil ettiği “kötülük”le bağdaşamazdı. Çocuksa çocuktu ve Orozkul’un kaba gücüne ancak kötülüğe dayanmakla karşılık verebilirdi.
Mümin’in pasif iyiliği iflas etti. Oysa çocuğun kötülüğü kabul edemeyişi, onu anıtlaştırıyor. Çocuk okuyucunun yüreğinde kendine bir sığınak bulursa, bu çocuğun gücü olacaktır. Burada hiçbir “içinden çıkılmazlık” yoktur.” Bence her şeyi gayet açık ve net açıklamış yazar.
Son olarak bu kitabın kalbimde büyük yer ettiğini, uzunca bir süre de çıkmayacağını söylemeliyim. Hepinize iyi okumak diliyorum. Sağlıkla kalın.
Bu ay okuduklarım arasında beni en çok merakla kitaba kilitleyen bir konu... Baya bir zamandır zaman yolculuğu ve 4.boyutla ilgileniyor, merakla belgeseller izliyordum. İyi ki bu kitapla tanışmışım gerçekten çok güzel bir hikayeydi. Sadece anlatıcı sonunda Zaman Gezginin ortadan kaybolduğunu gördüğünde hikayenin gerçekliği bir tık daha kesinleşti. Bilinmezlikle bırakılmasını tercih ederdim. Onun dışında çok ilgimi çeken ve bu konularda meraklı olanlara şiddetli okumasını tavsiye ettiğim bir kitaptı. İyi okumalar dilerim.
(Birazcık spoiler içerebilir dikkat edelim...)
Yazardan okuduğum 3.kitap ve sanırım beni en çok etkileyen kitaptı. Kitabı okurken her ne kadar eski zamanda geçiyor da olsa her bir karakterin şu an da etrafınızda kesinlikle olduğunu göreceksiniz. Kitaba 10/10 puan verdim ve çok beğendim fakat bütün karakterlere biraz kızgınım. Özellikle Nihat karakterinden nefret ettim ki şu sözü nefretimi daha da pekiştirdi; “Kadın bir oyuncaktan başka nedir?” Ömer karakterine gelirsem gerçekten içindeki şeytana bahaneler bularak o kadar dengesiz bir adama dönüşüyor ki okudukça şaşkınlığınızı gizleyemiyorsunuz. Macide karakteri belki de en az kızgın olduğum, haline üzüldüğüm ancak Ömer’in böylesine dengesiz davranmasına göz yumması kendisini sandığı kadar iradeli ve gururlu olmadığını gösteriyor. Zaten dediğim gibi her karakterin kendi çapında sorunları var. Ve bu sorunlar kitabın asıl anlatmak istediğine çok güzel uyuyor. Herkesin ölmeden önce kesinlikle okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim...
Nasıl başlasam bilemiyorum kitabı yeni bitirdiğim için sonunun vermiş olduğu hüzünle doluyum. Sabahattin Ali’den okuduğum 2. kitaptı ve gerçekten bayıldım. Kitabın içerisindeki betimlemeler sanki kitap okumuyormuş da bir Türk filmi izliyormuşum gibi hissettirdi. Yusuf’un yaşadığı her türlü duyguyu iliklerime kadar hissettim. Başka ne söylersem okuma zevkinizi kaçıracağımı düşünüyorum o yüzden okuyun okutturun.
Tek kelimeyle HARİİİİKA bir finaldi. Öncesinde söylemem gerekirse serinin ilk kitabından sonra çok da bi beklentim olmadan devam ettim. Ama yazar çoğu serinin aksine her kitapta daha da harikalar yaratmış. Winter’ı okumadan önce serinin ara kitabı olan Levana’yı da okumanızı öneririm. Final kitabında bahsedilen küçük detayları ve son bölümlerde yazarın vermek istediği duyguları çok daha iyi algılarsınız. Okuyanların çoğu (yani yorumlarda gördüğüm kadarıyla) Winter karakterine pek ısınamamış. Lakin ben karakteri oldukça samimi ve cesur buldum. Kendine gün geçtikçe zarar vermeyi göze alarak bazı şeylerden vazgeçmesi ve bunu tamamen zalimlik olarak gördüğü için yapması dikkate alınması gereken bir özelliğiydi bence. Seride en sevdiğim çift Scarlet-Wolf olmasına rağmen Winter ve Jacin arasındaki çekim, kavuşamamalarının gittikçe bir aşka dönüşmesi çok hoşuma gitti. Son olarak dediğim gibi harika bir finaldi ve Ay Günlükleri Serisinin sevenlerinin mutlaka ama mutlaka okumasını öneririm.