Ey ruhum, sen de kendi Âdem'in olabilirsin. Ölüm gelmeden önce ölümün şartlarına bürünerek ölümü aşabilirsin. Sen de ölümün ötesini ufuklardan, sabah vakitlerinden, seherlerden, gece çilelerinden sorabilirsin, o değişmez mevsimin çiçeklerini, dizlerin kan içinde kalsa da inancın yüce dağ doruklarından toplayabilirsin.
Sözgelimi namazimiz1 niçin kilyoruz? Cehennem korkusu ve Cennet umudu ile mi? Namazi bu korku ve bu umut ile kilmak yanlis mi? Elbette degil. Fakat diyorlar, bir amelin Allah'in rizasi için olmasi bu korkunun ve bu umudun bir adim daha ötesindedir.O bir adim ötedeyse, biz artik ne cehennem korkusunu düsünürüz, ne cennet istiyakina kapiliriz. Amelimizi, sirf Allah'in emri böyle oldugu için ifâ ederiz. Bundan da bir karsilik beklemeyiz.
Yani cennet nimetini ya da cehennem azabini düsünmeden, o ameli sirf Allah'in emri oldugu için yerine getiririz.