cheblo

cheblo
dalga gider, sahili hatırla
Sen altı yedi yaşlarındayken, bir an bile yerinde duramazken ağabeylerinin hepsi okula gidince sıkıntıdan ne yapacağını bilemezdin. Sen ve ben, ikimiz, her gün dere kenarındaki yoldan babanın çalıştığı dükkâna kadar yürürdük. Sen, ağaç gölgelerinin güneş ışığını engellemesini sevmezdin. O ufak hâline rağmen hem güçlü hem de inatçı olduğundan tüm kuvvetinle elimden asılıp beni güneşli tarafa doğru çekerdin. Seyrek ve ince telli saçların ter içinde kaldığı için ışıl ışıl parıldardı. Bir yerin ağrıyormuş gibi kesik kesik nefes alıp vererek, "Anne, şu taraftan git, mümkün olduğunca güneşin olduğu yere doğru." Ben numaradan sana boyun eğermiş gibi davranıp kendimi senin ellerine bırakarak peşinden yürürdüm. "Anne, bak. Şu taraftaki aydınlık yerde bir sürü çiçek açmış Neden gölgeden gidiyorsun ki? O tarafa gidelim annecim, çiçeklerin açtığı tarafa."
Sayfa 148·Kitabı okudu
Reklam
Büyük ağabeyin on bir yaşına girdiğinde sen doğdun. Kız gibi bir oğlan olduğundan sen doğduktan sonra okuldan "Bebeği görmek istiyorum," diye bağırarak nefes nefese gelirdi. Senin gülüşünün çok güzel olduğunu söyleyip bir eliyle ensenden dikkatle destekleyerek kucaklar ve sen gülene kadar seni sallardı. Bir yaşını doldurduktan sonra seni kundakla sırtına alıp avluda zıplayarak dolanır, melodisini bile tutturamadan bir şarkı mırıldanırdı.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Ablama sırtımı döndüğüm an, yüreğime çimento dökmüş gibi ablam hakkındaki her şeyi, karışık, sıcak, dağınık olan her şeyi bir seferde tıkadığım o an, o ana yanlışlıkla değinmeden onunla görüşebilir miyim acaba? Farz edelim görüşebildim, ne söyleyebilirim ki?
Sayfa 134·Kitabı okudu
Hangi dönemde olursa olsun dürüstlüğünden ve sessizliğinden hiç ödün vermedin. Çalışmak içindeki yalnızlığın garantisiydi. İş, kısa dinlenmeler ve uykunun düzenli ritmi içinde yaşamını yalnız idame ettirebildiğin sürece, ışığın çizdiği dairenin dışında kalan karanlıktan korkmana gerek yok.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Vietnam Savaşı'na gönderilmiş bir Koreli birliğin hikâyesini de dinlemiştim. Onlar köydeki muhtarlığa kadın, çocuk ve yaşlıları toplayıp hepsini ateşe verip yakmışlar. Savaşta böyle yaptıkları için ödüllendirilen insanlar vardı ve o insanların bir kısmı bu anılarla Goanğcu'ya bizleri öldürmeye geldiler. Cecu Adası'nda, Çin'in kuzey batısındaki Kwantung ve Nanjing'de, Bosna'da ve Yeni Dünya dedikleri Amerika kıtasının her yerinde yaptıkları gibi genlerine işlemiş aynı zalimlikle.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Reklam