Bendeki ani değişim, Cesim'i rahatlatmıştı. Bunu hissediyordum. Çünkü yorulmuştu. Her şeyi düşünmek zorunda kaldığı için yorgun düşmüştü. Onun da artık özünde erlik vardı, hepimiz gibi. Emir almayı tercih ederdik. Vermekten kolaydı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir çoban düştü önüme, kuzuyla benim arama. Yaralı kuzu onu görünce sustu. Adam kuzunun yanına seğirtti. Onu şefkatle kucakladı. Abasının altına soktu. İncinen bacağını sıvazlayarak kırık olup olmadığını anlamaya çalıştı. Heybesinden çıkardığı kuru ekmeğe zeytinyağı dökerek avcunda peltemsi bir hamur yaptı. Hayvanın incinmiş bacağını ovuşturdu. Yaptığı merhemle yaranın üzerini sardı.
Uzun bir sessizlik oldu yamaçta. Kanat patırtıları duydum sonra. İki alakarga gelip tam kuzunun yanı başındaki kurumuş bodur ağaca kondu. Yanaklarındaki siyah lekeler, kanatlarındaki mavi tüyler hemen dikkati çekiyordu. Simsiyah derin gözlerinde yanıp sönen ışıltılar vardı. Göz bebekleri, bakışlarının erdiği her yeri doymak bilmeden emiyor, maddeyi çözümleyip sınıflandırıyor, hareket eden ve sabit duran şeylerin içinden akan zamanı ölçüp biçiyor, dünyanın görünen yüzeylerini, görünmeyen dehlizlerini, sürekli yer ve şekil değiştiren suretlerini, durağan ve oynak lekelerini algılıyor, tüm bunları o derin siyahlığın içinden dünyaya geri veriyordu.