Onu beklemiyordu, gelmeyeceğine emindi. O geçici bir yaz yağmuru, bir aydınlık fırtınasıydı. O kadar. Bununla beraber zihnine ve hayatına iyice yerleşmişti. Eve girerken, çıkarken, odasında kelimelerin ve fikirlerin peşinde dolaşırken, mutfağın kapısında, balkonda zaman zaman ona ve düşüncesine rastlıyor, bazı sözlerini tavırlarını hatırlıyordu.