Serkan Karakaş

Serkan Karakaş
@chosen7x
Öğretmen
Üniversite
İstanbul
12 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Zincire Vurulmuş Prometheus
7/10
·78 syf.··
2023 48. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2023 00:00
Günün birinde bir öfkedir sardı tanrıları, Birbirine girdi bütün ölümsüzler, Kimi der Kronos gitsin, Zeus otursun tahtina, Kimi Zeus'un hiç başa geçmesini istemez. (…) Türlü türlü adları olan anam Kaç kez öngörüşüyle söylemişti bana Nasıl kazanılır gelecek zamanlar, Güçle, zorla değil, akılla kazanılır demişti. (…) Bu durumda yapabileceğim en akıllıca şey Anamı dinleyip Zeus'tan yana olmaktı. Ben Zeus'u tutunca, o da beni tuttu. Ve bugün eğer koca Kronos ve birleşikleri Tartaros'un derin karanlıklarına girmişse, Benim bunu gerçekleştiren akıl yoluyla. İşte tanrıların kralına benim ettiğim hizmet, Buna karşı aldığım korkunç ödül de bu. Anlaşılan dostlardan kuşkulanmak Başa geçenlere özgü bir hastalık. Öncelikle şunu belirtmek gerekir Prometheus politik bir tragedya. Nietzsche, bir kitabında bütün organik yaşamın özü hükmetmektir demişti.Güçlünün güçsüzü ezmesinden ibarettir diyordu. Zincire Vurulmuş Prometheus da Titanlar ve Olimpysoslular arasındaki savaş ve hükmetme ile başlayıp yine Tanrıların Tanrısı Zeus’un kazanması ile devam eden bir kitap. Prometheus, insanlara ateşi vermiş bu yüzden de cezalandırılmıştır ama o cezasından pişmanlık duymak yerine bunu kabul etmiş ve Zeus’tan intikam alacağı gün için yaşayan bir kişiliğe bürünmüştür. Çünkü elbet Zeus da devrilecektir ve bunu Prometheus bilmektedir. Prometheus sadece dikbaşlılığı değil akılı da sembolize ediyor. Güç ile akıl savaşından elbet akıl galip çıkacaktır çünkü Zeus’un kazanmasını sağlayan da Prometheus’un verdiği akıl idi.
Edebiyat
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hiçbir şey ummuyorum,özgürüm
8/10
·348 syf.··
2023 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 00:00
Öncelikle Kazancakis ile bu kadar geç tanışmanın verdiği hüzün ile başlayayım incelememe. Nobel Ödülünü sadece 1 oy ile Albert Camus’ya kaptıran ve Camus’nün de ödül aslında Kazancakis’in hakkıydı diyebilecek kadar önemli bir yazar kendisi.. Zorba,bir sıfat değil bizzat kitabın başkarakterlerinden birinin adı:Aleksi Zorba. Günün birinde tesadüf eseri Patron lakabıyla bilinen biri ile tanışması ve akabinde birbirlerinden öğrenecek çok şeyi fark etmeleri ile başlayan dostluk. Aslında gece ile gündüz,doğu ile batı kadar farklılar ama bu farklılık birbirlerini sevmelerine engel asla değil. Kazancakis Nietzsche’den etkilenmiş çünkü Patron Apollon, Zorba ise Dionysos gibi yaşıyorlar hayatlarını.Biri düzeni öteki ise zevk,eğlence ve sefayı temsil ediyor. Bu analoji üzerinden şekilleniyor hikayeleri,dostlukları. Zorba’nın dünya görüşünü sevdim. Kadınlar hariç diğer konularda hemfikirim. Edebiyatın eril dili karşımıza çıkıyor ne yazık ki.. Bukowski yaşama sevincimi sigortalı bir iş karşılığında sattım diyordu.Zorba ise Patrona, özgür değilsin senin boynundaki ip diğer insanlarınkinden daha uzun hepsi bu kadar diyerek güzel bir gönderme yapmış. Sonu böyle bitmesin dediğimiz ne varsa öyle bittiği için unutulmaz oluyor aslında. Zorba romanında da bunu görüyoruz. Her insan Zorba ile tanışabilir ama herkes onu anlayamaz, hayatında onun gibi birini barındırmaz çünkü tanımak istemez en başta. Belki de tanısa çok başka sevecek ama fırsat vermez insanoğlu buna. İyi ki tanıdım seni Zorba.
1000Kitap
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,5bin okunma
Ben Kirke
6/10
·408 syf.··
2023 45. kitabı
Açıkçası mitoloji bilgisi az olan biri bile kitabı alıp okuyabilir. Hayatında bir kez Troy filmini izlemiş biri bile ben bu isimlere aşinayım diyecektir bölüm bölüm.. Kitap bana çok hitap etmedi diyebilirim. Daha evvel okuduklarımdan mı, büyük hevesle başladığımdan mıdır bilmem fakat kitab ben de öyle büyük bir etki bırakmadı. Yazarın dili oldukça akıcı, oturduğunuz da sizi içine çekiyor ancak anlamlandıramadığım bir şey var ve o şey de ‘eksik’ duygusu uyandırıyor ben de. Okunabilir bir kitap diyeyim ve lafı uzatmayayım. Zeus, Athena,Hermes,Odysesus… gibi mitolojik isimlerle harmanlanmış mitolojik bir kitap.
1000Kitap
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
Pal sokağı çocukları
8/10
·235 syf.··
2023 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2023 12:34
Bülbülü Öldürmek’i okurken o çocuksu, yalın dili; kitabın ortalarındaki mahkeme sahnesine gelmesiyle bambaşka bir duruma bürünmesini hayranlıkla okumuştum. Okurken farklı bir bölüme bürünen kitapları seviyorum. Pal Sokağı Çocukları’nda da tam olarak böyle oldu işte. Yalnız kitabın son 30 sayfasında ortaya çıktı bu durum. Çocuk masumiyeti diye bir bahis var ve biz büyüdükçe bunu kaybettik, derin düşüncelere gark etti beni bu durum. Çocukluğumu özlediğimin farkına vardım, tek derdimin boş arsamda top koşturup,misket oynayıp tek acımın dizlerimdeki yara izlerinin olduğu zamanları. Keşke hep çocuk kalsaydım.. Ah Nemecsek, neden böyle oldu ki. Üzdün çünkü vatanı gibi sevdiğin arsanı göremedin; sevindirdin mabedine tuğlaların örüldüğü inşaatı görmeyeceksin. Bunca çaba böyle mi sonlanacaktı hıı? Zengin-fakir ayrımını, sınıfsal farkı nasıl da yüzümüze yüzümüze vurdun öyle. İçeride son saatlerini yaşayan bir çocuk ve tek derdi belki 1 defa giyeceği takım elbisesinin yetişmesi olan,bol sıfırlı hesabı olan ama karekteri,empatisi sıfır olan bir burjuva. Nemecsek umurunda neden olsun ki!
Edebiyat
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
İki Şehrin Hikayesi
9/10
·494 syf.··
2023 43. kitabı
The Lost dizisinde sürekli brother diyen, bir adada yıllarca 108 dakikada bir tuşa basan Desmond adında bir karakter vardı. Charles Dickens’ın tüm romanlarını defalarca okumuş tek bir romanı kalmıştı.Romanı bantlarla kapatmıştı ve ölmeden önce okumak istediği son kitap olacaktı.Ölmeye yakın hissettiği bir zamanda bantları söküp kitabı açtı ve içinden sevgilisinin notu çıkmıştı, okuduktan sonra ölmekten vazgeçmişti. Bu kısa betimlemeden sonra Charles Dickens’ı okumak böyle bir şey işte. Dönemi tüm çıplaklığıyla size hissettirip yaşanmışlık hissini verir ve yaşamaya başlarsınız yahut unuttuğunuz için yaşamayı tekrar hatırlatır. Kitap edebiyat tarihinin en iyi başlangıcını yapıyor: “Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık.Hem inanç devriydi hem de kuşku.Aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı.Hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu.” Girişi okurken günümüz Türkiye’nin özetini görür gibi oldum ben. Ruhban sınıfı, teokrasiye karşı ayaklanan halk devrimi gerçekleştirmişti umarım biz de kendi devrimimizi gerçekleştiririz. Kitap Londra ve Paris şehirlerinde geçiyor, adı da buradan geliyor zaten. 1789 Fransız İhtilal’i öncesi ve sonrasında yaşanılanları arka plana alıp aşk,ihanet,kaos sarmalına takılarak anlatıyor. Özgürlük isteyen halkın aslında bunun sınırlarını da aşarak nasıl intikam duygusu ile rövanşist davrandığını görüyoruz. Özgürlük sınırları belli olduğunda anlamını tamamlıyor hep. İhtilal arka planında fedakarlığın en güzelini yaşatan Sdyney Carton. Bir ölüm en fazla ne kadar ölümsüz olabilir gösterdi bizlere. Sevdiğin ve çocuğunla mutlu isen bayan Lucie bu Carton sayesindedir. Doktor Manatte karakteri daha baskın olacak diye bekliyordum bu açıdan ters köşe etti kitap beni
1000Kitap
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,4bin okunma