10/10
·307 syf.·
2026 34. kitabı
Fatih Yaşlı’nın Halkçı Ecevit adlı çalışmasının, Bülent Ecevit’in siyasal çizgisini tarihsel materyalist bir perspektiften ele alması bakımından önemli bir katkı sunduğunu belirtmek gerekir. Buna karşılık Mustafa Çolak’ın Bülent Ecevit: Karaoğlan kitabı daha çok liberal bir çerçeveye yaslanmakta; yer yer Türkiye siyasetini açıklarken merkez-çevre yaklaşımının izlerini taşımaktadır. Bu durum, iki eserin aynı siyasal figüre farklı metodolojik ve kuramsal pencerelerden bakmasına olanak sağlamaktadır. Bununla birlikte, Çolak’ın çalışması Ecevit’in yaşam öyküsünü ve siyasal serüvenini bütünlüklü bir biçimde özetleyebilmesi açısından başarılı bir eser olarak değerlendirilebilir. Kitap yalnızca Ecevit’in kişiliğini, karakter özelliklerini ve siyaset anlayışını anlamaya imkân vermekle kalmamakta; aynı zamanda Türkiye siyasal tarihinin kritik dönemeçlerini de okuyucuya sunmaktadır. Ecevit’in gazetecilik yıllarından CHP içerisindeki yükselişine, “ortanın solu” söyleminin inşasından demokratik sol anlayışının şekillenmesine kadar uzanan süreç, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümleriyle birlikte ele alınmaktadır. Bu yönüyle eser, yalnızca bir siyasetçi biyografisi olmanın ötesine geçmekte; Cumhuriyet sonrası Türkiye’nin siyasal gelişim çizgisini Ecevit ekseninde takip etmeyi mümkün kılan bir çalışma niteliği kazanmaktadır. Her ne kadar kuramsal çerçevesi bakımından eleştiriye açık yönleri bulunsa da, Ecevit’i ve onun içinde şekillendiği tarihsel bağlamı tanımak isteyen okurlar için faydalı bir giriş kitabı olduğu söylenebilir.
Düşünce
Bülent Ecevit KaraoğlanMustafa Çolak · İletişim Yayınları · 201660 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 28. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:46
Kazım Karabekir, harbiyelilerin mümtaz temsilcilerinden, Balkan Savaşında Edirne’de, cihan harbinde Çanakkale Cephesinde, Irak Cephesinde, Doğu Cephesinde bulunmuş; mütareke devrinde 15. Kolordu Komutanı olarak Erzurum’a görevlendirilmiştir. doğudaki milli direnişin başı olmuş, Mustafa Kemal’in askerlikten istifasının ardından”ben ve kolordum emrinizdeyim paşam” sözü kilometre taşı olmuş, Kars, Ardahan Artvin’i kurtarmış İstiklal Harbinin önemli komutanlarından birisi, yetimler babası… Ancak Lozan Ant ve Cumhuriyetin ilanıyla bir şekilde fikirler ayrılıyor. Karabekir, önce muhalefet partisinde sonra maalesef İstiklal Mahkemesinde yılları sonra da yine chp milletvekili ve maalesef erken gelen bir ölüm… Tüm bu sebeplerle bu kitap tabiiki de benim için önemli bir kitaptı. Okuyacaklara tavsiyem dönemle ilgili altyapınız yoksa başka hatıratları vs’yi okumadıysanız bu kitaptan başlamayın. Okuması zor ve yorucu. Hatırat olduğu için de bolca öznellik var, dönemin siyasi havası da yansımış tabii üsluba. Muhakkak haklı oldupu konular olmakla beraber biraz “ben” üslubunu fazla buldum kitapta, başka anılarda aksini okuduğum şeyler de vardı. Ben içimden ne olursa olsun askerliği bırakmasaydı diye geçirdim, böyle bi hayata askerlikten emekli olmak yakışırdı sanki. Sözün özü hatıratlara hep bi “acaba”yla yaklaşmak gerektiğini ve şu anektodu unutmayalım. Atatürk ölüm döşeğindeyken Karabekir’le görüşmek istemiş, teklif kendisine ulaşmamış, bunu öğrenince kızı Karabekire gider miydin diye soruyor Karabekir:”Tabiiki giderdim, o Mustafa Kemal’dir gel dediği zaman gidilir.”
Paşaların KavgasıKazım Karabekir · Truva Yayınları · 2023332 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·280 syf.··
2022 110. kitabı
Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956), Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden biridir. Şiirlerinde genellikle bireysel temaları (yaşama sevinci, aşk, yalnızlık, ölüm korkusu) sade, akıcı ve içten bir dille işlemiştir. En ünlü eseri olan “Otuz Beş Yaş” şiiri, 1946’da CHP Şiir Yarışması’nda birincilik kazanmış ve Türk edebiyatının kült şiirleri arasına girmiştir. “Bütün Şiirleri” (veya “Otuz Beş Yaş” toplu şiirleri) içinde yer alır ve şairin ölüm, zamanın geçişi ve yaşlanma kaygılarını en yoğun biçimde yansıtır. Asım Bezirci, şiirleri yayım tarihlerine göre kronolojik olarak sıralamıştır. Kitap şu bölümlerden oluşur: Sunu — Asım Bezirci’nin sunuş yazısı. Şiir Üstüne — Tarancı’nın bir röportajı / şiir üzerine düşünceleri. Öncekiler (23 şiir) — Erken dönem, kitaplara girmemiş şiirler. Ömrümde Sükût (1933, 21 şiir). Aradakiler (81 şiir) — Dergilerde kalmış ara dönem şiirleri. Otuz Beş Yaş (1946, 108 şiir) — Şairin en ünlü ikinci şiir kitabı. Düşten Güzel (1952, 35 şiir). Sonrakiler (6 şiir) — Geç dönem ve ölümünden sonra yayımlananlar. Çeviri Şiirler — Baudelaire, Verlaine, Apollinaire gibi şairlerden çeviriler. Temalar ve Tarancı’nın Şiir Anlayışı Tarancı’nın şiirleri genel olarak:Yaşama sevinci, aşk, doğa, yalnızlık ve ölüm korkusu etrafında döner. Sade, akıcı, içten ve halk diline yakın bir üslup kullanır. Hece ölçüsünü ustaca benimser. Hiçbir akıma sıkı sıkıya bağlı kalmamıştır; bireysel ve hümanist bir sesi vardır. Behçet Necatigil’in ifadesiyle: “Yaşamanın ve aşkın güzelliğini öven, ölümün üstünlüğünü vurgulayan, Türkçeyi bütün tatlılık ve anlatım gücüyle şiire geçiren” bir şairdir. Önemi Tarancı’nın dağınık dergi şiirlerini bir araya getirerek kalıcı bir külliyat oluşturur. Okuyucular ve araştırmacılar için temel referans kitaptır. Türk şiirinde bireysel
Otuz Beş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Can Yayınları · 202014,1bin okunma
Kitap üzerine ayrıntılı incelemem
10/10
·440 syf.·
2026 33. kitabı
Fatih Yaşlı'nın Halkçı Ecevit adlı çalışması, Türkiye siyasal tarihinin 1960-1980 dönemini tarihsel materyalist bir perspektifle ele alan önemli eserlerden biridir. Kitap yalnızca CHP'nin bu dönemde izlediği siyaseti kronolojik olarak aktarmakla kalmamakta, aynı zamanda siyasal gelişmeleri sınıf ilişkileri ve toplumsal güç dengeleri üzerinden analiz etmektedir. Konuyu daha geriden ele alacak olursak, 1925 yılında Şeyh Said İsyanı'nın ardından çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu, hükümete olağanüstü yetkiler tanımış ve yalnızca isyan hareketlerine karşı değil, aynı zamanda sosyalist, komünist ve sendikal faaliyetlere karşı da kapsamlı bir baskı rejiminin kurulmasına zemin hazırlamıştır. Takip eden yıllarda Türkiye'de sol hareketler, sendikalar ve çeşitli emek örgütleri sürekli olarak baskı altında tutulmuş; tutuklamalar, parti kapatmalar ve örgütlenme yasakları uzun yıllar boyunca siyasal yaşamın belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Bu dönemde 1 Mayıs kutlamaları ortadan kaldırılmış, Cumhuriyet'in resmî ideolojisi ise sınıf çatışmasını reddeden ve toplumu "sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitle" olarak tanımlayan solidarist bir anlayış üzerine inşa edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından şekillenen Soğuk Savaş koşullarında Türkiye'nin Batı blokuna eklemlenmesiyle birlikte antikomünizm devlet politikalarının merkezî unsurlarından biri haline gelmiştir. Bu durum, zaten sınırlı olan sol siyasal alanın daha da daralmasına yol açmıştır. Bununla birlikte, 1950-1960 arasındaki Demokrat Parti iktidarının ardından gerçekleşen 27 Mayıs müdahalesi ve sonrasında hazırlanan 1961 Anayasası, Türkiye tarihinde görece daha özgürlükçü bir siyasal ortam yaratmıştır. Sendikal hakların genişlemesi, grev ve toplu sözleşme imkanlarının tanınması, üniversite gençliğinin ve çeşitli
Düşünce
"Halkçı Ecevit"Fatih Yaşlı · Yordam Kitap Yayınları · 202038 okunma
Puan vermedi·252 syf.··
2026 10. kitabı
Haşhaş ve Emperyalizm Aytunç Altındal Prof Osman Nuri Koçtürk “SSCB’nin ve ABD’nin gizli silahlar kullanarak yoksul ülkelerde tarımı ve iklimi değiştiriyorlar” Phoenix: iklim savaşları “12 Mart’ta CIA var, haşhaş var…” İhsan Sabri Çağlayangil 1971 dışişleri bakanı CHP devletin partisi Esrar bitki değildir. Hintkenevirinden üretilir Afyon haşhaşı bitki halinde bir uyuşturucu değildir Maruhuana eskiden ABD de satışı olan yasal bir şeydi. Alkol yasaktı. Sonra tam tersi oldu Türkiye’de 1930’da devlet eroin fabrikası kurdu. Paşabahçe’de ZEN, Budist öğreti içinde bir kavramdır ZEN, aklı eğiterek kendi işlev yapısına göre, kendi kendinin sorumlusu, hakimi kılmayı öngörür ZEN, aklın tüm bireysel ve çevresel baskılardan arınarak bilinmeyenlere varabilmek amacıyla yapacağı gerçek özgür düşünmeyi hazırlayan yöntemdir ZEN için önemli olan an dır Kamasutra: ilk seks kitabı Uyuşturucu devrim aracı olarak kullanıldı. Uyuşturucu devrimciler arasında özendirildi. Kullananlar devrimi boşlamaya başlayınca sadece eylem zamanında kullanıldı Hasan Sabbah gibi Uyuşturucu kullanan kendi içinde devrim yapar. Sonra çevresine karşı eyleme geçer. Kafasının içindeki gerçeği serbest bırakır. Örgütler bu mantıkla çalıştı ABD ve uyuşturucu: 1- Zencileri sakinleştirmek için kullanıldı 2- Devrimci insan olsunlar diye kullanıldı 3- Toplumu bozmak için kullanıldı 4- Toplumu daha kolay idare etmek için kullanıldı Uyuşturucu teşviki için: 1- Devrim 2- Tanrısal bilinç 3- Sanat için kullanıldı Haçlılar “esrar ve suikast”i Avrupa’ya taşıdı Tapınakçılar haşhaşileri örnek aldı
Haşhaş ve EmperyalizmAytunç Altındal · Alfa Yayınları · 201673 okunma
İhtilal ve İnkılap
Puan vermedi
Atatürk devrimi için birinci el bir kaynak olması açısından ve altı okun birinci dilden CHP'nin genel sekreterinin dilinden açıklanması açısından muazzam önemli bir kitap. Üstad Recep Pekerin altı okta kemalizmde Atatürk devrimindeki etkisi rolü çok büyüktü. Zira o CHP'nin kuruluş belgesinde imzası bulunan ikinci kişiydi, genel sekreterdi, ülkü halkevlerini mecmuasının imtiyaz sahibi genel yönetmeniydi, Bir dönem başbakanlık yapmıştı. Türkiye'ye devletine vatanına her zaman hizmet eden bir kişiydi. İyi bilirdik. Okunması gereken bir kitap...
Duygu ve Düşünce
İnkılap DersleriRecep Peker · İletişim Yayınları · 19849 okunma