Ekonomide devletçilik adına bazı yeni önlemler alan hükümet, bu önlemleri anayasaya ve parti programına da ekledi. 1931 yılında devletçilik, diğer beş ilkeyle birlikte CHP programına da girdi. 1935 yılında Kemalizm adıyla adlandırılan program, 1937’de Anayasa’ya da eklendi. Böylece kendisini devlet partisi olarak ilan eden CHP, devletçilik adı altında otoriter bir rejim benimseyerek âdeta bir dikta yönetimine dönüştü.
DP iktidarı ile CHP arasındaki sertleşen siyasi mücadele, CHP'yi yeraltına itebilir ve sivil ayaklanmaların çıkmasına yol açabilir. Böyle bir durumda, ABD'nin Türkiye'deki faaliyetleri ile sahip olduğu stratejik varlıklar tehlikeye girebilir.
Sadece Ahmet Hamdi Tanpınar ya da Yahya Kemal değil, İdris Küçükömer Niyazi Berkes, Cemil Meriç de Türkiye modernleşmesinin ıskaladığı adamlardır.
Modernleşmeciler, bu adamları hiçbir zaman tam anlamıyla anlamamışlardır, okuyamamışlardır bile. Bunlar akılları ve vicdanları görece özerktir. Niyazi Berkes bu ülkenin yetiştirdiği en olgun kemalisttir bence, ama yurt dışına kaçmak zorunda kalmıştır. Derste Marx anlattığı için kovulmuştur bu ülkeden. İdris Küçükömer CHP muhafazakardır dediği için soldan aforoz edilmiştir. Cemil Meriç bu ülkede "Ben komünist'im" diyen ilk adam olmasına rağmen soldan çok muhafazakarlar tarafından okunmuştur uzun yıllar.
Sol korkusu nedeniyle tarihsel bakımdan bir önceki çağa ait sınıf ve ideolojilerle işbirliği yapan, ortaçağ değerlerinden beslenen güçlerle ortaklık kurarak kendi solunu bastıran Cumhuriyet'in kurucu güçleri ve ordu, bugünkü dramatik tabloyu hazırladı.