kundaklanmış petrol kuyuları gibi sürekli yanan bir ateşi nereye gömebilirdim ki içimde, yüreğimdeki oyuklar yetmemişti buna, ellerim yanmıştı, dışarı atmak zorundaydım, yaşayabilmek için.
uzam,
zaman,
boyut,
oluş,
gelecek,
ilerisi,
varlık,
varolmayış,
ben,
ben olmayan,
hiçbir şey ifade etmiyorlar bana;
ama bir şey var
bir şey ifade eden,
tek bir şey
bir şey olan
ve hangi kapıya
çıkacağını
hissettiğim:
bedenimdeki
ıstırabın
varlığı,