9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Fransa'ya yapmış olduğu gezi merkezli değerlendirmelerin yer aldığı bir eser. Fransa özelinde ülkemizin batılılaşma serüveni, batıcı aydınların görüşleri eleştiri süzgecine tâbi tutulmuş, kendi öz benliğimizi korumanın asıl doğru nokta olduğu savunulmuş. Her biri bir kaç sayfadan oluşan yirmi beş bölüm mevcut. Yer yer güzel tespitler ve çıkarımlar sözkonusu.
Batı NotlarıNuri Pakdil · Ketebe Yayınları · 20241,690 okunma
“Yaşamak mı, Not Defteri mi?”
5/10
·216 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:03
Cahit Zarifoğlu ’nun Yaşamak adlı eserini büyük beklentilerle okumaya başlamıştım oysaki.. Ancak kitap bende beklediğim etkiyi bırakmadı. Öncelikle eser, kronolojik bir bütünlükten oldukça uzak. Bir günlük ya da hatırat okurken yazarın hayatındaki olayları belirli bir sıra içinde takip etmeyi beklerken, burada birbirinden kopuk notlar ve düşüncelerle karşılaştım. Bu durum bende kitabı takip etmeyi oldukça zorlaştırdı. Kitabın beni en çok zorlayan yönlerinden biri de duygusal ve edebî yoğunluğunun beklediğim kadar güçlü olmamasıydı. Cahit Zarifoğlu ’nun şiirlerindeki etkileyici dil ve imge dünyasını bu eserde bulamadım. Birçok bölüm bana kişisel notların derlenmiş hâli gibi geldi ve eserle gerçekten güçlü bir bağ kurmama ciddi bir engel oluşturdu. Ayrıca kitap boyunca aktarılan düşünce ve gözlemlerin bana yeni bir bakış açısı kazandırdığını ya da unutulmaz bir iz bıraktığını söyleyemem. Hatırat türünde eserlerden genellikle döneme, insana veya hayata dair çıkarımlar edinmeyi beklerim. Ancak Yaşamak , benim için bu beklentiyi hiç karşılayamadı. Eserin parçalı yapısı ve sürekli konu değiştiren anlatımı okuma sürecini bende ciddi anlamda yorucu hâle getirdi. Bu nedenle kitabı bitirmiş olsam da okuma deneyiminden keyif aldığımı söyleyemem. Elbette kitabın sevenleri, bu dağınık yapıyı yazarın iç dünyasının doğal bir yansıması olarak değerlendirebilir. Ancak benim açımdan bakıldığında, Yaşamak düzenli bir anlatı, güçlü bir edebî atmosfer ve okura belirgin bir kazanım sunma konusunda yetersiz kalan bir eser oldu. Puanım: 5/10 Sağlıklı okumalar dilerim.
Edebiyat
YaşamakCahit Zarifoğlu · Ketebe Yayınları · 202211,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Vakıf İleri
9/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Isaac Asimov’un hikayeyi anlatma gücünün bir bilim insanı olmasına rağmen ne kadar başarolı olduğu diğer kitaplarında olduğu gibi tekrar görüyoruz. Önceki kitaplarında olduğu gibi ilgi çekici bir konuyu ustalıkla ele alıyor ve Vakıf Kurulurken kitabını bıraktığı yerden aynı başarıyla devam ettiriyor. Özellikle Vakfın nasıl kurulduğunu anlatış biçimi ve Hari Seldon’un düşünce dünyasını ve duygularını yansıtma şekli oldukça etkileyici. Diğer karakterlerle olan sancılı ilişkilerini ve sevdiği insanlara yaklaşım tarzı kitaba ayrı keyif katıyor. Asimov, bilimsel detaylara yer verirken okuyucuyu zorlamamayı başarıyor; karmaşık konuları sade ve anlaşılır bir dille açıklayarak ilerliyor. Her ne kadar bazı bölümlerin zaman zaman uzatıldığını düşünsem de kitabı bitirdiğimde bu detayların aslında gereksiz olmadığını fark ettim. Hikâyeye derinlik kazandıran bu anlatım, genel deneyimi daha da zenginleştiriyor. Sonuç olarak, yalnızca bilim kurgu severler için değil, günümüz dünyasına dair çıkarımlar yapmak isteyen herkes için örnek alınabilecek nitelikte bir eser. Isaac Asimov Vakıf İleri
Edebiyat
Vakıf İleriIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 2021972 okunma
9/10
·352 syf.··
2026 7. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 20:42
biraz zor bir kitaptı açıkçası, hem ruhen hem de bedenen çok yordu beni. yaklaşık bir yıl önce aldığım bu kitabı okuması çok yavaş sürdü ancak ikinci kısımın ortalarından sonra beni öyle bir çekti ki içine, öyle bir okuduklarımı yaşattı ki bana psikolojik olarak… sanki karakterin orada yaşadığı her şeyi ben de yaşıyor gibiydim. o düşünceler sadece onun düşünceleri değildi artık, benim de düşüncelerimdi. günümüzde yaşanan onca şey aklıma geldikçe okuduğum her bir cümle benim için daha da anlamlı hale geldi. bilmiyorum, belki parti yaptığı şeyde haklıydı; bir bakıma parti aslında doğru olanı yapıyordu. ama işte, diğer yanda da benim şu anda bu incelemeyi yazabiliyor olmamın bile, hatta okuduğum bu kitap hakkında düşünüp kendimce çıkarımlar yapabiliyor olmam bile özgürlük tanımına girerken parti’yi ve yaptıklarını destekleyemiyorum. kitaptaki gibi işte, çiftdüşün yapıyorum. güzel bir kitaptı. 5 yıldızı hak ediyordu. ancak ben, o final ile birlikte winston’u affedemiyorum.
1984George Orwell · Panama Yayıncılık · 2021200,4bin okunma
UYANIŞ MI VAZGEÇİŞ Mİ?
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Bu kitapla ilgili inanılmaz çıkarımlar varsayımlar sebep sonuçlar yazmak mümkün.. 1600'lü yıllarda yazıldığını düşünürsek hayran olmamak gerçekten elde değil. Don Kişot tanıdığım en şapşal, tatlı ve komik, kendi iç dünyasında bir adalet anlayışı olan illüzyonlardan var edilmiş bir karakter olmasına rağmen nasıl bu kadar gerçek hissettirebilir kendini bana bilmiyorum.. Retorik anlamda gelişmiş konuşma ve ikna becerisine sahip biri. Onun kitaplara ve okumaya düşkün olduğunu biliyoruz ve aslında bu kahramanlığa özenmesi gayet doğal değil mi?(haha bi an onun avukatı gibi hissettim) Uzun zaman sonra bir karakterin beni bu denli etkilemesi öyle ruhuma dokundu ki son sayfaları okumaya yüreğim zor el verdi.. Evet, hepimiz aslında kendi hayatlarımızın kahramanı değil miyiz.. onun da tam olarak yapmaya çalıştığı buydu. Birisi olmak, bir şeyler başarmak, en çok da kendine kanıtlamak istemesi her ne kadar aşık olduğu kadın için yaptığını söylese de bütün bunları kendini kanıtlama çabası mevcut. Süreklilik onu ayakta tutan şey, bir şeylerle mücadele ettiğine inanmak ve yenmek onu hayatta tutuyor. Peki kendini bulabildi mi Don Kişot bunu soruyorum kendime? Kendi yolumda ben de kendimi ararken, aslında bazen gerçeklere ben de nasıl göz yumdum diye sordum kendime. Zira gerçekler ağırdır kabullenmesi tıpkı köyüne dönmenin ona aslında bir hiç gibi hissettirmesi gibi. Bütün bu zaman boyunca kendini mi kandırdı yani? Gayesi hiç görmediği bir kadına olan kavuşma arzusu diye kendine inandırdığı.. Her şeye rağmen Don Kişot bize cesur olmayı ve korkmamayı öğretiyor aslında gerçek yenilmez bir savaşçı olmamasına rağmen öyle olduğuna inanması garip bir şekilde manipülatif etkiler yaratıp işe yarayabiliyor. Bir şeye ne kadar inanır öyleymiş gibi yaparsan ona dönüşmen gibi. Biraz da bu açıdan
Don KişotMiguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202127,5bin okunma
NASIL YAŞANIR?
7/10
·432 syf.·
2026 14. kitabı
Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış. Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202635 okunma