Neyin ne vakit olduğu hatta kendisinin ne vakit doğduğu hiç önemli değildi bununla ilgili konuşulabilecekler ve çıkarımlar önemliydi zaten de hep yapılan buydu
Kendi görüşümü anlatmaya başlamadan önce, ne çeşit bir görüş olduğunu ve ne çeşit bir görüş olmadığını kısaca açıklamak istiyorum. Bize Chicago gangsterleri dünyasında bir adamın refah içinde ve uzun bir hayat yaşadığı söylenmiş olsaydı, bu adamın ne çeşit bir adam olduğu konusunda bazı tahminler yürütebilirdik. Bu adamın örneğin hızlı tetik çekebilme, sert olma ve sadık arkadaşlar edinebilme benzeri niteliklere sahip olacağını beklerdik. Bunlar kesin doğru çıkarımlar olmak zorunda değildir; fakat eğer bir adamın hayatta kaldığı ve başarılı olduğu ortam hakkında bir şeyler biliyorsanız, o adamın karakteri hakkında bazı çıkarımlarda bulunabilirsiniz.
Bu kitabın savı; bizlerin ve bütün diğer hayvanların, genlerimiz tarafından yaratılmış birer makineler olduğumuzdur.
Varlık'ı bütünüyle ihata edemem ama onun hakikatine yaklaşmak için bir çaba içerisinde olabilirim. Sahih bir kavrayış zihnim de değil, var olma hâlinde ortaya çıkar. Zihinsel kavrayış, varlıksal anlamanın bir uzantısıdır. Dolayısıyla Varlık'ın idrakı ve anlaşılması zihinsel değil varoluşsal bir eylemdir. Bu yüzden Molla Sadra "Bilgi, varlığın bir türüdür." der. Bilgiye ve bilmeye dair tüm önermeler ve çıkarımlar, Varlık'tan çıkar ve yine Varlık'a geri döner. Nihai kertede bilmek, olmak demektir. Olmadan bulamazsın. Bulmadan bilemezsin. 
Varlık'ın idraki ve anlaşılması zihinsel değil varoluşsal bir eylemdir. Bu yüzden Molla Sadra “Bilgi, Varlık'ın bir türüdür.” der. Bilgiye ve bilmeye dair tüm önermeler ve çıkarımlar, Varlık'tan çıkar ve yine Varlık'a geri döner. Nihai kertede bilmek, olmak demektir. Olmadan bulamazsın. Bulmadan bilemezsin.
“Son Vaka” (The Final Problem) – Sherlock Holmes
Sherlock Holmes, Londra’da uzun süredir devam eden ve birbirinden bağımsız gibi görünen suç olaylarını incelerken, bu olayların aslında tek bir merkezden yönetildiğini fark eder. Banka dolandırıcılıkları, şantajlar, sahte belgeler ve siyasi komplolar arasında görünmeyen bir bağ vardır. Holmes, yaptığı titiz gözlemler ve çıkarımlar sonucunda tüm bu suç ağının arkasında “suç dünyasının Napolyon’u” olarak anılan Profesör Moriarty’nin bulunduğunu ortaya çıkarır.
Profesör Moriarty, dışarıdan bakıldığında saygın bir akademisyen gibi görünse de aslında Avrupa’nın en güçlü suç örgütünü gizlice yöneten bir dehadır. Matematik alanındaki olağanüstü zekâsını suçları planlamak ve iz bırakmadan organize etmek için kullanmaktadır. Londra’daki birçok büyük suçun doğrudan ya da dolaylı olarak onun kontrolünde olduğu anlaşılır. Holmes, Moriarty’nin sistemini çökertmek için deliller toplamaya başlar ve bazı adamlarını yakalatmayı başarır. Ancak bu durum, Moriarty’nin dikkatini tamamen Holmes üzerine çeker.
Moriarty, Holmes’un kendisi için ciddi bir tehdit olduğunu fark eder ve onu ortadan kaldırmak için plan yapar. Holmes da bunun farkındadır ve artık bu mücadelenin sadece bir soruşturma değil, ölümcül bir satranç oyunu olduğunu bilir. Moriarty’nin adamları Holmes’u takip etmeye başlar. Bu süreçte Holmes, yakın arkadaşı Dr. Watson’ın zarar görmemesi için onu bilinçli olarak olaylardan uzak tutar ve güvenli bir şekilde Londra’dan uzak bir yere gönderir. Watson, Holmes’un ani ve gizemli davranışlarını tam olarak anlayamaz ama onun ciddi bir tehlike altında olduğunu hisseder.
Holmes, Londra’dan ayrılarak Avrupa’ya geçer. Amacı Moriarty’nin planlarını bozmak ve onu doğrudan karşı karşıya gelmeye zorlamaktır. Bu kovalamaca boyunca Holmes
Övgüde bulunmak isteyen biri yalnızca kendisi ile aynı fikirlerde olmayan farklı çözümler sunan birini övmelidir,aksi takdirde kendini övmüş olur.Bundan vazgeçilmezse bedeli ağır olur.Bu beni övüyor haklı olduğumu tasdik ediyor gibi aptalca çıkarımlar bizim gibilerin hayatını mahvediyor,eşekleri bizim mahallemize getiriyor.
(Milli maça çıkacak oyuncuları aşırı övmeler,onlarıda hatalara sürükler,gerçi gerek siyasetde veya hayatın başka alanlarında bu aşırı övgüleri rahatlıkla gözlemleyebiliriz.Birisi farklı bir şey söylediği zaman onun düşmanı oluruz.)