ARALIKSIZ ANIMSAMA
10/10
·339 syf.·
2025 5433. kitabı
Sıradışı bir kurgu, bu ay karşıma çıkan kitaplar, içsel seçimler ve bunları demleme sürecinde yepyeni bir düşünce algısına sürükleyen kitap içeriklerinin keşfiyle donatılmış gibiyim. Sürekli insan ilişkileri, yaşam üzerine yazılan eserler yerine insani bütün sihirli his ve dokunuşlara dokunuyor olmak insanda yepyeni ışıkları aydınlatıyor. Yaşamın bize sunulan öğretilmiş bilgilerin dışına çıkmak istiyorum diyorsanız, bu kitapla başlayın derim. Bu arada bu kitabın filmi varmış yeni keşfettim şimdi izleyeme gidiyorum (Birebir aynı olması beklentisini düşürün, yeni bir bakış açısı olması sorun olmamalı.) Filmin ADI :Çıldırış (türkçe çevirisi böyle yapılmış) Anlamlı okumalarınız olsun. (kitabı okuyanların yorumlarını merak ediyorum, buraya yorumlarınızı yazabilirsiniz. )
Yıldız GezginiJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,3bin okunma
10/10
·83 syf.··
2025 9. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 00:54
Satranç, kendinden kaçan bir adamdan ziyade kendini bulmaya çalışan bir adamın hikayesi. Satranç'ı tek kelime ile tanımlamamı isteseydeniz, herhalde o kelime "ÇILDIRIŞ" olurdu. Hiçliğin ortasında satranç oynadınız mı? Zweig bunu yapmış hem de mükemmel bir şekilde başarmış. Bu kitabı okurken resmen bambaşka bir dünyaya gidip geldim. Stefan Zweig’ın savaşlara olan nefretini ve bu savaşların insanlar üzerindeki etkilerini daha önce bir kaç kitabında rastlamıştım. Ama Satranç kitabı gerçektende de bambaşka, heyecan içinde okuduğum sonuna gelince de bittiğine inanamadığım bir kitap oldu. Okurken Zweig'in kaleminin büyüsüyle farklı pencerelerden bakmayı öğreniyoruz. İnsan psikolojisine dair sıkılmadan bakış açısı kazanmak istiyorsanız mutlaka Zweig okumanızı öneririm.
Duygu ve Düşünce
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·250 syf.··
2024 354. kitabı
Genç Bir Ağır Ceza Hâkiminin AnılarıGenç Bir Ağır Ceza Hâkiminin Anıları Kasımcan SarıkayaKasımcan Sarıkaya “Herkes yaptığının cezasını çekiyordu,çocuklarsa büyüklerin günahını…” “Hayatta asıl önemli olan:Hâlâ yaşıyorken asla geç olmadığına inanmaktır..” Ailemdeki iki tane Avukat olduğu icin adli olaylara aşırı ilgisi olan bir okur olarak yazarımızın eserini merakla soluksuz okudum. Öncelikle yazarımızın akıcı kalemini cok sevdim.Sohbet havasında bir eserdi.Sanki yazarımiz anlattı ben dinledim arada aklımdan geçen yakılanların cevaplarını ilerleyen sayfalarda karşılaşmam cok güzel oldu. Ayrıca yazarımızın,satır aralarında vicdana dair verdiği o ince mesajlarda cok yerindeydi. Hakimlik mesleğinin henüz yolun basında olsa bile mesleğinin ilk yıllarında karşılaştıklarını,meslektaşlarını,hukukçuları,hukukçu olmasa da hakimlik mesleğinin ic yüzünü benim gibi merak eden okurları icjn mesleğini ve adliye dışı hayatını muazzam bir şekilde kaleme almış yazarımız.Ayrıca satır aralarına serpiştirilmiş izlediğimiz filminlerden kısa kısa sözleri,kıymetli şairlerimizin şiirlerini ve değerli yazarlarımızın sözlerini okumaktandan ben büyük bir keyif aldım arkadaşlar. Sayısal öğrencisi olmasına rağmen istediği puanı alamayan yazarımız eşit ağırlıktan aldığı puanla Samsun On Dokuz Üniversitesi Alı Fuat Başgil Hukuk Fakültesi ni kazanır.İlk yıl Samsun da okur ama cok çalışıp azmeder eğitim hayatını okumayı cok istediği Ankara Hukuk Fakültesi nde tamamlar. Ankara Hukuk Fakültesi nin önünde yıllarca simit satan Murat Amca yı eserine ekleyerek,rahmetle yad etmeniz ne kadar ince bir davranış hocam.Keşke Murat Amca ya,yaşarken yardımeli uzatılsaydı.Malesef insanlarımız cok duyarsız Çocukluğundan beri güçlü bir adalet duygusu olan,haksızlıklardan nefret eden yazarımız,mesleğini hakkıyla suan icra ediyor. Kendisine sağlıklı ömürler diliyorum. Israrla #tavsiyeediyorum Kalın
Genç Bir Ağır Ceza Hâkiminin AnılarıKasımcan Sarıkaya · Adalet Yayınevi · 202482 okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2020 18. kitabı
Tartışmasız Zweig'ın en şiirsel, en yerinde duramadığım, en sanat kokan eseri diyebilirim. Zweig külliyatının 17. eserini de böylelikle bitirmiş oldum. 4-5 eseri hariç hiçbiri okunmaya değmez birbirinin aynısı saçma eserler. Ama diğerleri ve bu Satranç var ki derinden sarıldım. İnceden inceden sarsıldım. Her hikayede bahsedelen Zweig psikolojisi var ya hepimizin bildiği. Tüm kitaplarındaki psikolojinin ne kadar basit ve yüzeysel olduğunu anladım. Satranç bir psikoloji ürünü değil tam tersi psikolojinin bizzat kendisi vücudu olmuş. Dr.B. nasıl kendisini bir oda tarafından kuşatılmış hissetiyse bir zihin tarafından ele geçirildiyse, kitabı okurken aynı bilinçsizlikle ele geçirildiğimi, kendimi, bir okuyucunun zihni olarak görmeye başladımı fark ettim. Elimden düşmeden 1.5 saatte bitirdiğim inanılmaz zevk aldığım ama maalesef alıntı yapmadığım bir kitap oldu. Zweig'ı ve eserlerini bugüne kadar başarısız ve acz gören ben şu an anlattıklarımın samimiyetine güvenmenizi çok fazla istiyorum. Gerçekten okunmayı hak eden bir eser. Ve aşırı mutluluğumun sebeplerinden biri de Satranç gibi "Çıldırış" ürününü bitirmiş olmam ve Karhozat gibi "Sıyrılılamamış Umutsuzluk" sanatını izlemiş olmam. Bugünüm inanılmaz bir doyum noktası. Herhalde daha önce hiç bu kadar susamış ve bu kadar doymuş hissetmemiştim kendimi. Açlıktan yerinden duramıyor düşünerek kendimi kemiyorum fakat bu düşünce içinde mutluluk barındırıyor. Satranç'ı Karhozat' ı düşünüyorum. Düşünmesem kaybolacaktım.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Bazen bilinmeyenler, bilinenlerden daha fazla ipucu verir.
8/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
"Sevdikleriniz sizi nasıl çıldırtabilir? O çıldırış geçmişi silmenize neden olur mu?" . Tolga, mimar babasının gölgesinde ünlü bir çapkındır. Oysaki kendi işi de mimarlıktır. Ne var ki babasının yaptığı işler bir marka adını alınca o da ikinci tutkusu olan şiir yazmaya yönelir. Bir şiir yerliğinde toy ozanların yazdığı şiirlerden esinlenmek için takılır, bazen de birileriyle karşılıklı iletişirler. Tıpkı Murat111'ile yaptığı gibi. . Bir süre sonra telefonundan aranır, karşısına bir kadın çıkar. Adın, yerini, işini bilir. Tolga ise sinirden deliye döner, bunun bir tür özel haklara saldırı olduğunu söyler. Kadınsa yalnızca bir kahve içmek istediğini, sonrasında neden böyle bir işe kalkıştığını anlatacağını söyler. AŞTİ'de buluştuktan sonra ise Tolga'nın çapkınlığı işin içine girer çünkü kadın çok güzel çıkar. Oysaki tüm tanışma yöntemlerini bilen bir kadını baştan çıkarmak güçtür. İyi de bu kadının söyledikleri de ne demek oluyordur? . Kiliselere saldırı düzenleyen B*mbacı, Tolga'nın 7 ay önce takıldığı ama unutmadığı bir kadını kaçırması üzerine polisle iş birliği yapmaya başlar. Bir gün evinde otururken baskına gelen polis, Tolga'yı yaka paça sorguya götürürken işler karışır. Ağzı burnu dağılmış olarak oradan çıksa da Ayça'yı bulmalıdır çünkü yüreğine işleyen tek kadındır o. . Polis, geçmişte olası bir kuşkulu biriyle iş birliğine yeltenmese de buna zorunlu kalır yoksa kız ölecektir. Oysaki b*mbacının da bir oyunu vardır. Hep polisten birkaç adım ötededir. Verilen yere gittiklerinde onları bekleyen şaşırtıysa hepten işleri çığırından çıkaracaktır. . Birkaç metrekarelik yerde tutulan kız gitgide güçten düşmektedir. Kapkaranlık bir odada tek bir dileği vardır. Kurtulmak değil de... . Tolga elinden geleni yaparken gizli kaldığı yerden gün yüzüne çıkan bir adam:
Polisiye / Gerilim
Gölge BekçisiVedat Akyol · Luna Yayınları · 202320 okunma
9/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Sayfa sayısı az olmasına rağmen içine sığdırdığı kavramların derinliği kitabı popüler yapan en önemli özelliği bence. Hiçlik, hiçliğin içindeki çıldırış ve mücadele bu kitabı tanımlamaya yeterli. Kitaplığınızda bulunması gereken bir kitap.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma