Bugün bizlerin derdi yok. Dertsiz olan bizler, daha iyi olmak için çaba göstermeyi bir zul sayar olduk. Derdimiz olmadığı için amaçsız savrulan yapraklara döndük. Nefsimiz, kendi istekleri peşinde koşturuyor. Hâlbuki derdi olan bir insan, o derde doğru yönelir. Belki üzülür, belki ağlar. Ama o dert; insanın yüreğini gerçekten olgulanştırır,insanı duyarlı hale getirir. Mevlana'nın, "Hamdım,piştim,yandım."sırrını altında yatan, bir dertten başkası değildi. Necip Fazıl'a Çile'yi yazdıran da çileden başkası değildi. Dert; insanı vicdan sahibi yapar. İyi bir anne-baba, iyi bir yönetici, iyi bir evlat haline getirir.
Hasreti denizlerin,
Denizler kadar derin
Ve o kadar bucaksız...
Ta karşımda, yapraksız,
Kullanılmış bir takvim...
Üzerinde bir resim:
Azgın, sonsuz bir deniz;
Kaygısız, düşüncesiz,
Çalkanıyor boşlukta.
Resimdeyse bir nokta:
Yana yatmış bir gemi...
Kaybettiği alemi
Arıyor deryalarda.
Bu resim rüyalarda
Gibi aklımı çeldi;
Bana sahici geldi