Beni unutma mı dedin? Hayır, zavallı ruh,
Şu çılgın kafa durdukça çıkmayacaksın içinden,
Seni unutmak ha? Aklımın karatahtasından
Silerim de bütün boş anıları,
Bütün kitaplarda yazılan, çizilenleri,
Gençliğimden, öğrenciliğimden kalanları,
Yalnız senin buyruğun kalır.
Beynimin defterinde, yapraklarında,
Ivır zıvır bütün bildiklerimin üstünde,
Evet, yemin Allahıma, o kalır yalnız.
Bildiğini bilmiyormuş, bilmediğini biliyormuş, anlamadığıı anlıyormuş, anladığını duymuyormuş numarası yapmak, fakat özellikle kendi gücünün çok ötesine muktedirmiş gibi görünmek, sır olmayanı sır gibi saklamak, sırf tüy kalem yontmak için kendini odalara kapatmak ve gerçekte içi bomboş olduğu hâlde çok derinmiş gibi görünmek, iyi kötü bir karakteri oynamak, etrafa casuslar yayıp hainleri maaşa bağlamak, mühürleri eritip mektupları ele geçirmek ve imkânların zavallılığını hedeflerin ehemmiyetiyle telafi etmeye çalışmak, işte siyaset denen şey bundan ibaret ya da ben hiçbir şey bilmiyorum!
Felsefe yapmaya hevesli Mardirosyan Efendi kendi kendine şöyle düşünüyordu: “Tab’ı beşer böyledir. Ondan menfaat hissini alınız.Elini kolunu kıpırdatmaz. Kimseye yardım etmez. Merhamet ve hemcinsine yardım ekmek kadayıfı ise, bundan şahsen edinilen menfaat onun kaymağıdır.