Okuyunca çok iyi anladım bu piyesin neden klasikleştiğini. Kaç yüzyıldır halen aynı güç ve para arzusu, aynı dalkavuklar, aynı kanunların güçlüler elinde araçsallaştırılması. Kapitalist sistemim erken bir eleştirisi olarak da okuyabiliriz piyesi. Sonuçta oyun, yüzyıllara meydan okuyor. Eskimiyor. Umutsuzluğa kapılmadım yine de.
Molière, para hırsının ve açgözlülüğün bir insanı nasıl gülünç, zavallı ve paronayak bir canavara dönüştürebileceğini Harpagon karakteri üzerinden mükemmel bir şekilde hicvediyor. Kendi çocuklarının mutluluğunu bile altın dolu çıkınından aziz göremeyen bir babanın dramatik cimriliğini anlatırken, dönemin burjuva toplumunun ahlaki çöküşünü ve paraya tapma çılgınlığını zamansız bir komediyle yüzümüze vuruyor. Gözünü para bürümüş insanın, aslında en çok kendinden ve insanlığından çaldığını gösteren klasik bir başyapıt.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
"Vermek öylesine zoruna gider ki, selam bile vermez kimseye, onu bile alır; yalnız alır."
Komik, akıcı bir kitap. Sonu garipti. Ama her şey açığa kavuştu.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
GİRİŞ
"Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı."
19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir.
Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş.
Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Son zamanlarda çok okunan, çok gördüğüm ve her yorumumda "listemde olanlardan" yazmaktan bana bile gına gelen #lyondadüğün kitabıyla geldim. Artık son gördüğümde "50 sayfalık kitabın neyi listede duruyor acaba" dedim ve aldım elime. Alıp bırakmam bir oldu malum, çok kısa kendileri.
İçinde yer alan 3 öykü var. Kitaba ismini veren Lyon'da Düğün'ü çok sevdim, biraz daha uzun olsaydı dedim ama o zaman da büyüsü kaçardı galiba. Ölüm cezasının hemen öncesinde birbirine kavuşan iki aşığı konu almış. İkinci öykü #ikiyalnızinsan ve Üçüncü öykü #wondrak konu olarak birbirine yakın. İkisinde de doğuştan gelen özellikleri yüzünden toplum tarafından dışlanmaları ve yaşadıkları anlatılmış. Toplum dışına itilenler ayrı, itenler ayrı analiz edilmiş kısacık kitapta. Eee ne de olsa #zweig yapar mı? Yapar...
En güzel şekilde kapakta yazdığı gibi özetlenebilir sanırım: "karakterlerin başlarından geçenler 'yazgı' değil, insanlığın iflasının sonucudur."
"Hayat mucizeleri sevse de, gerçek mucizeler konusunda cimri davranır..."
"... birinin yüreğinden kopan çığlık, diğerinde karşılık buluyordu. Çünkü onların acıları akrabaydı."
"Doğa bizi yasalarında ki ahenge öyle bir alıştırmıştır ki, onun görmeye alışık olduğumuz uyumundaki en ufak bir kayma bizi tiksindirir, korkutur, içimizde öfke uyandırır. Daha kötüsü tüm bunları onu yaratana değil, hiç bir suçu günahı olmayan eserine yöneltiriz."
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139bin okunma
Sevgisinde Cömert olanlara Selam :)
Beni güldürebilen kitaplara aşığım uzun zamandan beridir bu kadar keyif veren kitap okumadım ya .Bayağı da ihtiyacım varmış . Zaten tiyatro türündeki kitaplara bayılıyorum.
Gelelim Cimriye
Cimri bir baba faktörü var tabii bu durumdan etkilenen aile var yani sadece kişinin kendisine değil de etrafındaki insanlara da zarar veriyor olma durumu .. Adam her şeyi en ince ayrıntısına kadar hesaplıyor yani bu gerçekten hani cimrini cimrisidir .
Ama yani ben bu cimriyi sevdim ya en azından çizgisi belli :)
Aslında tutumlu olmak parayı saçıp savurmaktan iyidir. Bir ayakkabın varsa ikincisine gerek yok gibi ama çok istersen al içinde kalmasın .Fazlası hem zarar hem de o heves yok ki o çocukluktaydı kıymetliydi çünkü ulaşılması zordu lükstü .Çok istediğin bir şeyi elde edince ki bir de kolay bir şeklide elde edebiliyorsan bu işin tadı kaçtı muhsin diyesim var.
Ya o eski heyacan yok heves gibi bu da .Mesela ben sevgide cömertim :) aslında önemli olan bu. Parayla saadet de bir yere kadar .
Bence biraz biriktirmeli biraz harcamalı çünkü burda olan burda kalıyor.
Para, mal lüks, şöhret dünyevi yani ..yanımızda götürecemeyeceğimize göre burda harcamalı :)
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma